05 Ekim 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Bizi AB’ye almayacaklar

     Şimdiden olacakları görelim, bilelim... Hazırlıklı olalım... Kopenhag zirvesinde Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması için yeşil ışık yakılmayacak.
     Olacakları görelim, bilelim ki, hazırlıklı olalım. Kamuoyumuz aşırı tepki göstermesin. Hırçınlaşmasın, kamuoyunun baskısı ile yanlış kararlar alınmasın. Geç kaldık. Hazırlık yapamadık. Treni kaçırdık. Tam üye olamayız. Bize "özellikli üyelik" teklif edecekler. Tam üye olamıyoruz diyerek sakın ha Gümrük Birliği’ni iptal etmeye kalkmayalım... Tam üye olamıyoruz diyerek sakın ha "özellikli üyelik" istemeyiz demeyelim.
     Tam tersine bu yeni durumda "Gümrük Birliği’ni" koruyarak, "özellikli üyelik" kapısını açık bırakarak, Türk ekonomisini güçlendirecek düzenlemeler için hazır olalım.
     Belki de bu bizim hayrımıza olur. Silkiniriz... Ekonomide öyle şeyler yapabiliriz ki, tam üyelik başvurumuza hayır diyenler, yarın tam üyelik için peşimizden koşabilir.
     
Ne yaptık ise kendimiz için yaptık
     Önce şunu kabul edelim... Bugüne kadar ne yaptı isek kendimiz için yaptık. (1) Gümrük Birliği’nden zarar etmedik. Kar ettik. (2) Tam üyelik yolunda bizden istenilen Kopenhag kriterleri, Maastrich kriterleri gibi kriterlere uyum için, AB topluluğu mevzuatına uyum için yaptıklarımız "insan olmanın, çağdaş olmanın, medeni olmanın, demokrat olmanın gereği". AB bizi tam üyeliğe kabul etmiyor diyerek de yaptıklarımızdan geri dönmek olmaz. Tersine eksiklerimizi tamamlamalıyız. Bize bu yakışır. Başkaları istiyor diye değil, biz istiyoruz diye, kendimiz için bunları yapmaya devam etmeliyiz.
     
Bizi neden almıyorlar?
     Evet Avrupa’yı titreten Osmanlı’nın torunları olmamızın, Müslüman olmamızın, Avrupa’ya işçi olarak giden kardeşlerimizin uyum konusunda gösterdikleri direncin etkisi var... Ama başka şeyler de var. Demokrasimiz tam demokrasi değil. İnsan hakları denen şeyleri içimize bir türlü sindiremiyoruz. Kişi başı geliri 3 bin doların üstüne çıkaramayan, enflasyonu yirmi yıldır düşüremeyen, işsizler ordusuna iş bulamayan 67 milyonluk bir ülkeyiz.
     Böyle bir ülke Avrupa Birliği’ne katkı sağlamayacak, devamlı sorun yaratacak. Devamlı para isteyecek.
     
Bizim dışımızda da nedenler var
     Avrupa Birliği’ne şimdilik 15 ülke üye. Yakında (Kıbrıs Rum kesimi dahil) 10 üye daha katılacak. Romanya ve Bulgaristan’a da söz verildi. Etti mi 27 ülke... Gelecek 10 yıl için Avrupa Birliği 27 ülkeli bir birlik olarak gelişecek. Federe bir Avrupa devleti mi kurulacak, yoksa "çok vitesli" (Almanya ve Fransa ağırlıklı) bir yapıya mı gidilecek, daha bunlar belli değil.
     Bu nedenle çok nüfuslu, çok sorunlu bir Türkiye’yi Birliğe alarak işlerini güçleştirmeye kimsenin niyeti yok.
     
Türkiye’ye "özellikli üyelik" teklifi
     Yurtdışında AB çevreleriyle yakın ilişki içinde olan "Yüksek Strateji Merkezi" Başkanı Dr. Can Fuat Gürlesel, 2004 Aralık toplantısında Rusya ve İsrail ile birlikte Türkiye’nin de "özellikli üyeliği"nin gündeme gelebileceğini söylüyor. Özellikli üyelik, AB’nin parlamentosunda, yetkili organlarında temsil hak ve sorumluluğu olmadan, AB fonlarından yararlanmadan, dış politika, askeri yetki konularında bağımsızlığı sürdürmeye imkan veren bir statü olarak geliştiriliyor. Türkiye’de tam üyelik konusunda tereddüdü olan askeri ve sivil çevrelerin de bu tür gelişmeye çok sıcak bakacakları biliniyor.
     
Tam üye olamadan da GB işe yarar
     Tam üye olamasak da Gümrük Birliği çok işe yarar. Tam üyelik demek AB mevzuatına uyum demek. Tam üyelik demek, tüm AB üyesi ülkelerde tek mevzuat altında eşit rekabet şartlarının oluşturulması demek. Eğer Türkiye akılcı bir ekonomi politikası benimser ise, AB sınırının dibinde koskocaman bir serbest üretim bölgesi haline gelebilir. AB vergi mevzuatı ile diğer mevzuatından kaçmak, fakat Gümrük Birliği sayesinde üretimlerini AB ülkelerine kolayca sokmak isteyen tüm yabancı yatırımları Türkiye’ye çekebilir. Türkiye AB’nin bir üretim üssü olabilir. Böyle bir şey olur ise, bizi reddedenler, tam üyelik için peşimizden koşar.
     Uzun yazının özü, tam üye olsa idik çok iyi olurdu. Almıyorlar diye kahrolmaya, tepki göstermeye gerek yok... Yolumuza devam edeceğiz.
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kerkük, asıl mesele...

Çetin ALTAN
Ortalama 15 yılı aşmayan siyaset füzelenmesi

Melih AŞIK
Tahrikçi rahip...

Fikret BİLA
Çiller: AK Parti yerine seçim isterim

Hasan CEMAL
Ankara’nın Irak sıkıntısı nedir?

Güneri CIVAOĞLU
Kurbansız demokrasi

Can DÜNDAR
Şairin intiharı

Abbas GÜÇLÜ
Lefke Avrupa Üniversitesi

Sami KOHEN
DSP ile CHP arasında fark ne?

Hasan PULUR
Usumi de gitti...

Derya SAZAK
Seçim ve AB takvimi

Meral TAMER
Tatilden Koç’la dönüş

Tamer HEPER
Yönetici böyle bir şey!

Güngör URAS
Bizi AB’ye almayacaklar

M. Ali BİRAND
AKP ile tek sorun içki yasağı mı?

© 2002 Milliyet