05 Ekim 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Usumi de gitti...

     SADULLAH Usumi’nin, arkasından yazılan yazılar, dürüst bir gazetecinin, öbür dünyaya, gözü açık gitmeyeceğini gösterdi; Sadullah Usumi bu yazılara layıktı.
     Sadullah Usumi’yle tanışıklığımız 1950’li yılların ortalarında başlar. O zaman Babıali küçük, hemen herkes birbirini tanıyor, biz "Vatanöda, o "Millet" gazetesinde çalışıyor, ikimiz de, yeni yetme sayılanlardanız.
     ***
     NEDENSE rahmetlinin, ölümünden sonra yayımlanan hayat hikayesinde "Millet"in adı geçmiyor. Oysa "Millet" o günlerin önemli muhalefet gazetesi Osman Bölükbaşı’nın, "Millet Partisi"ni tutuyor... Hatırladığımız kadar, gazetenin yazıişleri müdürü Hüsnü Zeki Söylemezoğlu, yazarlarının çoğu politikacı, kalemlerinden kan damlıyor, Demokrat Parti ve Menderes iktidarına ateş püskürüyorlar, savcılar da, dava üstüne dava açıyor, gazete sonunda bir başyazı yayımlıyor:
     "Patlıcan yetiştirmenin usulleri."
     Ciddi ciddi, patlıcanın nasıl yetiştirildiği ve nasıl pişirildiği anlatılıyor.
     ***
     SADULLAH Usumi bu gazetenin muhabiri, bir akşamüstü, ikimiz de, Babıali yokuşunu tırmanırken aklımıza geliyor:
     "Vilayete gidip bir baksak, belki bir haber çıkar!"
     Biz içeri girerken, Vali Fahrettin Kerim Gökay çıkıyor, bizi görünce duruyor:
     "Hayrola, ne var?"
     Sadullah atılıyor:
     "Efendim, bize vereceğiniz bir haber var mı?"
     "Filana sorun, o verir!"
     Özel kalem müdürü gülüyor, valiyi uğurladıktan sonra masasına geçiyor, bize damgalı iki ufak kağıt parçası uzatıyor.
     Bakıyoruz, yüzer gramlık kahve fişi, o günlerde memlekette kahve yok, bu da bizim payımıza düşen rüşvet!
     Tepemiz atıyor, fişleri geri verip çıkıyoruz, yokuş boyunca konuşuyoruz, "Gazetecilik, eğer meslekse, nasıl bir meslek olduğunu öğrenmeye başladık!" diye...
     ***
     1957 seçimleri Çanakkale’deyiz, Sadullah Usumi hem gazeteci, hem "Millet Partisi"nden aday, üşütmüş, ateşi çıkmış, Bahr - i Sefit Oteli’nde aynı odada kalıyoruz, gece yarısı Sadullah Usumi’nin sayıklamasıyla uyanıyoruz, Biga’dan gelecek oyları hesaplıyor, şu köyden bu kadar, bu köyden bu kadar, bu köyden o kadar, merkezden de bu kadar!
     Yıllar boyu, her rastlaştığımızda, hep o geceyi hatırlayıp gülüyoruz.
     ***
     1960’lı yıllar, "Sadullah Usumi işsiz, ona iş arıyoruz, artık Millet Partili de değil, CHP’li, "abilerimizöden birinin başında olduğu gazetede gece sekreterliği açık, adam arıyorlar, telefonda rica ediyoruz, "abimiz" soruyor:
     "Adı ne?"
     "Sadullah Usumi."
     "Ulan, bu isimde gazeteci olur mu?"
     Evet, bizim böyle antika ağabeylerimiz de vardı!
     ***
     REŞİD Halid Gönç’ün "Babıali’nin Hatıra Defteri"nden Sadullah Usumi’nin bir cümlesi:
     "Biz sevdiğimiz ağabeyimiz için peşinden, parasız oldukları vakit de koşarız. 8.12.1955"
     Acaba, bu cümle, Reşid Halid Bey’le, Sadullah Usumi, arasındaki hangi şakanın şifresiydi?
     Ya İsmail Sivri’ye sormalı, ya da izini bulursak ressam Özcan Eralp’e...
     
     h.pulur@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kerkük, asıl mesele...

Çetin ALTAN
Ortalama 15 yılı aşmayan siyaset füzelenmesi

Melih AŞIK
Tahrikçi rahip...

Fikret BİLA
Çiller: AK Parti yerine seçim isterim

Hasan CEMAL
Ankara’nın Irak sıkıntısı nedir?

Güneri CIVAOĞLU
Kurbansız demokrasi

Can DÜNDAR
Şairin intiharı

Abbas GÜÇLÜ
Lefke Avrupa Üniversitesi

Sami KOHEN
DSP ile CHP arasında fark ne?

Hasan PULUR
Usumi de gitti...

Derya SAZAK
Seçim ve AB takvimi

Meral TAMER
Tatilden Koç’la dönüş

Tamer HEPER
Yönetici böyle bir şey!

Güngör URAS
Bizi AB’ye almayacaklar

M. Ali BİRAND
AKP ile tek sorun içki yasağı mı?

© 2002 Milliyet