
|

Şikâyet etmeyin Meclis’e girin!
Başlıktaki çağrı Nuh’un Ankara Makarnası ve Nuh Çimento Grubu’nun kurucusu Muharrem Eskiyapan’a ait. Sekiz yıl önce yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü şirketlerindeki aktif görevlerini profesyonel yönetime bırakıp, köşesine çekilen Eskiyapan’ın, CHP’den Kayseri birinci sıra milletvekili adaylığı tanıtımındayız. Kayseri doğumlu Eskiyapan’ın siyasete aktif olarak girme nedenleri üzerinde duruyoruz.
Hemşerisi Sakıp Sabancı’dan iki yaş küçük. Ankara Sanayi Odası’nın 1972 - 1985 arasında hem meclis başkanlığı, hem de yönetim kurulu başkanlığı görevlerini sürdürdü. TÜSİAD’ın kurulduğu yıl üyesi oldu. Hemşerisi Mehmet Yazar’ın TOBB Başkanlığı döneminde yönetim kurulunda yer aldı.
Turgut Özal’a yakın işadamlarından olarak bilirdik. Özal’ın Uzakdoğu gezisinde temelleri atılan "Sevgi ve Fikir Vakfı" kuruluşu için kolları sıvamıştı. Okullar yaptıracaklar, Türkiye’nin dışa açılan yüzünde birlik ve beraberliğin simgesi olacaklardı. Proje yarım kaldı... İkisi Kayseri’de, diğer 7’si Ankara ve Hereke’de olmak üzere okullar yaptırdı, Milli Eğitim’e bağışladı.
Eskiyapan: Kolum taşın altında
İş dünyasında mıknatıs görevi gören isimlerdendi, hırslı ve iddialı yaklaşımları vardı. Öyle ki Mehmet Yazar’ı DYP Kayseri milletvekili yapmak için adeta Süleyman Demirel ile meydan muharebesi bile vermişti. Bugüne kadar çok öne çıkmasa da bir yanı TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile öbür yanı TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ile akraba. Hatta Hisarcıklıoğlu ile kuruluşlarında ortaklıkları da bulunuyor. Son krizde Nuh Çimento’ya 80 milyon dolarlık yatırım yaparak Avrupa’nın en büyük fabrikasını kuruyorlar.
Eskiyapan’a sorumuz açık: Neden siyasete girdiniz? "Servetimin yarısını kaybettim diye bağırıyorlar, herkes kaybetti. Biz bağırmadık, krizden çıkış yolu aradık, yatırım bile yaptık. İşadamı batar, devlet batmaz. İş âlemi düzenden şikâyet ediyorsa, elini taşın altına koymalı. Kendisi giremiyorsa, çevresinden siyasete birilerini göndermeli. İşadamı siyasete girmekte geç bile kaldı. Elimi değil, kolumu taşın altına koyuyorum. İşadamı bilgisini, birikimini mezara götürmeyi düşünmemeli, topluma aktarmalı" sözlerinden Koç ve Sabancı’yı kastettiğini anlıyoruz.
Adaylık kararını teknesinde verdi
Bugüne kadar Meclis’e giren işadamları yok muydu? Vardı. Aklıma ilk gelen örnekler Ersin Faralyalı, Cefi Kamhi, Sedat Aloğlu, hatta Yalım Erez, Hüsamettin Özkan... Eskiyapan bu görüşüme destek vermiyor, örnek gösteriyor:
"Cefi’nin babası Jak Kamhi bu ülke sanayiine benden çok emek vermiştir ama siyasete girmemiştir, giren oğludur. Sanayi birikimi olan gurupların elini taşın altına sokması gerekir." Eskiyapan’ın sözleri, bu ülkede kaybedecek şeyleri fazla olanların, ülke yönetiminde riski paylaşmaları gerektiğini ortaya koyuyor.
İkinci soru: Neden CHP, Özalcılık ne oldu? Eskiyapan siyasete girmeye, güneyde teknesinde yalnız başına düşünerek karar veriyor ve hiç tanışmadığı Baykal’ın partisine dilekçe ile adaylık başvurusu yapıyor. Son iki yılda izlediği Baykal’ın görüşlerinin kendisininkilerle örtüştüğünü söylüyor ve ekliyor: "Hangi partiye girseydim? Bugüne gelinen sorunların hiçbirinde CHP’nin ortaklığı yok. 550 milletvekili adayının, 512 tanesi yeni isim. Derviş’e 18 ay önce ülkeye geldiğinde Başbakan bile sarıldı. Liberal sosyal anlayış, bugünün CHP’si siyaset anlayışıma uyan tek yer."
Yerel basın, "TÜSİAD’dan ihraç, CHP’den ithal aday" yorumları yapıyor, 1933’te çıktığı Kayseri’den önce Ankara, sonra da Kocaeli, Hereke yollarına düşen Eskiyapan’a.
Eskiyapan "Kayseri’de ev tuttum, burada yaşayacağım, Ankara’daki evimin anahtarını getirdim, isteyen gelecek, size hizmet etmeye geldim" diyerek hemşerilik sözü vermeyi de ihmal etmiyor.
Kayseri’nin milletvekillerinden yana şanslı olduğu söylenemez, İsmail Cem’i çıkarmışlar Ankara’dan Kayseri’ye uğramamış. Sosyal demokrat Kayserililerinin Eskiyapan şimdi tek umudu. Bu kez Meclis’e hem sosyal demokratları, hem de Kayseri’yi sokma peşindeler.
syilmaz@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|