02 Ekim 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Akbank Caz’ın Türk yıldızları

Akbank Caz Festivali bu yıl yine zengin bir programla cazseverlerin iştahını kabartıyor. Festivalin üç Türk konuğunu da özellikle kaçırmayın: Timuçin Şahin, Şenol Küçükyıldırım ve İlhan Erşahin

     Mefaret Aktaş

     Bu yıl Akbank Caz Festivali’nde Türk müzisyenlerin vereceği üç konser de çok etkileyici olacak gibi. Bu yıl festivalde çalacak Timuçin Şahin, Şenol Küçükyıldırım ve İlhan Erşahin’in ortak özelliği Türkiye dışında da müzik yapmış, çok usta müzisyenlerle çalmış olmaları. Daha önce de Akbank Caz Festivali’nde ve pek çok başka Pozitif organizasyonunda çalan İlhan Erşahin bu yıl ilginç bir şey yapıyor ve tüm projelerini bir sahnede topluyor. 5 Ekim’de Maslak Venue’deki konserinde Nublu adı altında Wax Poetic, Love Trio & Harikalar Diyarı ve özel konuklar Eddie Henderson’la başarılı kadın DJ Mutamassik de sahnede olacak. Erşahin’in yeni plak şirketi, çıkan ve çıkmak üzere olan yeni albümleri ve yeni kulübü ile ilgili bir röportajı önümüzdeki günlerde bu sayfada okuyabilirsiniz. Ama pek çok müziksever için yeni isimler olan Timuçin Şahin ve Şenol Küçükyıldırım’ı tanımalısınız. İkisi de özellikle çağdaş müzik konusunda yetkinler.
     Festivale Timuçin Şahin Trio ile katılacak Şahin Hollanda’da yaşayan, 29 yaşında başarılı bir müzisyen. Orada yarışmalarda birincilikler alıyor, burslar kazanıyor. Steps Ahead’den tanıdığımız vibrafoncu Mike Mainieri ile çalmak üzere... Müziğiyle efsanevi basçı Reggie Workman’ın takdirini kazandı.
     42 yaşındaki Şenol Küçükyıldırım ise Workman’la bizzat çaldı. Hem onunla hem de New York ve Boston’da kaldığı 15 yıl içinde Cecil Taylor, Raphe Malik, Billy Higgins, Dewey, Wynton Marsalis, Raqip Hassan, Aydın Esen, John Lockwood ve hatta John Cage gibi caz ve çağdaş müzik dünyasında adları saygıyla anılan isimlerle... İki yıldır Türkiye’de yaşıyor. Bu festivalde de eski dostları Aydın Esen ve John Lockwood’dan oluşan trio’su ile çalacak. Akbank Caz Festivali’nin www.akbankcaz.com adresli internet sitesinde bu iki başarılı Türk sanatçının da müziklerinden örnekler dinleyebilirsiniz. Ama önce hikayelerini kendi ağızlarından dinleyin.
     (Not: 7 Ekim 21.00’de Timuçin Şahin Trio ve
     8 Ekim 21.00’de de Şenol Küçükyıldırım Trio, Inwards... Babylon’da olacaklar.)
     
Nasıl başladınız müziğe?
     Şenol Küçükyıldırım: Bütün ailem müzisyen, babam davulcu zaten. "Pastacı Selim" derler. Eskiden pastacıymış. Düğün salonlarına pasta götürürken oralarda davul çalmaya başlamış. Safiye Ayla’nın da olduğu o dönemde Atatürk’e de çalmış. O eski İstanbul döneminde, balolar, direklerarası eğlenceleri zamanında Duke Ellington’ları falan ilk dinleyenlerden. O yüzden hayatımızda hep davul vardı. Beş kardeşiz; dört erkek, bir kız. Ben en küçükleriyim. Davul her zaman el altında olduğu için hepimiz çalıyorduk. Gürültü yapıyorduk.
Sonra konservatuvara girdiniz...
     Tüm kardeşlerim konservatuvarlı
     -ama hepsi klasik müzikçi- olduğu için ben de konservatuvara girdim. Keman talebesi oldum. Parmaklarım yüzünden benim keman çalmama karar vermişlerdi ama ben davul çalmak istiyordum.
     Sonra çıktımla atıldım arası bir şey oldu. Hocalarımız mesela "Take Five" çalıyorlardı. Müdür içeriye girip caz çaldıkları için öğrenciyi de öğretmeni de kovuyordu dersten. Sonra piyasada rock çaldım.
İstanbul’da Don Cherry’yi Okay Temiz’le çalarken dinleyip çok etkilenmişsiniz.
     Galata Kulesi’nde çalıyorlardı.
     Ben de her yere peşlerinden gidiyordum. Konuşabildiğimiz kadarıyla, Don Cherry bana cazda yeni yönleri gösterdi, bana Ornette Coleman gibi adamlardan ilk
     kez o bahsetti.
Okumak için (Berklee School of Music) Amerika’ya gittiğinizde çok önemli müzisyenlerle çalma fırsatı buldunuz. Kimler var?
     Boston ve New York’ta avangard grupların bayağı bilinen bir davulcusu oldum. Cecil Taylor’ın trompetçisi Raphe Malik, Raquib Hassan, John Lockwood’la gruplarda çaldım.
Akbank Caz’da çalacağınız trio nasıl bir araya geldi?
     Aydın’la (Esen) çok uzun zamandır bir proje yapmayı konuşuyorduk. Okul zamanında çok çaldık birlikte ama kulüplerde falan değil. Bir de plak projesi yapmak istiyorduk. Türkiye’ye dönmemin en iyi sonuçlarından biri bu proje. John Lockwood’la Boston’da çok çalmıştım.
     30 yıldır Boston’da yaşıyor. Bir sürü büyük adamla çalıştı ama 30 yıldır The Fringe diye çok enteresan bir grupla doğaçlama caz çalıyorlar.
Birlikte hiç pratik yapmadınız. Nasıl bir set olacak? Ne çalacaksınız?
     Bu seviyedeki müzisyenler için buna gerek yoktur. O gün çıkarsınız ve çalarsınız. Ne çalacağıımız zor bir soru. Büyük ihtimalle bestelerimi çalacağız.
     Ya da çok sevdiğim standartları değişik, free formlarda çalacağız. Doğaçlama tarafının ağırlıklı olmasını istiyorum.
Sizi yalnızca Akbank Caz’da mı dinleme fırsatı bulacağız?
     Yapmak istediğim bir şey daha var. Bu projeye bir saksofon ekleyeceğim.
     O da büyük ihtimalle Dewey Redman (Joshua Redman’ın da babası olan efsanevi saksofoncu) olacak. Bir de en azından kendim için bir albüm yapacağım. Bir dolu albümde çaldım ama kendi adıma albümüm yok. Bu gruba Dewey Redman’ı ya da Dave Liebmann’ı dahil edebilirsek, ya da basta Miroslav (Ünlü basçı Miroslav Vitous, Aydın Esen’in son albümünde de çalmıştı) olursa çok iyi olacak.
Şu sıralar ne dinliyorsunuz?
     Wayne Shorter’ın "Footprints Live!" albümünü dinliyorum. Bayağı çalışıyorum üzerinde. Eski Keith Jarrett’lı, Paul Motian’lı, Dewey Redman’lı albümleri dinliyorum. ECM’leri çok dinlerim. Ornette Coleman’ın her şeyini dinliyorum, ezbere biliyorum. Miles’ın "Bitches Brew" dönemlerini dinlerim. Jack DeJohnette dinlerim. Ama hâlâ John Bonham’ı da (Led Zeppelin’in ölen ünlü davulcusu) çok sever, dinlerim.
Bonham’ın oğlu babasının şanına hiç yakışmayan bir grup kurmuştu Bonham diye...
     Çok zor bir şey. Joshue Redman’la da Dewey Redman çok farklılar. Ben tabii babayı tercih ediyorum. Oğluyla da çaldım ama...
Siz aynı zamanda ders de veriyorsunuz, değil mi?
     Özel dersler veriyorum stüdyomda. YTÜ Sanat Tasarım Fakültesi’nde öğretim üyesi olmak üzereyim. n
     
"Cazın geleceğini değiştirecek bir yaklaşımı var"
Akbank Caz’a, Timuçin Şahin Trio adlı grubuyla gelecek olan Şahin için ünlü basçı Reggie Workman böyle demiş. 29 yaşındaki Şahin daha şimdiden Robin Eubanks ve Steps Ahead’den Mike Mainieri gibi ustalarla çalıyor

Neden Hollanda’ya taşındınız?
     Timuçin Şahin: Buraya 10 sene önce konservatuvar okumaya geldim. O zamanlarda benim okumak istediğim "caz gitar" dalında Türkiye’de eğitim yoktu. Kız arkadaşım olduğu için burayı seçtim. Okulu bitirdim. Yüksek lisans yaptım. Başarılı bir öğrenciydim. Okul beni onları International Association of Jazz Educaters konferanslarında temsil etmem için Amerika’ya gönderdi. Çağdaş batı müziğini keşfettim. Etnik müzikler üzerine araştırmalar yaptım. Sonra klasik kompozisyon okurken aynı zamanda caz gitar master’ı yaptım.
Orada önemli bir yarışmada birinciliğiniz var. Nasıl bir yarışma?
     2001’de yapılan Dutch Jazz Competition’da (Hollanda Caz Yarışması) grubum On the Line’la birinci olduk. İkinci CD’mizi çıkarabilmemiz için iyi bir fırsat oldu. Benelux devletlerini kapsayan bir turneye çıkmamızı sağladı. Bu yıl Jurnaessens Muzuiek Prijs (www.jnmprijs.nl) adında önemli bir yarışmanın finalindeyim. Şu anda ilk üçteyim. Final 16 Ekim’de Amsterdam Paradiso’da.
Akbank Caz’a On the Line’la mı geleceksiniz?
     Gelecektim ama bir değişiklik oldu. Kadro değişti. Şimdi Timuçin Şahin Trio olarak Amerikalı önemli bir davulcu olan Owen Hart Jr. ve Norveçli basçı Thomas Anderson’la birlikte geleceğiz.
Akbank Caz için sizi nasıl buldular?
     Ben Avrupa’da pek çok festivalde, Northsea’de falan çaldım. Caz festivalleri daha popüler şeylere yöneldi. Ama Akbank çok farklı, progresif özelliğini koruyor. Benim müziğim de o platformda olduğu için hoşlarına gitti sanırım. Ben onlara daha önce müziğimi yollamıştım.
Aldığınız en iyi eleştiri nasıldı?
     Yarışma kazanınca eleştiriler çıkıyor ama Coltrane’in efsanevi basçısı Reggie Workman caz müziğinin geleceğine yön verecek bir yaklaşımım olduğunu söylemişti, o benim için çok önemlidir. n
     
Hollanda’da kurduğu süper grupla yeniden Türkiye’ye gelecek
Bu yıl sizin için çok başarılı geçti. Gelecek için planlarınız neler?
     Akbank’tan sonra 16 Ekim’de yarışma var işte. Kazanırsam 10 bin euro ödülün yanında turne, plak anlaşması şansı var. Sonra kendi albümüm için çok heyecan verici ve önemli bir grup kuruyorum. İki perküsyon, vibrafon, trombon ve bas olacak. Trombonda dünyaca ünlü Robin Eubanks, vibrafonda Steps Ahead’den Mike Mainieri, vurmalılarda İranlı Afra Mussawisade, Hint vurmalılarında çok önemli bir genç üstad olan B.C. Manjunath ve basta Hollandalı Hein vd Geyn’den oluşacak grup. Bu projeyle
     26 Kasım’da Antalya’da ve 28 Kasım’da İzmir’de çalacağız. Arada, Fransa’da Montpellier’de solo konserim var. On the Line’ın ikinci albümünü ve bu diğer grubun albümünü kaydedeceğiz. Sonra Amsterdam Konservatuvarı beni New York’a, Manhattan School of Music’e yolluyor. Kompozisyon master’ı yapıp okulu da bitireceğim.
     
     



 CUMARTESİ


SİNEMA
"En çabuk öğrendiği şey kalça figürleri oldu"
Yeni dostlar edindik
ÖSS’de başarı için flörte karşı birim
Yedi portakal, bir festival
Akbank Caz’ın Türk yıldızları
Ne var, ne yok?
İDRAK YOLLARI
Zuhal Olcay ve kel alaka
Al bir kelimeyi, gönlünce doldur içini, olsun köfte-sevgili...
Tarihte en ünlü sünnet düğünleri


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet