
|

Tavizsiz melodi ustaları
Suede’in yeni albümü "A New Morning", bugün piyasaya çıkıyor. Grubun gene melodiden taviz vermediğini hissettiren çalışmasında, "Positivity", "Obsessions" ve "Beautiful Loser" dikkat çekiyor.
ASLI ONAT
Suede, 1993 yılında kendi adını taşıyan ilk albümünü yayınladığında, Britanya’da her yeni grubun uğradığı talihsizlik, yani İngiliz müzik basınının ‘İngiltere’nin en iyi yeni grubu’ ve yeni The Smiths yakıştırmaları yapması, onların da başına gelmişti. Brett Anderson - Bernard Butler ikilisi geleceğin Morrissey - Johnny Marr’ı ilan edilince, beklentiler tavana vurdu. Gerisi nasıl gelecek derken, 1994’te "Dog Man Star" çıktı. "We’re The Pigs", "The Wild Ones" gibi klasikleriyle umutlarımızda haksız olmadığımızı kanıtlayan çalışmanın ardından Butler’ın gruptan ayrılması ise hem grubu hem de dinleyicilerini hassas bir döneme soktu. Yeni elemanları Richard Oakes (gitar) ve Neil Codling (klavye) ile kotardıkları üçüncü albümleri "Coming Upöda korktuğumuz başımıza hem geldi hem gelmedi denebilir. Bazı Suede dinleyicileri grubun "Dog Man Star" sonrasında inişe geçtiğini söylüyordu. Ama öte yandan, saptıkları rota, yeni denizlere doğru heyecanlı bir keşif gezisi niteliğindeydi. Dört numaralı "Head Music" ise ileriye atılmış bir adım niteliğindeydi. Bu arada Neil Codling, rahatsızlığı nedeniyle gruptan ayrılınca, yerini Strangelove’dan Alex Lee doldurdu.
Grup, diskografisine bugün, "A New Morning"i ekliyor. Suede’in gene melodiden taviz vermediğini hissetiren çalışmasında, H2000 Festivali kapsamında verdikleri konsere gelen dinleyicilerin dinleme şansı bulduğu "Positivity", "Obsessions" ve "Beautiful Loser" dikkat çekiyor. Suede’in iki kurucu üyesi Brett Anderson (vokal) ve Mat Osman (bas) ile, yeni albümleri vesilesiyle söyleşme olanağı bulduk.
"A New Morning"i aslında geçen yaz kaydettiğinizi ama içinize sinmediği için çöpe atıp yeniden kayda girdiğinizi duyduk. Sizi tatmin etmeyen neydi?
Matt Osman: Kayıtlar sırasında birkaç kıvılcım yakalamıştık. Ama ortaya çıkan, beklentimizi karşılamadı. Yalnızca "Obsessions" gibi birkaç parça dilediğimiz gibi oldu. Albüm oluşumu garip bir süreç. Çalarken her şey yolunda gibi görünüyor ama bittikten sonra aslında pek de memnun olmadığınızı fark ediyorsunuz. O yüzden her şeye yeniden başladık, albümü aramızda tartışmaksızın rahat rahat bitirdik.
Suede, 13 yılı geride bıraktı. Kuruluşunuzdan bu yana geçen süreci müzik ve eleman değişiklikleri anlamında nasıl değerlendiriyorsunuz?
B.A.: Bu çok geniş kapsamlı bir soru. Bir grupta olmak gariptir; tutkular, heyecanlar, inişler - çıkışlar ve hayalkırıklıkları iç içe geçmiş durumdadır. Arkamızda çok yoğun yaşadığımız bir dönem bıraktık. On yıl neredeyse bir ömür demek. Zor, çok zor geçti ama harikaydı. Bir albüm yapmadan önce şöyle, böyle olacak gibi bir kesinlik öngörmüyorsunuz; her şey yavaş yavaş gelişiyor ve hiç beklemediğiniz bir hal alıveriyor. Bu durumda da hislerinize güvenmek zorundasınız.
Kronik yorgunluk sendromunundan musdarip olan eski üyeniz Neil Codling durumu nedir? Bir daha müzik yapamayacağı doğru mu?
M.O.: Neil’in grupta olduğu dönem çok iyi geçti. Ama bitti. Artık stüdyoya giremiyor. Çok üzücü ama durum bu. O iyi bir arkadaş ve onu hâlâ seviyoruz.
Müziğiniz artık daha akustik bir yön almış gibi. Drum machine ve loop kullanımını azaltmışsınız.
M.O.: Daha önce de anlattığımız gibi, bu albüm çok doğal bir şekilde oluştu. Hepimiz bilgisayarla bu işi yapabilecek düzeydeyiz; küçük bir ekrana bakıp eklemeler çıkarmalar yapmak çok kolay. Ama bu kez albümün piyano ve gitarlarla akustik ağırlıklı olmasını tercih ettik.
Suede dinleyicileri, Brett Anderson’ın vokalinin biraz hırçın olmasına, ani çığlıklarına alışık. Bu kez şarkılarını daha sakin söylüyor.
B.A.: Evet, çok bilinçli olmasa da bir değişiklik söz konusu. İnsan olarak çok değişmemin de etkisi var bunda. Yani ben, eski ben değilim. İlk albümdeki sesimi dinleyince aradaki farkı bariz olarak anlayabiliyorum ve kendimi kendime biraz yabancılaşmış hissediyorum.
ABD’de Suede adlı bir kadın şarkıcı, isim hakkını elinde bulundurduğundan orada London Suede olarak tanınıyorsunuz. ABD’de kendi adınızı kullanma şansınız hiç olmayacak mı?
M. O: Evet, bu isim konusu bizim de canımızı çok sıkıyor. Ancak tamamen yasal düzenlemelere tabi olduğumuz için şu anda elimiz kolumuz bağlı.
A New Morning
Suede
Sony Music
KÜLTÜR & SANAT


Sanatçıların denizi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Türk toplumu hızla budalalaşıyor"
Türk reklamcılığının panoraması
Gördüğünüze inanır mısınız?
Melodik sihir
Boş yok! Seçenek yok! İş yok!
Sırılsıklam aşk ve ölüm
İyi ki doğdun ve yaşadın
"Bütünün içindedir insan"
New York’un ilk seks müzesi
Ayasofya’da yenileme çalışmaları
"Resimlerim şöminelik değildir"
Ipanemalı bir kız sevdim!
Tavizsiz melodi ustaları
Doğu’dan Batı’ya müzikalite
Selda geldi. Hoşgeldi!
Hadi bakalım Loona!..
Fütüristik kara film
Nurgül Yeşilçay’a zorlayıcı bir rol aranıyor
Spielberg uyarıyor
"Herkes aşkı yaşayamaz!"
Sadakatsiz Safiye
Hayat atölyesi
Durun bakalım!..
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|