
|


Al bir kelimeyi, gönlünce doldur içini, olsun köfte-sevgili...
Sevgililer özel bir dil yaratıyor, dilden bir kale kurarak kendilerini dışarıdakilerden ayırıyor
Ponçik! Ben anlamını bile bilmiyordum, üstü şekerli bir tür "şey" miymiş, neymiş. Sevgilisine, bir sevgi ifadesi olarak ponçik diyenler varmış. Ponçik, ponçiiiiik... Simit, kek, poğaça, ay çöreğiiii...
Köfte" diyor bir arkadaşım sevgilisine. Yok artık, patates! Yanında da piyaz?
Yavru kuşum" diyen var, Susam Sokağı tadında... Minik Kuş gibi bir nevi.
Birlikte yaşayan insanların ortak dil kurması acayip değil. Türkler mesela Türkçe diye bir dil kurmuşlar. Kürtler Kürtçe konuşuyor, İtalyanlar İtalyanca...
Sevgililer de kendilerine özel bir dil yaratıyorlar. Dilden bir kale kurarak kendilerini dışarıdakilerden ayırıyor. Kelimelerin tek başına bir anlamı yok ya, alıyorlar bir kelimeyi, içini gönüllerince dolduruyorlar; oluyor köfte.
Gülben Ergen, Van kedisi mi?
Ya da "pamuk" ya da "suyum" ya da "ötem"oluyor...
Gülben Ergen, sevgilisi Metin Güneş’in ona "pamuk" dediğini söylüyor.
Herkes Gülben derken sevgilisi ona Pamuk diyor. Böylece diğerlerinden farklı oluyor. Yoksa sanmıyorum ki Metin Güneş, Gülben Ergen’e Van kedisi muamelesi çekiyor.
Kanuni Sultan Süleyman zatı şahaneleri ya, onu tek bir hitap sözü kesmiyor, Hürrem Sultan’a demediğini bırakmıyor:
Celis-i halvetim, varım, habîbim, mâh-i tâbânım /
Enîsim, mahremim, varım, güzeller şâhı sultânım
Hayatım, hâsılım, ömrüm, şarâb-i kevserim, adnim /
Bahârım, behcetim, rûzum, nigârım, verd-i handânım
Bu daha şiirin başı. Sonlara doğru bir yerde "Nebâtım" bile diyor Muhteşem Süleyman.
Ortak dil iyi de, kimi zaman komik oluyor. Kocasını ayı diye sevenler, karısına sıçan diyenler...
Nefise Karatay’a da sevgilisi bazen "suyum", bazen "ötem" diyormuş. Suyum yaa, kimin aklına gelir? Murat Varol su problemi çeken Suriye’de mi büyümüş? Bu ikili, bu yaratıcılıkla kızlarına da bilmemnesu adını verirler kesin. Yine de suyum, sıçandan iyidir!
Ötenin ötesi var, canın da canısı
Peki ötem ne ola ki acaba?
Hatırlar mısınız, hani "Canısı, canısı; gönlümün yarısı" ilk çıktığında bir muhabir İbrahim Erkal’a "Canısı ne demek?" diye sormuştu. Erkal’ın cevabının anısı bizim hafızalarımızdan kolay kolay silinmeyecek: "Ötenin ötesi var ya. Aynı işte! Canın da canısı var."
Aşkın da aşkısı var! Tuba’nın Tubası var. Patronun patronusu var mı? Patronusu desem sevimli olur muyum? Aman tanrısı, bu yazısı oldu musu?
Kadın değil mi? Hem ağlar hem aldatır... Geçen gün televizyonda, bir psikiyatr falan çağırmışlar ciddi ciddi, spiker soruyor: "Kadınlar da eşlerini aldatıyorlar mı?" Ee-eveet! Aldatıyorlar.
Spiker inanamıyor, mütemadiyen soruyor: "Kadınlar da aldatıyor öyle mi?"
Yok, bu spiker hazmedemeyecek bu bilgiyi, karısının onu aldatma ihtimali adamın sinirlerini iyice gerdi.
Kadınlar insan değil mi? Uzaylı mı? Tanımlanamayan uçan obje mi? Neden kadınların da aldattığına / aldatabileceğine inanmak gerçek olamayacak kadar tuhaf geliyor erkeklere?
Daha tuhafı, neden bir kadının aldatma sekansında bile boşrolü koca oynuyor?
Şarkılarla arz edeyim müsadenizle:
Aşkın Nur Yengi "Sonunda oldu, seni aldattım, içim kan ağlayarak" demişti. Sonra Gülşen "Sana bir ihanet borcum vardı, ödedim sonunda ağlayarak" dedi.
İki şarkı arasındaki yedi benzerliği bulunuz bakalım. İPUCU: Ağlayarak!
Kadınlar aldatır ama ağlayarak. Bu mudur? Yani aslında aldatmak istemezler, hatta diğer erkeği çekici bile bulmazlar, onlar kocalarına, ille de kocalarına aşıktırlar ama aynı zamanda kocalarına had bildirmeleri, hesap sormaları, onlardan intikam almaları gerektiği için MECBUREN aldatırlar. Görev gibi...
Öyle mi? Nasıl yani? Niye ki?
Dominant teyze erkek doğuracak Ben sanıyordum ki bebeğin cinsiyetini babanın spermindeki kromozom belirliyor. Öyle olabilirmiş ama belki de öyle değilmiş. Görüşler muhtelifmiş.
Auckland Üniveritesi’nden ürolog doktor Valerie Grant’a göre erkek adamın erkek evladı olur diyenler fena halde yanılıyor! Erkek çocuğu garantilemek için biraz light olmak, dominant teyzeyle evlenmek gerekiyor.
Zira Grant bebeğin cinsiyetinden annenin testesteron (erkeklik hormonu) miktarını sorumlu tutuyor. Ve internetteki dominantlık testiyle de bu görüşünü kanıtlamaya çabalıyor.
Grant bir internet sitesine özgür, küstah, kibirli, ukala, bencil gibi tam 64 sıfat koyuyor.
Hamile kadınlara da siteye girip kendilerine uygun sıfatlara tıklamalarını istiyor.
Bu sıfatlardan 13’ü dominant olmakla ilgili.
Ve bingo! Bu 13 içinden 8’ini tıklayan kadınların yüzde 80’i erkek doğruyor.
Yani Grant’a göre "Çocuklar Duymasınödaki dominant teyze karakteri olur ya hamile kalırsa erkek doğuracak.
Şarkı söylemek lazım... Petek Dinçöz’ün "Yine tatil havası...
Seni Allah’ın belası" güzellemesinin yeni versiyonu "Yine yağmur havası" çıktı. Ocak gibi de "Yine kar havası" çıkar inşallah.
Avşa’da havalar nasıl? Hani cep telefonuna "hava" yazıyorsunuz, bir boşluk bırakıp bulunduğunuz ili yazıp bilmem hangi numaraya gönderiyorsunuz, şıp diye hava durumu geliyor ya. Adının açıklanmasını istemeyen bir kaynak dedi ki "Bazı cep kullanıcıları bunu fazla mesafeli buluyor, hava durumu hattıyla daha samimi ilişkiler kurmaya çalışıyorlar." Nasıl?
Şöyle bir mesaj almışlar:
"Yarın Avşa’da hava nasıl olacak? Öptüm"
tubakyol@yahoo.com
CUMARTESİ


SİNEMA
"En çabuk öğrendiği şey kalça figürleri oldu"
Yeni dostlar edindik
ÖSS’de başarı için flörte karşı birim
Yedi portakal, bir festival
Akbank Caz’ın Türk yıldızları
Ne var, ne yok?
İDRAK YOLLARI
Zuhal Olcay ve kel alaka
Al bir kelimeyi, gönlünce doldur içini, olsun köfte-sevgili...
Tarihte en ünlü sünnet düğünleri
SAYFA BAŞI

|
|

|