04 Ekim 2002 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Hayatı göze almak

     Konumlar zihniyetleri belirler... İnsanlar kendi gerçeklerinden bakarlar dünyaya. Yazı yazmak, insanların okuması için cümle kurmak, bu yüzden tehlikeli bir iştir. Kendi konumuna, kendi gerçekliğine bir mesafe almak gerekir. Zira tek gerçeklik seninki değildir ve yazı yazanın konumu elbette en doğru konum değildir, olmayabilir. Bu mesafeyi her seferinde aynı şekilde alabilmek güç olabilir... Ama yazı yazan kişi, hiç değilse yazıya ve kendine dürüst olmak için dönüp, sadece kendi gerçekliğinden kaynaklanmış olma olasılığı olan cümleleri düzeltmek mecburiyetindedir. Hiç değilse o cümlelerin kendi fakir gerçekliğinden kaynaklandığını itiraf etmelidir. Yazar, ancak bunu yapmayı becerebilirse "doğruları" tebliğ ettiğini zanneden bir meczup olmaktan kurtulup, konular üzerine samimiyetle düşünen biri haline gelebilir.
     Neden yazılıyor bunlar? Çünkü önceki gün "Sürdürülebilir Evlenmeme" diye bir yazı yazıldı bu köşede. Yazıldı, geçildi, bitti. Ama bazı yazılar yazıldıktan sonra da sürerler... Yazan kişiyi meşgul etmeye devam ederler. Ya da kimileri yazılarını, bittikten sonra da düşünürler. Yani işte o yazı yazıldıktan sonra üzerine yeniden düşünülmüş, hiçbir mecburiyet olmamasına rağmen üzerine düşünülmüş bir yazıdır! Çünkü...
     Camdaki kuş
     Pencerenin dış pervazına bir güvercin kondu. Bunu hep yapıyor bu güvercin. Muhtemelen bu, aynı güvercin. Çünkü ben ona bir hafta önce simitten bir parça koparıp, suyla ıslatıp, ufalayıp vermiştim. Şimdi hep geliyor, vaziyete bakıyor, bir şey olmadığını görünce -belki de üzülüp gidiyor. Yani ben bir kere bir şey verdim güvercine. Şimdi veremiyorum ya, gezip duruyorum çünkü, evde değilim hiç, kuş hayal kırıklığına uğruyor. Şimdi ben o kuşa söz vermiş oldum sanki. Sonra sözümü tutmaz oldum sanki. Canım sıkılıyor sanki... Bir kuşun canını sıktım diye canım sıkkın sanki...
     Sözler vermek böyle bir şeydir. Sözün tutulmaması tehlikesini başlangıçtan itibaren taşır. Kimileri o yüzden hiç söz vermek istemeyebilir. Kimileri bir kuşun canını sıkmak istemeyebilir. Sırf bu yüzden "istersen hiç başlamasın" diyebilir... Bu korku mudur o zaman? Yoksa söz vermeyi fazla önemsemek midir? Yani evlilik veya bağlılık da böyle bir şey değil midir? "Kurumlara muhalif" görünen bir tavır esasında korkudan kaynaklanmış olabilir mi? Sözünü bir gün bir yerde bozma korkusundan... Ya da söz vermeyi fazla önemsemekten ve bir gün tutmama olasılığın olduğu için o sözü hiç vermemeyi seçmekten...
     
     Kuşun gerçekliği
     Sonuç olarak kuş aç mı kalır? Sonuç olarak kuş sözünü her gün aynı sadakatle yerine getirecek bir başka pencere aramaya mı çıkacaktır? Sen ona hiçbir şey vermemekle böyle bir sözü hakkıyla tutacak bir pencere aramasını sağlamış olmaz mısın? Veya hiç değilse başka bir pencere aramasını engellememiş olmaz mısın?
     Bu, kuşa ekmek vermeyi beceremeyen, beceremeyeceğinden korkan, bir kuşun hayal kırıklığını belki gereğinden fazla önemseyen birinin gerçekliğidir. Bu yazı da o gerçeklikten yazılmıştır. Ama belki en olması gereken gerçeklik bu değildir. Belki en doğru konum da bu değildir.
     Diğer yandan, belki bu güvercin o gün ekmek verilen güvercin değildir. Belki bu yazı, bu konum ve bu gerçeklik bir kuruntudan ibarettir.
     
     ecetem@hotmail.com
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
AKP’nin arkasında ne var?

Çetin ALTAN
Kim demişti "Etrak bi - idrak; Türkler algılamasızdır" diye?

Melih AŞIK
ABe istemiyor...

Fikret BİLA
Türkiye’nin Irak’a bakışı

Hasan CEMAL
Irak için Ankara’da kritik zamanlar!

Güneri CIVAOĞLU
Yakın tehlike

Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi de açıldı

Hurşit GÜNEŞ
Belirsizlikler ortadan kalkınca

Sami KOHEN
AB konusunda MHP - ANAP zıtlaşması

Mehmet Y. YILMAZ
Herkes için demokrasi

Meliha OKUR
Irak pazarı

Hasan PULUR
Fransız basınının sabıkası eskidir...

Derya SAZAK
Yeni Bush düzeni

Ece TEMELKURAN
Hayatı göze almak

Güngör URAS
Halkın enflasyonu yüzde 54.2

M. Ali BİRAND
Kürt kökenli olsanız, alınmaz mısınız?

© 2002 Milliyet