
|

Otopark soygununda paralar nereye gidiyor?
Fırsat bu fırsat siyasi otoritede boşluk var ya, idari otorite de kendi kabuğuna çekilmiş uykuda! Aman bana kimse dokunmasın ne olursa olsun diyor!
Otopark işkencesi otopark soygunu yoğun trafik ile el ele İstanbulluları canlarından bezdirdi. 2 milyon 300 bin kadın ve erkek araç sürücüsü her gün çile çekiyor, üstelik değnekçilerin hakaretine uğruyor akıl almaz paralar ödeyerek! Nişantaşı, Şişli ve civarı söylendiğine göre yıllığı 60 milyar liraya otoparkçılara kiralanmış birtakım kimselere! Adamlar bu parayı, belki de birkaç günde kazanıyorlar. Gidin gezin görürsün. Resmen söylüyor değnekçiler:
- Otomobilinizi bir saat park etmenin bedeli 8 milyon, her saat için iki milyon alıyoruz...
Ee peki orada civarda işiniz varsa 15 milyon ödediniz diyelim. Bu paranın makbuzu var mı? Yok. Kazancın vergisi nereye gidiyor?
Şimdi hemen diyecekler ki, "Koçan var elimizde, bal gibi makbuz kesiyoruz..." Yüzde 99’u adi zımbalı defterler bunların, bazılarının üzerinde uydurma kaşe basılmış. Ama buna bile lüzum görmeyenler daha çok, milyonları, milyarları cebe atıyorlar.
Bir kolluk, bir şapka ile ayak işi yapan değnekçiler yevmiye ile çalışıyorlar veya götürü ödüyorlar patronlarına ama oluk oluk kara paralar gidiyor! Ağa babaları ya Kıbrıs’ta kumar oynuyor, ya Etiler’de ünlü meyhanelerde kadın oynatıyor!
Bir de yüzlerce araba içinden birkaç tanesinin çekilme rezaleti var! Bu da önemli bir gelir kaynağı. Bakmayın siz göstermelik vakıf isimlerine. Çoğu fişsiz, makbuzsuz taşınıyor veya yarı yoldan döndürülüyor! Bu şekil ceza trafiği önleyen araçlara verilir. Yüzlercesinin içinden üç tanesini çekip milli serveti heba etmek birçok yolsuzluğun öncüsü olmuyor mu? Ünlü restoranların, gazinoların, eğlence yerlerinin civarı hep kapkaç otoparkçıların elinde. Bu işte açıktan trilyonlar dönüyor. Gidin Amerikan Hastanesi’nin çevresine veya diğer hastanelere... birkaç saat için 10 bin, 15 bin lira istiyor değnekçiler. Yazık, günah milletin parasına ve hastası olana. Bari bu paralar devletin Hazinesi’ne girse.
Otopark korsanlarının yasal olmayan kazançlarını belediyeler kontrol edemiyor bu gerçek. Ama mutlaka bu soygunun ve eziyetin önüne geçilmeli. Otopark işi legal, yasal hale getirilmeli.
Kürtçe bilen polis aranıyormuş? Kürtçe bilmeyen Kürt kökenli vatandaşlarımızın karakollarda işlerini yapmakta zorlanıyormuş polislerimiz (özellikle Doğu’da). Gayet doğal, adliyede, hastanelerde, diğer devlet dairelerinde de aynı sorunlar yaşanıyor. Şimdi yasa çıktı ya, karakollarda Kürtçe bilen tercüman polisler görevlendirilecekmiş! Hatta Emniyet Genel Müdürlüğü kendi bünyesi içerisinde Kürtçe kurslar açmayı tartışıyormuş!
Tamam. Araya dursunlar, gayet iyi de. Peki, bugünlere kadar akılları neredeydi gelmiş geçmiş devletlilerimizin? Polise, hakime, hekime Türkçe bilmediği için derdini anlatamayan bu sevgili vatandaşlarımıza bunca yıldır neden Türkçeyi öğretmediler?
Almanya’da yerleşmiş ama yaşadıkları ülkenin dilini öğrenemeyen Türklere 2. sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor. Almanca bilen Türkler ise oy kullanıyor. Alman parlamentosuna bile giriyor öyle değil mi?
Yüzlerce yıldır yaşadıkları ülkenin dilini, Türkçeyi öğretmenin yolunu herhalde bulmalıydık. Doğduğu, büyüdüğü, kazandığı ülkenin dilini öğrenmeyenlerden çok öğretemeyenlerin kabahati var gibime geliyor...
SAYFA BAŞI

|
|

|