02 Ekim 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Borç defteri

     "Borç yiğidin kamçısı" diye diye bugünlere geldik. Biz de borcu sırtımıza yüklemişiz, çözüm arıyoruz. Türkiye’nin ağustos sonu itibariyle iç ve dış toplam borç stoku 140 milyar dolar. Bu borç içinde Merkez Bankası yok. 25 milyar dolarlık Merkez Bankası yükümlülüğünü de ele alırsak toplam borcumuz 165 milyar dolar. İşte 2003 yılında bu borcu nasıl çevireceğimizi konuşuyor, siyasi parti liderlerinin çıkışlarını anlamaya çalışıyoruz.
     Basit bir biçimde borcu nasıl çevirebileceğimiz ve asıl odaklanmamız gereken nokta neresi? Dedik ya, borcumuz 140 milyar dolar. Bunun dağılımını verelim mi? İç piyasaya yüzde 27, kamudan kamuya yüzde 30, IMF’ye 15, dış piyasaya bono cinsinden yüzde 10, devletten devlete borç yüzde 10, diğer borçlar ise yüzde 4.3. Kamu ve özel sektörde borç dağılımı açısından portföyde ne kadar iskontolu, ne kadar değişken faizli ve döviz cinsinden bono var?
     İç piyasaya olan borçta kamu portföyünde değişken faizli tahvil ve bono portföyü yüzde 30, iskontolu faiz 2.9, döviz cinsinden ise yüzde 14.1. Özel sektör açısından durum ortada. Değişken faizli bono yüzde 5.2, iskontolu yüzde 22, döviz cinsinden yüzde 17.
     Değişken ve döviz cinsinden olanda faiz yok, iskontolu da faiz var. Ve enflasyon vs. gibi tüm gelişmeler bu tahviller üzerinde çok etkili oluyor. Reel faiz burası için en önemli gösterge olarak karşımıza çıkıyor...
     
     ‘Bonolar kimin elinde?’
     İşte işin püf noktası da burada kilitleniyor.
     Çünkü biraz önceki dağılımla ilgili bir hesap yaptığımızda özel sektör açısından borcun yüzde 22’si iskontolu da yüzde 22’si de değişken faizli bonoda. Ve iskontolu tahvil ve bonoda vade dağılımı 4 ile 5 ay arasında. Ve miktar olarak tutarı 31 milyar dolar.
     Bu bono kimlerin elinde? Biliyoruz ki, kişiler, kurumlar, bankalar, sigorta şirketleri ve şirketlerin elinde. Kamu kamu diye tutturmuşuz ama acaba özel sektörün elinde olan bu portföyle borçların yeniden çevrilmesi nasıl olacak? Bu borcun 6 milyar doları kişilerin elinde? İşte siyasetçilerin bize şu kadar faiz avantajı sağlayacağız diye masal anlattıkları nokta. Yüzde 30’ları bulan reel faizi yüzde 10’a indirdiğimizde yapacağımız tasarruf en fazla 1.2 milyar dolar.
     Oysa bu borcun yüzde 80’i anladığımız kadarıyla bankaların portföyünde.Bu yapı içinde mali kesimle ilgili rehabilitasyon çalışması yapılmadan iskontolu tahvil ve bononun nasıl çevrileceği bizim için bilmece oluyor. Hazine Müsteşarı Faik Öztrak, iyimser bir bakış açısıyla; 2003’te faizlerin yüzde 45 seviyesine çekileceğini söylemiş. Olabilir. Ama istikrarın sağlanması, sorunlu mali kesimde işlerin tıkır tıkır yürümesine bağlı. O yüzden dikkatimiz sadece Meclis’te. Çünkü tüm hesaplar enflasyonla mücadeleden geçiyor. Programın kesintisiz gitmesine bağlı. Bu şartlar altında ibre şaşarsa ne olacak?
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Şimdilik geçmiş olsun!

Çetin ALTAN
Harika bir döneme doğru...

Melih AŞIK
Ararat faresi...

Fikret BİLA
Ecevit’in devlet adamlığı

Hasan CEMAL
Meclis doğru olanı yaptı!

Güneri CIVAOĞLU
Efkâr dağıtmak

Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler açılırken

Hurşit GÜNEŞ
Global serinlemeye doğru

Nail GÜRELİ
Bireysel dayak, bireysel silah

Sami KOHEN
Savaşın faturası

Mehmet Y. YILMAZ
Biz sadece gerçeklerin tarafındayız

Meliha OKUR
Borç defteri

Ece TEMELKURAN
Sürdürülebilir evlenmeme!

Güngör URAS
Fak - Fuk - Fon, Dünya Bankası’na karşı

Serpil YILMAZ
Şikâyet etmeyin Meclis’e girin!

M. Ali BİRAND
IRAK’A KARŞI KIBRIS’I İSTEYİN...

© 2002 Milliyet