
|

Sanat’ın 30 yılı
Milliyet Sanat Dergisi, 30’uncu yaşını kutluyor. Abdi Bey döneminde gazetenin haftalık ‘eki’ olarak okurla buluşan ‘Milliyet Sanat’, bağımsız bir dergi olarak ‘sanat gazeteciliği’nin en saygın adreslerinden biri oldu ve kendi kuşağını yetiştirdi.
1970 - 80’li yılların hareketli üniversite ortamında Milliyet Sanat’la kantinde dolaşmak bir ayrıcalıktı.
Öğreticiydi.
Sanatın ‘muhalif ruhu’nu yakalamıştı.
Derginin kapakları, ışıltılı bir ‘yaşam galerisi’ gibiydi. Saygın imzalar, özenle hazırlanmış dosyalar, ebediyattan sinemaya, plastik sanatlara uzanan haberler. Düzeyli polemikler.
29 Eylül 1972 tarihli ekin ilk sayısından bu yana Milliyet Sanat çizgisini geliştirerek, yüz binlere seslenmeye devam ediyor. Derginin 30’uncu yıldönümü için hazırlanan özel sayıda 1980’lerden 2000’li yıllara uzanan ödünsüz yolculuk anlatılıyor: ‘12 Eylül darbesinin hemen ertesindeki yoğun sansüre rağmen dergi bildiği yolda yürüdü. 15 Ekim 1980 tarihli sayı, Savaş ve Edebiyat konusunu işliyordu.’
Kenan Evren yapıtları müstehcen bulup sergi kapattırdığında, faili meçhul cinayetler birbiri ardına işlendiğinde, Sivas’ta Alevi gençler ve aydınlar katledildiğinde, Cumartesi Anneleri kayıp çocukları için sokaklara döküldüğünde, polis eylemci üniversite öğrencilerine saldırdığında, Refahyol hükümetinin baskıcı tutumlarına başkaldırıldığında, Irak’a sınır ötesi operasyon düzenlendiğinde, Melih Gökçek ‘Tükürürüm ben böyle sanatın içine’ dediğinde Milliyet Sanat’ın kapakları bir başka ışıdı.’
Kimler geldi, kimler geçti?
Yüzlerce, binlerce sanatçı imzası.
İpekçi’den Şakir Eczacıbaşı’na, Oğuz Akkan’a uzanan yaratıcı kadro. Akal Atilla, Zeynep Oral... Bülent Berkman’ın emekleri. Milliyet Sanat 30’uncu yılında Tuğrul Eryılmaz yönetiminde yayımlanıyor. Editörler, sinema yazılarıyla genç kuşak eleştirmenler arasında öne çıkan Alin Taşçıyan ve Filiz Aygündüz. Derginin görsel yönetmenliğini Ayla Dündar yapıyor. Hedef daha geniş bir okur kitlesine ulaşmak. Milliyet Sanat’ın başarısını Şakir Eczacıbaşı’nın şu sözleri özetliyor:
‘Son 30 yılda Milliyet Sanat Dergisi olmasaydı neler değişmiş olurdu? Bundan çok daha az insanın sanatla ilişkisi olurdu.’
Tuğrul Eryılmaz’la birlikte Milliyet Sanat, ‘popüler kültür ürünleri’ne de sayfalarını açıyor. Park Orman’daki 30’uncu yıl partisinde gördük ki, okur bu yeni çizgiyi tutmuş. Milliyet Sanat gençleşmiş.
Nice yıllara.
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|