03 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Arzu ne okur ne okumaz...

Köyde doğmuş Arzu. Nüfus cüzdanı yok. Resmen yaşamıyor yani... Okul çağına gelmiş ama göndermemişler. Yine de her sabah okula gidiyor. İçeri girenleri izliyor, onlarla ant içiyor. Sonra başı öne eğik evine dönüyor...

     SEMRA KARDEŞOĞLU İstanbul

     Arzu Ciba, Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesine bağlı bir köyde dünyaya gelmiş. Doğduğu köyün ismini, yaşını bilmiyor. Annesine sormuş, O da bilememiş yaşını. 8 - 9 olduğunu tahmin ediyorlar. Nüfus cüzdanı hiç olmamış. yaşadığını resmi olarak kanıtlaması mümkün değil. Babası 10 yıl önce İstanbul’a gelmiş çalışmak için. Beş yıl sonra karısını ve iki çocuğunu yanına aldırmış. İki çocukları daha olmuş.
     
     KIZ KISMI OKUMAZMIŞ!
     Arzu okul çağının gelmesini iple çekmiş. Ne var ki dedesi Bedir Ciba karşı çıkmış okula gitmesine. "Kız çocuğu okula gidip de ne olacak, gözü açılır. Hem kızlarla erkekleri yan yana oturtuyorlar" demiş. Dede böyle deyince akan sular durmuş. Ama Arzu’nun içindeki okul isteği hiç bitmemiş.
     Arzu her gün 08.00’de hazırlanıp çıkıyor evden. Bağcılar’daki evinin yanındaki okula gidiyor. Okul duvarının dibinde öğrencileri izliyor özlemle. "Andımız"ı söylüyor. Hem de ezbere... Sonra yaşıtları sınıflarına girerken, Arzu da evine, 85 yaşındaki dedesinin karanlığına yöneliyor mecburen...
     
     ‘BİRİ DEDEME KIZSA...’
     Annesi gibi hiç okula gidemeden büyümek istemiyor. Öğretmen olmak istediğini söylüyor ve devam ediyor: "Evimizin yanında okul var. Teneffüs saatlerinde çocukların oyunlarını izliyorum pencereden. Bazen de tüm çocuklar evlerine gittiğinde gizlice giriyorum sınıflara. Tebeşiri tutuyorum. İsmimi yazmayı öğrendim komşu çocuklarının kitaplarına baka baka. Tahtayı seviyorum, okul sıralarını da. Defterlerim olsa, çantam, beslenme sepetim, rengârenk kalemlerim. Bir de öğretmenim olsa. Ama dedem izin vermiyor ki. Kızıyor okul deyince. Dedemle konuşsalar, kızsalar belki beni okula gönderir."
     Neyse ki Arzu’nun bu özlemini duyanlar oldu. Her sabah gizlice bahçeyi seyreden, sınıfları dolaşan bu küçük kızı fark eden okulun öğretmenleri durumu Bağcılar Kaymakamlığı’na bildirdi. Kaymakamlık da küçük kızın hayallerine kavuşabilmesi için durumu Milli Eğitim Müdürlüğü’ne iletti. Arzu okuluna kavuşacak mı? Yoksa İstanbul’da okul çağında olup da okula gitmeyen 21 bin çocuktan biri olarak mı kalacak? Hep birlikte göreceğiz.
     
Şikâyet edilirse cezası var
     Temel Eğitim Kanunu’na göre; ilköğretim, 6-14 yaş grubundaki kız ve erkek çocuklar için mecburi. Çocuğunu okula göndermeyen veli, okul idaresince muhtarlığa veya mülki amirliğe bildirilir. Onlar da üç gün içinde veliye tebliğ gönderir. Çocuğun okula gönderilmemesi halinde para ve hapis cezası verilir. Veli 20 günden iki aya kadar hapis cezasına çarptırılabiliyor. Ancak bu para cezasına dönüştürülebiliyor. Bakanlık kanunun uygulanması için önlemlerini artırdı. Geçen yıl Erzurum’da çocuklarını okula göndermeyen bin 200 veliye 1 trilyon liraya yakın ceza kesildi. İstanbul’da da 9 bin çocuk eğitime kazandırıldı.
     



 GÜNCEL


Arzu ne okur ne okumaz...
‘Sanal sekste basarsam döverim’
‘Baba’nızın cezaevi
‘Pantolon’ çok yakında
İSKİ operasyonu
Vaatler tarihi
Bir mavi önlük hırsızları eksikti
O, pullarını krallara gösteriyor
Yurt penceresi ölüm getirdi...
Çılgın koca kan döktü
TEM’de aşırı hız öldürüyordu
Ecevit seçilmezse görevi sürer mi?
O şimdi asker!..
Bu gece Miraç Kandili
Padişahlar buluştu...
Beş bin öğretmen için kadro açıldı...
Merkezi ezana frekans engeli
Kısa... kısa...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet