03 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Dönüp bakın yazınıza hele bir...

Richard Van Pham tam üç buçuk ay bu teknede savrula savrula gezdi. Bir kovada topladığı yağmur suyunu içti. Balık ve martı yedi.

     WASHINGTON

     Hayat dediğin tarife gelmez. Herkesinki kendisine olağan. Son üç buçuk ayınızı nasıl geçirdiniz mesela?
     Ben kendi adıma, bu soruyu, Washington'ın rutubetli sıcağından buzdolabı ofis binalarına gire çıka hep hafif nezleli yaşamaktan, Saddam'a karşı savaş senaryolarını konuşa yaza akılların turşusunu kurmaktan, "Siyah Amerika'da İslam" konulu uzun bir çalışmayı nihayet tamamlayıp ilgili profesöre sarı zarf içinde göndermiş olmaktan, can düşmanım kan emicilere karşı sivrisinek mıknatısı (mosquito magnet) denilen bir kitle imha silahı ile savaş açışımdan, deniz kıyısına gitmek için gazeteden izin almışken aniden Afganistan'a yollanıveren kocamın yolunu gözleyerek evde oturduğumdan, garip bir yeniden keşif dürtüsüyle dedektif romanı üstüne dedektif romanı okumamdan söz ederek cevaplayabilirim pekala. Ya da cenazelerden dem vurabilirim. Biri yaşlılığa, diğeri mendebur hastalığa teslim olan iki ayrı hayatın bıraktığı boşluklardan. Ama bunların hiçbirinin, son üç buçuk ayımın can çekirdeği olduğunu söyleyemem. Zira benim son üç buçuk ayımın her günü, şimdi tam beş aylık olan dünya güzeli bir kız çocuğunun yüzüne bakarak başladı ve o yüz artık benim hayat hikayem.
     Hani malum, kuzey yarıkürenin renkleri güzel mevsimine girdik ya yine, bunu fırsat bilip geride bıraktığınız yazı şöyle bir düşünmeyi size bırakıyorum.
     Beni, son üç buçuk ayım üzerine meditasyona yönelten ise 62 yaşındaki Richard Van Pham'ın son üç buçuk ayının hikayesi. Yukarıdaki girizgah hep onun yüzünden.
     17 Eylül günü askeri bir uçakla Pasifik üzerinde devriye gezen Amerikan narkotik şube ekipleri, havadan tespit ettiler Richard Van Pham'ı. 7,2 metrelik yelkensiz bir yelkenli ile Kosta Rika açıklarındaydı ve seyir edemez halde bekliyordu.
     Hemen bir fırkateyn gönderdiler yanına; Orta Amerika ile ABD arasında mekik dokuyan uyuşturucu kuryelerinden biri sandılar.
     Amerikan Donanması'na bağlı fırkateyn yelkenliye yaklaşırken Van Pham'ın ayaklanıp el kol hareketleriyle dikkatlerini çekmeye çalışmasına şaşırdı mürettebat. Hiç de gafil avlanmış hali yoktu onda.
     Sonradan anlaşıldı ki kurye değil, gezginin biri Van Pham. Gövdesi parçalanmaya yüz tutmuş, yelken direği kırılmış teknesiyle savrula savrula gezen biri.
     İlkin, tam üç buçuk ay önce, mahallesi Long Beach Limanı'ndan çıkmış yola. "Mahallesi" diyorum zira evi barkı yokmuş Van Pham'ın. Daha doğrusu, evi barkı ta 1976'dan beri içinde yaşadığı teknesiymiş, mahallesi de liman...
     Mayıs sonunda Long Beach'ten, Kaliforniya kıyısına 35 kilometre kadar uzaktaki Catalina Adası'na gitmeye yeltenmiş. Maksat gezmek. Van Pham gibi okyanusa alışık biri için ikindi voltası.
     Gelin görün ki ansızın bir fırtınaya yakalanmış, yelken direği kırılmış, telsizi çalışmaz olmuş, başlamış sürüklenmeye.
     Fırkateyn komutanının anlattığına göre yakaladığı balıkları ve martıları yiyerek yaşamış üç buçuk ay. Kovada topladığı yağmuru içmiş. Üç buçuk ay güneye güneye sürüklenirken topu topu tek bir gemi çıkmış yoluna. O da işaretlerini göremeyecek kadar uzağından geçmiş.
     Buraya kadarı olağanüstü bir macera belki... Ama dedik ya, hayat bu. Neyin olağan, neyin olağanüstü olduğunun muhasebesi, defteri tutanın değil, alışverişi yapanın bileceği iş.
     Van Pham kurtarılmış olmaktan memnun ama evsiz barksız kalmaktan kederli. Dile kolay, tam 36 yıl önce Vietnam'dan kaçıp ABD'ye göçtüğünden beri içinde yaşadığı teknesi yok artık. Fırkateyn komutanına göre öylesine kötü haldeymiş ki eski yelkenli, batırmak zorunda kalmışlar.
     Van Pham'ı ABD'ye geri göndermek için aralarında 800 dolar uçak parası toplamış fırkateynin mürettebatı. Los Angeles Havaalanı'nda Göçmenlik Bürosu tarafından gözaltına alınmış bizim Vietnamlı. Sonra, Yeşil Kart sahibi olduğu anlaşılınca salıverilmiş.
     Van Pham, Los Angeles'ta bir hayır kurumunun misafiri şimdi. Son üç buçuk ayı "sona yaklaştığını" düşünerek geçen 36 yıllık tekne hayatından kopmanın mahzunu. Kuru çarşafta uyumaktan huzursuz. Eski olağan günlerinin hayalinde, denize döneceği günü kuruyor.
     
     Yazara e-mail
     



 PAZAR


Dürümcünün TIR filosu
Marksist rock’çıların Türkçe pop eşliğinde tuhaf dansları
Aşık katiller bu kitapta buluştu
‘Tekneyle uçuyorum’
"İstediğim evliliği İngiltere’de yapamazdım"
Magazinin ve taraftarın "Hulki abi"si
Saltanat suya indi
‘Birçok şeyden fedakarlık yaparak başarılı oldum’
Konuklarınıza restoranda yemek pişiri
Şaraplık üzüm, kuru üzüme karşı
Alman meclisinin Türk kadınları
Gayya kuyusu Marmara
Zanzibar’da yemek keyfi
Gıdı gıdı skandalı
Sultan V. Mehmed Reşad
"Muz gibi futbolümüz döndü çürük iğdeye"
Anne-baba kandırmacaları
Dönüp bakın yazınıza hele bir...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet