04 Ekim 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Belirsizlikler ortadan kalkınca

     Dünyanın her mali krizle karşılaşılan ülkesinde siyasal değişimler olur. Hatırlayalım, geçen yıl Arjantin’de kriz oluştuğunda ardı ardına kaç başkan değişmişti. Tabii kriz olunca iktidarların hemen değişmesi gerekmez. Bazen bu gecikebilir. Bizde de öyle oldu. 2001 krizinden sonra bir değişim olacağı belliydi, ama Türkiye Arjantin’den akıllı çıktı. Krizin tam ortasında bir de siyasal çalkantı yaratmadı, işi erteledi.
     Şimdi hay huy arasında bu değişim gerçekleşiyor. Geçen hafta Meclis’in adeta kendini feshetmesini gerçekten zor anlıyoruz. Çünkü Meclis’teki temsilcilerin yüzde 90’ı geri gelmeyecek. İlk seçim kararı üzerine de yazmıştık; bu seçimler yenilerin ilk seçimi. Tayyip Erdoğan, Mehmet Ali Bayar, Kemal Derviş ve Cem Uzan seçimlere ilk defa giriyorlar. Hepsi genç ve iddialı isimler.
     Ancak dileğimiz bu seçimlerin eskilerin de son seçimi olması. Gerçi (anketler ne denli doğru çıkar bilinmez ama) bunun da büyük ölçüde gerçekleşeceği anlaşılıyor. Evet, bu seçimlerde son yirmi yılın çoğu lideri barajın altında kalacak. Seçimlerden sonra ANAP, DSP ve MHP’de iç sorunların çıkacağı aşikar. AKP, CHP ve Genç Parti’nin atak yapması ise çok doğal. Genç Parti "krize" tepkinin temsilciliğini üstlenmiş durumda. AKP ise zaten uzun süredir "düzene" tepkinin partisi. AKP’nin kurucuları Refah Partisi içinde muhalif (dissident) ve değişimciydiler. Baş kaldırarak yeni bir parti kurdular. Toplum da bu atak gençlere kredi açtı.
     CHP ise AKP’nin yükselişi karşısında modern seçkinlerin bir tutunma arayışını temsil ediyor. Ayrıca Kemal Derviş’in getirdiği rüzgar da göz ardı edilmemeli. Kısacası, yükselen partiler tepki oyları topluyor. Ancak oylar umuda değil, "ikinci en iyi tercihe" gidiyor. Yani bu seçim bir çözüm değil, bir tepki seçimine dönüştü. Bu da hayli düşündürücü.
     Seçimlerden sonra ne olacak? Ekonomik politikalarda hiçbir değişiklik olmayacağı belli. Nasıl olsun ki? Bu denli borçla kımıldamak mümkün değil. Hepsi IMF ile yola devama mahkum.
     Evet, içeriden ve dışarıdan seçimler çok istenmişti. Böylece belirsizlikler ortadan kalkacak, faizler düşecekti. Gerçi faizler Başbakan’ın hasta olduğu dönem kadar yüksek. Ama neyse! Asıl merak ettiğimiz 4 Kasım sabahı faizlerin ne olacağı. Umarız aynı kalabilir, yükselmez! Artık seçim sonrası belli. AKP (şu veya bu biçimde) iktidara gelecek. Anlaşılan bu da bir belirsizliğin ortadan kalkması anlamına gelecek! Sonra o koşullarda Irak’a müdahale olacak.
     AKP’nin ne yapacağı ise biliniyor. Kur politikasında değişiklik yapmayacaklarını zaten beyan ettiler. Bu denli borçla da bütçe politikasında değişiklik yapılamaz. Olsa olsa belki faiz - dışı fazla biraz (yüzde 1 kadar) gevşetilebilir. Kısacası, aynı tas aynı hamam. Politikalarda bir değişiklik olmayacak. Ama piyasalar bunu böyle algılamayabilir. Bir hayli tepki oluşabilir. Hem de her kesimden. Özetle ciddi bir tasfiye yapacağız. Ama önümüze daha zorlu bir tasfiye sorunu da beraberinde çıkacak gibi.
     
     hgunes@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AKP’nin arkasında ne var?

Çetin ALTAN
Kim demişti "Etrak bi - idrak; Türkler algılamasızdır" diye?

Melih AŞIK
ABe istemiyor...

Fikret BİLA
Türkiye’nin Irak’a bakışı

Hasan CEMAL
Irak için Ankara’da kritik zamanlar!

Güneri CIVAOĞLU
Yakın tehlike

Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi de açıldı

Hurşit GÜNEŞ
Belirsizlikler ortadan kalkınca

Sami KOHEN
AB konusunda MHP - ANAP zıtlaşması

Mehmet Y. YILMAZ
Herkes için demokrasi

Meliha OKUR
Irak pazarı

Hasan PULUR
Fransız basınının sabıkası eskidir...

Derya SAZAK
Yeni Bush düzeni

Ece TEMELKURAN
Hayatı göze almak

Güngör URAS
Halkın enflasyonu yüzde 54.2

M. Ali BİRAND
Kürt kökenli olsanız, alınmaz mısınız?

© 2002 Milliyet