
|

Çok şeyler yazmak lazım çoookkkk!
İŞTE, gittik geldik, tatil dönüşleri, usuldendir, "tilki, kürkçü" lafı tekrarlanır, "Tilkinin dönüp dolaşıp, geleceği yer, kürkçü dükkanıdır" denir...
Bize göre, yanlış bir laf, tilkinin, kürkçü dükkanına dönmesi için postunun delinmiş olması gerekmez mi?
Oysa biz ne tilkiyiz, ne de postu deldirmişiz; her ne kadar Melih Aşık bizim için, hoş bir anında "Seksene merdiven dayamış!" demiş olsa da! Hem ona da söz verdik, "İnşallah, biz de senin yaşına geliriz abi!" deyince fırsatı kaçırır mıyız:
"Merak etme beklerim!"
***
İNSAN tatil havasından kolay kolay çıkamıyor, görüyorsunuz, memleketin bu kadar önemli sorunları "âli meseleleri" varken biz nelerle uğraşıyoruz.
***
TELEVİZYONDA bir reklam var, okuldan gelen çocuk, annesine "Çok çalışmam lazım anne, çookk!" diyor ya, bizim de çok şeyler yazmamız lazım çookkk, açığı kapatacağız.
***
MESELA, bir sahil söyleşisi, karşılıklı oturmuşuz, "güncel kahramanlara" resmi geçit yaptırıyoruz! Sıra birisine gelince ak saçlı dostumuz, bize Süleyman Nazif’i hatırlattı ve "Anlat şunu bir daha!" diye tutturdu...
***
SÜLEYMAN Nazif, sevmediği bir herif için demediğini bırakmamış, adamın rezilliği, yüzsüzlüğü, arsızlığı kalmamış, sıralamış...
Ertesi hafta, bir toplantıda, bir genç, sözü aynı adama getirip "Alçağın biridir!" deyince, Süleyman Nazif müdahale etmiş:
"Hayır, ona alçak diyemezsiniz!"
"Aman efendim, siz geçen hafta neler söylemiştiniz!"
"Alçağın da, bir yüksekliği vardır, bu herif ise, alçak değil, çukurdur, çukur!"
Dostumuz kıskıs güldü: "Hangisi, hangisi?
Dayanamadık:
"Hangisi değil ki!"
***
ŞU Avrupa’dan kurtulamadık gitti.
Çocukluğumuzda analarımız, hangi dükkandan iyi bir mal almaya kalksa, fiyatı pahalı bulunca tezgahtar hemen malını överdi:
"Ama hanım, bu Avrupa malı!"
***
LAKİN, bir gün gelecek de, seçimi erteletmenin bahanesini, "Avrupa" olarak gösterecek sivri zekalıların da çıkabileceğini düşünmemiştik! Adam baraja takılacağını anlayınca basıyor feryadı:
"Avrupa, bizi, bu yasaklarla almaz!"
Sanki yasaklar yeni kondu, sanki o, "Seçime evet!" derken bu yasaklar yoktu!
İsmet Paşa’nın ruhu şad olsun, bunun gibilere şöyle bir bakar geçer giderdi:
"Maskara!"
***
TAYYİP Erdoğan’ın "takiyye" yapmadığına, değiştiğine kendilerini inandıran bazıları uyanmaya başladılar, tabii hala "Eshab - ı Keyf" gibi gaflet uykusuna devam edenler de var...
Üstelik adam "Ben değişmedim, geliştim!" diyor.
Belediye başkanı olur olmaz içki yasağı koyan kafanın "siperde başbakan" olunca "nasıl geliştiğini" inşallah görürler.
***
BİR tatil, böyle, laf ü güzafla geçti.
Tabii bir de, bazı yazıları keserek, gerektiğinde kullanmak üzere saklamakla...
Bunlardan birine yarın değineceğiz.
h.pulur@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|