
|

Spielberg uyarıyor
Gösterime giren "Azınlık Raporu"nun yönetmeni Steven Spielberg ile BBC’nin yaptığı kısa ama özlü söyleşide ünlü sinemacı, bilimkurgu aracılığıyla bizi gelecek hakkında uyarıyor.
Bir kara film gerilim olmasının dışında "Azınlık Raporu"nun bir uyarı olmasını amaçladınız mı?
Bilimkurgu uyarmayı sever. Hatırlarsanız, bilimkurgu her zaman gelecek şeyler hakkında düşünmenin bir tür ilk düzey alarmı olmuştur. İzleyicinin bilimkurgudan uyarılar alması bizim onlara vaaz verdiğimizi hissetmelerinden daha iyidir. İzlediğim her bilimkurgu filmi, selüloid ağırlığına değen herhangi bir tanesi, son kertede gerçek olacak şeyler hakkında bizi uyarır.
Tom Cruise’a John Anderton rolünü vererek, neredeyse yaptığınız işe ters düşüyorsunuz...
Sanırım Tom’a verdiğim ilk mizansen "Gülümsemek yok!" idi. Ona yaklaşık olarak şöyle dedim "Bu filmde üç kere gülümseyeceksin. Bu üç kerenin ne zaman olacağından emin değilim. Zamanlarını birlikte saptayacağız".
Tom’da oyuncu olarak ne buluyorsunuz?
Denemelere çok açık ve yönetmenin "Hazırlandığın ve ezberlediğin şeyleri bir yana bırakalım, metnin dışına çıkıp yeni bir şeyler deneyelim" demesini hevesle bekliyor. Bayılıyor buna. Bunun için yaşıyor. Bir günümüz bile Tom’a senaryoda olmayan bir şey vermeden geçse hemen "Hani benim ödülüm?" derdi. Tom beni onunla birlikte keşifler yapmaya, onun için daha önce yapmadığı yeni şeyler bulmaya özendiriyordu.
"Azınlık Raporu" bir Steven Spielberg filmi gibi durmuyor -bu bir iltifat mı yoksa hakaret mi?
Eh, herhalde bir iltifat. Biraz kendimden yoruldum. Başka birinin filmi olsa ve ben sadece onu çekmiş olsam harika olurdu. Eğlenceli de olurdu. Hiç şikayet etmezdim.
Daha önce hiç gitmediğiniz bir alana girmişsiniz...
Bu tür engebeli bir arazide hayatım boyunca bulunmadım. Yani, "Er Ryan’ı Kurtarmaköta elbette çok engebe vardı ve kesinlikle "Schindler’in Listesi"ndeki ağır ciddiyetin başka türlü haliydi. Ama bu, bir tür eğlenceli engebe.
Aklınıza gelen tüm fikirleri ele almaya ömrünüz yetecek mi?
Anılarımı yazmayı düşünmüyorum, çünkü hâlâ film yapmakla meşgulüm. Ayrıca gerçek hayatta gerçek bir insan olmakla. Pek çok kişinin anılarını okudum, hep bir tür sona işaret ediyorlar, ben sonlar üzerinde düşünmem. Bölümler üzerinde düşünürüm. Bir filmi bitirdiğim her dönem bir bölümdür. Çocuklarımdan birinin okuldan mezun olması bir bölümdür. Bütün kitapları yazmayı karıma (Kate Capshaw) bırakıyorum. Benim için önemli olanın bunca yıldır yapmakta olduğum şeyi sürdürmek olduğunu düşünüyorum. Çok seviyorum, niye bırakayım ki?
KÜLTÜR & SANAT


Sanatçıların denizi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Türk toplumu hızla budalalaşıyor"
Türk reklamcılığının panoraması
Gördüğünüze inanır mısınız?
Melodik sihir
Boş yok! Seçenek yok! İş yok!
Sırılsıklam aşk ve ölüm
İyi ki doğdun ve yaşadın
"Bütünün içindedir insan"
New York’un ilk seks müzesi
Ayasofya’da yenileme çalışmaları
"Resimlerim şöminelik değildir"
Ipanemalı bir kız sevdim!
Tavizsiz melodi ustaları
Doğu’dan Batı’ya müzikalite
Selda geldi. Hoşgeldi!
Hadi bakalım Loona!..
Fütüristik kara film
Nurgül Yeşilçay’a zorlayıcı bir rol aranıyor
Spielberg uyarıyor
"Herkes aşkı yaşayamaz!"
Sadakatsiz Safiye
Hayat atölyesi
Durun bakalım!..
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|