03 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Hazine’nin borç finansman hesabı

     1960’lı yıllarda ekonomi bürokrasisinin en önde gelen örgütü DPT’ydi. Çünkü o zamanlar kalkınmanın sektör planlamasıyla sağlanacağı inancı çok güçlüydü. DPT müsteşarı adeta ekonomiden sorumlu bakan gibiydi. Sonra bu moda değişti. Sorun ve ilgi ekonomik kalkınmadan çok istikrarın sağlanmasına dönüştü. 1980’li yıllarda Merkez Bankası ön plana çıktı. Bu Merkez Bankası başkanı piyasaların gözünü diktiği kişi haline geldi. Ancak son krizle beraber, bunun da biraz değiştiği görünüyor. O denli kamu borcu ile yaşıyoruz ki, artık Hazine müsteşarı ön plana çıkmış durumda. Tabii bu geçici bir durum. Sonunda iç borç yine para otoritesi ekonominin patronu olacaktır.
     Önceki gün gazetemizde Hazine müsteşarının J. P. Morgan’daki sunumu yer aldı. Bu sunum önemli rakamlar içeriyordu. Özellikle 2003 yılının kamu finansman dengesinin nasıl sağlanacağı bu sunumda yer alıyordu. İç borç dinamiği bakımından bu bilgiler çok önem taşıyor. Hazine "olağanüstü bir gelişme olmazsa" 2003 yılında 73 milyar dolarlık borç servisinin yapılacağı hesaplamış. Bu şu anda 2003 yılına sarkan, yahut da 2003 yılında yapılacak olan kısa vadeli borçlanmaların itfa toplamı demek. Bunun yüzde 85’i iç borç servisinden kaynaklanmakta; 36 milyar doları anapara, 27 milyar doları da faiz olarak ödenecek. İç borç kısa vadeli olduğundan bu gayet doğal. Dış borçta ise pek sorun gözükmüyor; 11 milyar doların altındaki dış borç servisinin 1.1 milyar doları zaten IMF’ye ödenecek. Yani yüzde 10’unun erteleme opsiyonu var.
     Ancak Irak müdahalesi bu dengeleri değiştirecektir. İç borcun hem vadesi kısalacaktır, hem de faizi yükselecektir. Kaldı ki, sadece vade kısalsa bile, hem anaparayı, hem de faiz ödemelerini artıracaktır. Faizde yükselmeyi bir tarafa bırakalım, yalnızca faizlerde düşüş gerçekleşmese, reel faizler yine yükselmiş olacaktır. Çünkü enflasyon giderek düşmektedir. Oysa Hazine faizlerin nominal bazda ortalama yüzde 24 oranında düşmesini hesaplamaktadır.
     Hele hele nominal faizler bugün olduğundan daha yüksek bir düzeye çıkarsa, işte o zaman işler sarpa saracaktır. Hatırlatalım; Irak’a müdahale uzun sürerse, bunun kamu finansmanı faturası 8 - 10 milyar doları bile bulabilir.
     Hazine’nin hesabına göre, 73 milyar dolarlık servisin yüzde 14’ü faiz - dışı fazlayla sağlanacak. Burada da ciddi riskler görüyoruz. Eğer müdahale olmazsa, ekonomik büyümeyle bu hedef rahatlıkla tutturulabilir. Ancak müdahale gerçekleşirse, askeri harcamalar hiç sanıldığı kadar mütevazı düzeyde kalmayacaktır. Kaldı ki, borcun yeniden iç borçlanmayla dönecek olan yüzde 72’sinde pek bir sorun gözükmese de, 1.7 milyar dolarlık özelleştirme böylesi bir ortamda pek olası görülemez.
     Hazine 2003 yılında dış borçlanma ile piyasalardan 5 milyar doların üzerinde kaynak bulmayı umuyor. Oysa bu da bölgede sıcak bir gelişmenin olmadığı varsayımına dayanıyor. Hesabın en gerçekçi kısmı ise uluslararası kuruluşlardan beklenen 3.4 milyar dolarlık kısım. ABD Irak’a müdahale ederse bu rakam devede kulak bile kalabilir. Kısacası, Irak’a müdahale olursa IMF’ye müracaat kaçınılmazdır. Yahut da, ABD pamuk ellerini cebine soksa en doğrusu olur.
     
     hgunes@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Seçmen kim?

Çetin ALTAN
"Rezaletler müzesi" için malzeme bolluğu...

Melih AŞIK
Asiye’nin kaderi

Fikret BİLA
Gözler Kuzey Irak’ta

Hasan CEMAL
Irak’ta az zarar çok zarar hesabı!

Yılmaz ÇETİNER
Otopark soygununda paralar nereye gidiyor?

Güneri CIVAOĞLU
CHP ve ibadet

Can DÜNDAR
"Baltalar elimizde / uzun ip belimizde/ Gidiyoruz seçime, hey seçime..."

Hurşit GÜNEŞ
Hazine’nin borç finansman hesabı

Sami KOHEN
AKP’nin yeni yaklaşımı

Mehmet Y. YILMAZ
Genel seçim yöntemiyle parti kongresi

Meliha OKUR
Krizi yenenler

Hasan PULUR
Çok şeyler yazmak lazım çoookkkk!

Derya SAZAK
Seçim şimdi başlıyor

Güngör URAS
Tarımda işler kötü

Serpil YILMAZ
İşadamının Karaoğlan anısı

M. Ali BİRAND
Esirler artık ayaklanıyor (!)

© 2002 Milliyet