
|

Krizi yenenler
GİSAD Dış Ticaret... Çok ortaklı bir şirket. 250 tekstilci bir araya gelmiş. Güçlerini birleştirmiş, yollarına devam ediyorlar. Örneğin, EGS Dış Ticaret böyle doğmadı mı? Şimdi durumu ortada.
Çok haklısınız, güçler birleşti, gücün dışındaki farklı kanallarla büyüme değil, genişleme yolu seçildi. Sonrası bildik hikaye... Biz olaya başka bir açıdan bakalım istiyoruz. GİSAD, bu yıl ihracatta rekora koşuyor. Eylül sonu itibariyle 900 milyon dolar ihracat yapmış. Yıl sonu hedefi 1.5 milyar dolar. Rakam çok önemli. Kriz yıllarında büyümenin sırrı ne acaba?
Çok basit. Çünkü GİSAD, kriz döneminde kendi ortaklarını fonlama yoluna gitmiş. Şimdi kurduğu hammadde tedarik şirketiyle ortaklarına destek oluyor. Factoring şirketi kanalıyla işlerini yürütüyor. Ve şimdi Reel Menkul Değerler’in patronu olmak için uğraşıyor. Neden ortada. Sinerji yaratmak. Finansman konusunda güç birliği içinde olmak. Bu bir örnek. Ancak eylül sonu itibariyle 33 milyar dolarlık ihracat küçümsenecek bir rakam değil. Yıl sonunda 35 milyar dolarlık bir hedefe ulaşılacak. Fakat bir sorun var. Yahu bu ihracatçı ne yapıyor? Öyle ya yüzde kaç kar marjıyla çalışıyor?
Dört yıldır ihracatta miktar artışı olmasına rağmen total rakamda beklenen artış yakalanamıyor. Hiçbiri yeni, hiçbiri bugüne özgü sorunlar değil. Abartmadan, popülizme kaçmadan doğru bir yaklaşım içinde olmak gerekiyor. Biliyoruz ki geçen yıl 31 milyar dolar ihracat yaptık. Hedef olarak önümüze 32 milyar dolar konulduğunda ihracatçı bundan çok rahatsız olmuştu. Çeşitli kesimlerden "bunlar her zaman olduğu gibi kur politikası avantajının arkasına sığınıyorlar" eleştirileri gelmiş, ihracatçı top atışına tutulmuştu.
Eylem planı Oysa ihracatçının isteği belliydi; ihracatçının yüzde 60’lık payıyla en büyük pazarı AB ülkeleri, yüzde 10 - 12’lik payla ABD’deydi. Geri kalan yüzde 10’luk pazar dünya ülkelerine aitti. Ve ihracatçı rekabet etmek zorunda olduğu için rekabet avantajı için maliyetler sorununu gündeme getirmişti.Şimdi önümüzdeki yol haritasına bakarsak; ihracatçı ne istiyor? Öncelikle sağlıklı bir vergi reformu, arkasından sağlıklı bir çalışma hayatı ve bunlara bağlı olarak sıkıntısını aşmaya çalışan ve krizlerden büyük yara alarak çıkan mali kesimin süratle iyileştirilmesi ve üretim sektörüne kan enjekte etmesi. Siyasi partiler, vergi reformu, SSK, Bağ - Kur, Emekli Sandığı gibi kurumların durumu ve en önemlisi bankacılık sektörü ile ilgili çalışmalarda ne yapacaklarını çok daha açık, çok daha somut bir biçimde anlatmaları gerekiyor. Görüşümüz, ihracatçı artık söz değil, hazırlanan eylem planının harekete geçmesini istiyor. Çünkü ihracatçı çoğunlukla kar marjını çok çok düşük tutuyor. Gemi böyle yürüyor.
melihao@cnnturk.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|