02 Ekim 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




SİNEMA

Hem çekici hem de korkutucu bir gelecek
Spielberg "Yapay Zeka"dan sonra bilimkurgu üstadı Philip K. Dick’in geleceğe ilişkin öngörülerinden birini daha sinemaya aktardı

     Gribe hâlâ bir çare bulunamadığı ama cinayetlerin önlenebildiği bir çağ. Mahkumların bitkisel hayatta hapsedildiği... Tüm insanların retina taraması sayesinde sürekli gözaltında tutulduğu... Genetik biliminin hayvanla bitkinin melezini yapabildiği... Devasa gökdelenler arasındaki köprülerde araç trafiğinin 90 derece eğimde bile akabildiği... Arka sokakların ise bugünkü kadar beter durumda olduğu... Yapay zekanın geliştirildiği ve holografinin egemen olduğu multimedyanın kullanıldığı... 2054 yılı.
     Philip K. Dick’in sınırsız düşgücünden bir küçücük kesit ama geleceğin olası yüksek teknolojisiyle antik dönemden miras bir yazgı inancını, ütopya ile distopyayı birleştirecek kadar derin.
     
     En soğuk Spielberg
     Düşlerin sinemacısı Spielberg, PKD dünyasından bir kısa öyküyü, "Azınlık Raporu"nu somutlaştırdı. "Azınlık Raporu" bol bol aksiyon içeren fütüristik bir kara film. Spielberg’in "Duel / Bela"dan sonra bugüne dek çevirdiği en karanlık ve soğuk film. Atmosferini büyük ölçüde Janusz Kaminski’nin metalik mavi-gri tonlarına, kapalı mekanları olabildiğince az ışıklandırmasına ve elbette sanat yönetimine borçlu. Geleceğin ABD başkentini inandırıcı biçimde tasarlamanın yanı sıra Hades’i andıran hapishaneye, Suç Önleme Merkezi’nde kahinlerin bulunduğu Apollon tapınaklarından esinli bölmeye ve ilk paragrafta sayılan birçok araç ve alete...
     Spielberg yeni filminde ton değiştirmekle birlikte tarzını korumuş. Huylu huyundan vazgeçmez dercesine bize yine çok oyuncaklı bir seyirlik sunuyor. Bir kara filmden bekleneceği gibi karakterler ve olay üzerine odaklanıp ortadaki gizemi çözmektense düşgücümüzü şenlendiren ayrıntılarla ilgileniyoruz. Çünkü onların imgeleri filme müthiş bir çekicilik katıyor. Filmi mutlaka izlemenizi tavsiye etmekteki ilk nedenimiz onlar. Geleceğin dünyasını bir yönüyle ütopya bir yönüyle de distopya haline getiren elemanlar...
     
     Polisiye ön planda
     "Azınlık Raporu" böylece bir uyarlama olmanın handikapını sağlam görselliğiyle minimuma indiriyor. Spielberg genelde bilimkurgu meraklılarının, özelde PKD hayranlarının içerikten memnun kalmasının çok düşük bir olasılık olduğunu bildiği için suça tam ve eksik teşebbüs kavramlarının aynı kefeye konduğu, yargının ortadan kalktığı bir adalet sisteminin etiğindense olayın polisiye boyutuna ağırlık veriyor.
     Filmin başlıca kişileri Suç Önleme Merkezi’nin şefi John Anderton, polis müdürü Lamar ve onları denetleyen FBI ajanı Witver iki boyutlu karakterler olarak kalıyor. Oyunculuk adına dikkat çekenler ise kısacık rollerdeki usta oyuncular: Yasadışı hekimlik yapan Peter Stormare ve uyuşturucu bağımlısı annelerden doğan hasta bebekleri tedavi edeyim derken mutasyona uğratıp kahin haline getiren Lois Smith. Onların bulunduğu sahnelerin ayrı bir lezzeti var.
     
     
     "Azınlık Raporu / Minority Report"
     Yön: Steven Spielberg
     Gör: Janusz Kaminski
     Sen: Scott Frank, Jon Cohen
     Müz: John Williams
     Oyn: Tom Cruise (John Anderton), Samantha Morton (Agatha), Colin Farrell (Danny Witwer), Max von Sydow (Lamar Burgess), Lois Smith (Dr. Hineman), Kathryn Morris (Lara), Peter Stormare (Dr. Eddie)
     
     
Mumyayla başım dertte
"Mumya Firarda" Selami Şahin’deki oyuncu potansiyeliyle dikkat çeken, piyasa formülüne göre çekilmiş bir komedi denemesi

     Son yıllarda yerli yapımlara egemen olan bir zihniyetin yeni ürünü "Mumya Firarda". Türkiye standartlarının üstünde bir bütçeye sahip, en küçük rolü bile oyuncu olsun olmasın ünlü birinin üstlendiği, kameoların kadrodaymış gibi jeneriğe ve afişe yazıldığı, bir miktar aksiyon içermesine çaba gösterilen, ne senaryosu ne kurgusu teknik yetkinliğe sahip olmayan komedilerden biri daha... Formül belli, sonuç belli.
     "Mumya Firarda"nın türü komedi-aksiyon olduğuna göre mantık aramaya gerek yok. Ama senaryo üzerinde biraz çalışılmış olsa tutarsızlıklar kolayca önlenebilirdi. Çok sayıda karakter ve birbirine paralel gelişen olaylar, kurgudaki zaafların da katkısıyla kontrolden çıkıyor ve filmde bir sürü etmen havada kalıyor. Teoman’ın diyaloglarının tekdüzeliğine anlam vermek mümkün değil. Ancak Selami Şahin’in "keşfini" alkışlamak gerek. Filmde yüzümüzü güldüren tek kişi o!
     Aksiyon sahneleri ise son derece acemice gerçekleştirilmiş. Otomobiller saatte 60 km. hızla gidiyormuş gibi görünüyor. Patlamaların zamanlaması, çarşıdaki kargaşa vb. hiç inandırıcı değil. ABD, Hong Kong gibi büyük endüstrilerin mega bütçeli olsun olmasın yüksek teknolojiyle donatılmış, çok deneyimli ve işinin ehli ekiplerle gerçekleştirilmiş filmlerine alışık izleyiciyi memnun edebilecek mi bakalım?
     
     "Mumya Firarda"
     Yön: Erdal Murat Aktaş
     Gör: Hayk Kirakosyan
     Sen: Haluk Özenç
     Müz: Genco Arı
     Oyn: Nurgül Yeşilçay (Fatima), Teoman (Ahmet), Selami Şahin (Komiser Ekrem), Nurseli İdiz (Semra - Nurten), Tarık Pabuççuoğlu (Cahit), Macid El - Masri (Hasan), Nelly Karim (Dalia), Fethi Abdelwahab (Mecid)
     
     



 CUMARTESİ


SİNEMA
"En çabuk öğrendiği şey kalça figürleri oldu"
Yeni dostlar edindik
ÖSS’de başarı için flörte karşı birim
Yedi portakal, bir festival
Akbank Caz’ın Türk yıldızları
Ne var, ne yok?
İDRAK YOLLARI
Zuhal Olcay ve kel alaka
Al bir kelimeyi, gönlünce doldur içini, olsun köfte-sevgili...
Tarihte en ünlü sünnet düğünleri


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet