
|


Zanzibar’da yemek keyfi
Öğrendim ki yeni moda, öğle yemeği için Nişantaşı sokaklarındaki restoranlara gitmekmiş. Biz de gidelim dedik, Zanzibar’a uğradık. Şık giyimli genç hanımları ve beyleri salata ağırlıklı bir şeyler yerken bulduk
Baldızım "Nişantaşı’nda öğle yemeği mevsimi başladı. Ev yemeği yapan küçük lokantalar var. Gelin de yemek ikram edeyim" deyip duruyordu. Hafta başı Abdi İpekçi Caddesi’ndeki Koleksiyon Mobilya Mağazası’na uğradım. Baldız ile buluştuk. Hava güzel mi güzel... Sonbahar ama yaz gibi bir sonbahar. Baldızım "Enişte bu güzel havada biraz yürüyelim de Nişantaşı’nı gör" dedi. Koleksiyon Mobilya Mağazası’nın yanından aşağıya doğru inmeye başladık. Cafe In’in önündeki kaldırıma masalar dizili. Masalarda kadınlı erkekli insanlar sonbahar güneşinin zevkini çıkararak yemek yiyor. Daha aşağıda "Mavi’nin önündeki kaldırıma dizilen masalarda yer yok. Sokaklarda yürüyen güzel giyimli, bakımlı, orta gelir grubu üzerindeki hanımların bolluğu dikkatimi çekti.
Yazdan sonbahara geçerken, hanımlar yaz tatilinin dinlenmişliği, güneş yanıklığı içinde pek canlı, pek sağlıklı görünüyordu. Sadece o kadar mı? Yazlıkları çıkarmışlar. Yeni yeni sonbaharlıkları giyinmişler. Takmışlar, takıştırmışlar. Öğle yemeğine çıkmışlar.
Şimdilerde İstanbul’da bir moda var. Hanımlar Nişantaşı çevresindeki lokantalarda, kahvelerde öğle saatlerinde arkadaşlarıyla buluşuyor. Hem yemek yiyor hem sohbet ediyor. Bu yemekler ve sohbetler için masaya öğle saati oturanlar masadan 15.00 veya 16.00 saatlerinde ancak kalkıyor.
Bu moda çıktı çıkalı Nişantaşı sokakları öğle vakti en son moda giysiler içinde, takmış takıştırmış hanımlarla cıvıl cıvıl oluyor. Her yıl yeni lokantalar, kahveler açılıyor. Hemen hepsi de hanımlarla dolup taşıyor.
Baldızımla aşağıya doğru yürüyoruz. Abdi İpekçi’den Atiye Sokak’a yöneldik. Yol boyu kahveler, lokantalar dizilmiş. Sokağa açık pencerelerinden hepsinin dolu olduğu görülüyor. Baldızım Milliyet Pazar’da Mehmet Kenan Kaya’nın geçen hafta tanıttığı The House Cafe’yi bana göstermek istedi. Bir binanın ikinci katına çıktık. New York’un SoHo semtindeki tipik Amerikan kahveleri gibi bir mekan. Şık genç hanımlar, genç erkekler masaların başına geçmiş salata ağırlıklı bir şeyler yiyor.
Oradan Hüsrev Gerede Caddesi’ne çıkarak eski Maçka Palas’ın altındaki Gucci ve Armani’nin vitrinlerine baktık. Armani Cafe’ye girdik. Armani Kahve’nin arkasındaki terası ilk defa görüyorum. Yüksek binalar arasında kalmış koskocaman bir teras. Güneşten korunmak için tenteler konulmuş. Tentelerin altındaki masalarda tek bir yer yok. Bar tezgahında bir salata yiyelim dedik. Tek kişilik bir sandalye bulabildiler. Bekleme bölgesinde süslü püslü genç hanımlar sıra bekliyor.
Baldıza "Milli Reasürans Çarşısı’na gidelim. Orada Zanzibar diye bir yerde daha önce bir salata yemiştim, pek hoşuma gitmişti" dedim. Milli Reasürans binasının pasajına yöneldik. Pasajdaki kahveler, lokantalar nasıl dolu anlatamam! Her kahvenin, lokantanın bir kapalı mekanı var. Bir de o mekanın önündeki boşluğa (geçit yerine) dizilmiş masaları var. Geçit bölümü pek makbul. Şık ve güzel hanımlar oradaki masalara oturmuş. Biz kahvenin iç bölümünde bir yer bulduk.
Bir yıl aradan sonra ikinci gidişim ama ben bu Zanzibar’da kendimi Fransa’nın lüks, pahalı bir lokantasında hissediyorum. Kahvenin yalın, insanı rahatlatan bir dekoru var. Girişteki bar tezgahının üzerindeki kocaman çiçek buketi havayı değiştiriyor.
Zengin ülkelerdeki kaliteli lokantalarda, otellerde, mağazalarda girişte kocaman bir vazo içinde, kocaman kocaman çiçeklerden yapılmış kocaman bir taze çiçek buketi bulunur. Bizim ülkemizde bu adeti Four Seasons Hotel sürdürüyor. Zanzibar’daki çiçek düzenlemesini Nilgün Keçili’nin Nazlı isimli çiçek mağazası yapıyormuş.
Zanzibar’ı sekiz yıl önce Nişantaşı’nda Semih Tortamış açmış, yakın zamanda da Göztepe’de Kadıköy şubesi faaliyete geçmiş.
Nişantaşı Zanzibar’ın kapalı bölümünde masaların örtüleri, peçeteler bembeyaz, kolalı, tertemiz... Ersin Çelik isminde genç, kibar bir servis elemanı masamızla ilgilendi. Değer Küçükbüyü isminde genç bir hanım yardımcısı ile masamızı düzenledi. Yemekler hakkında bilgi verdi.
Zanzibar’ın özel yemekleri salata ağırlıklı. Farklı yeşillikler, üzerinde farklı sıcak veya soğuk etlerle masaya getiriliyor. Tabak içinde sunulan sandviçleri, farklı ana yemekleri, ev yapımı makarnaları var.
Hele hele pizzaları pek farklı, yufka ekmeği gibi kenarları puf puf olmuş incecik hamur üzerinde hazırlıyorlar. Tatlıları, bademli çikolatalı pastaları lezzetli.
Zanzibar 12.00-24.00 saatleri arası açık. Yemek yanında çay, kahve, pasta servisi de var. Salatalar 11-15 milyon lira, etli yemekler 11-15 milyon lira, pastalar
5-8 milyon lira, çay ve kahve 2-4 milyon lira arasında.
Zanzibar, Teşvikiye Caddesi Reasürans Çarşısı No: 60
Tel: (0212) 233 80 46)
PAZAR


Dürümcünün TIR filosu
Marksist rock’çıların Türkçe pop eşliğinde tuhaf dansları
Aşık katiller bu kitapta buluştu
‘Tekneyle uçuyorum’
"İstediğim evliliği İngiltere’de yapamazdım"
Magazinin ve taraftarın "Hulki abi"si
Saltanat suya indi
‘Birçok şeyden fedakarlık yaparak başarılı oldum’
Konuklarınıza restoranda yemek pişiri
Şaraplık üzüm, kuru üzüme karşı
Alman meclisinin Türk kadınları
Gayya kuyusu Marmara
Zanzibar’da yemek keyfi
Gıdı gıdı skandalı
Sultan V. Mehmed Reşad
"Muz gibi futbolümüz döndü çürük iğdeye"
Anne-baba kandırmacaları
Dönüp bakın yazınıza hele bir...
SAYFA BAŞI

|
|

|