06 Ekim 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Yetenekli komiser Selami

"Mumya Firarda" filmindeki komiser rolüyle büyük beğeni kazanan ve yıldızı sinemada da parlayan Selami Şahin öBabam çok espriliydi. Çenesi de çok düşüktü. Ben de ona çekmişim" diyor

     Mumya Firarda"yı eleştirenler bile sizin filmdeki oyunculuğunuzu çok beğendi. Şaşırdınız mı?
     Beklemiyordum böyle bir şey gerçekten. Filmdeki arkadaşların hepsi "Selami harikasın" dedi. Ben filmi montaj yapılırken de görmemiştim. Yüzüme karşı kalkıp da "Kötüsün" diyecek değiller diye düşünmüştüm o zaman. Sonra Amerika’dan ilk kez bir Türk filmi istendiği basında yer aldı. "Ben filmi seyrederken Selami Şahin’e hayran kaldım, böyle bir yetenek görmedim" gibi şeyler duyunca "Çok teşekkür ediyorum. Ben buna layık değilim" dedim.
     
"Perihan Mağden gibi bir insanın eli öpülür"
Özellikle Arapçanız dikkat çekiyor.
     Ben altı yaşında Türkçe öğrendim diyebilirim. Rahmetli annem Mısırlıydı yani konuştuğum Arapça tam bir Mısır Arapçası. Bu projeyi okuyunca Türkiye- Mısır ortak yapım olması hoşuma gitti. Hem babam hem annem; iki ayrı ülkede öyle farklı bir şey yaşadığımı hissettim.
     
Sinemaya meraklı mıydınız daha önce?
     18-20 sene önce şarkıcıların kasetleri tutunca onlara film yapılırdı. Ben de o modaya uyup iki film yaptım. Tabii bu tür filmler Türkiye için ne denli kalıcı, ne denli ileriye dönük? Karalamıyorum, saygım sonsuz. Ama sonra videoda izledim kendimi ve "Selami," dedim, "Sen bu işi yapma." Çok teklif geldi, isteseydim otuz film yapabilirdim.
     
Daha dramatik, mizahtan yoksun bir rol teklifi gelirse düşünecek misiniz?
     Olabilir, yani iyi bir aşçı yalnız kuru fasulye değil de efendim dolmayı da çok güzel yapmalı, salatayı da güzel yapmalı, efendim balık buğulaması da iyi olmalı vs. İyi bir oyuncu sadece komedyen olmamalı, mesela Şener Şen "Eşkıya" filminde başka bir insan.
     
Filmin sonunda "Seninle Başım Dertte" şarkısı Türkiye’de hit oluyor. Yazar Perihan Mağden’i tanıyor musunuz? "İki Genç Kızın Romanı"nda bu şarkınızı konu ediyor. Haberiniz oldu mu? Okudunuz mu?
     Düşünüyoruz en son aldığımız duyumlardan sonra. Tabii ki çocuklarım da, eşim de, herkes çok sevindi. O insana sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Benim için büyük onur ve şereftir o romanda adımdan sık sık söz etmesi. Böyle insanın eli öpülür. Tanıma fırsatım olursa onur duyarım. Beni çok mutlu etti.
     
Herkes sizin esprili bir kişi olduğunuzu söylüyor. Öfkeniz de o kadar kötü mü?
     Kötüdür, öfkeli olduğum zaman hiç çekilmem. Yanımda çalışan birisi var, barmen. "Gel lan buraya, gel" filan, bunu bir türlü beceremedim, öğrenemedim. Yani hiçbir insanı kıramam, ezemem. Hiç kimsenin üzerinde otorite kurup da "Gelsene koçum buraya" demeyi bilmiyorum. Ne kimse bana ağırlık yapsın, ne de ben kimseye. Bence en büyük silah sevgi ve saygıdır.
     
Peki siz mizahta nereden besleniyorsunuz? Mesela okur musunuz? Ya da komedi filmleri izler misiniz?
     Çok az. Sinemaya çok az gidiyorum. Genetik soya çekmeye inanıyorum. Dedem espriyi çok severdi. Annem rahmetli de babama "Şu çenen ne zaman susacak? Hep bir şey anlatıyorsun. Tamam, yeter, sus biraz!" derdi. Babam da anneme "Aşkım benim! Allah’ım, şu güzelliğe bak!" diye cevap verirdi. Sürekli espri dedemden babama geçmiş, ben de ondan aldım. Ses olayı da annemden geçti. Annemin sesi inanılmaz güzeldi. Ben annemden belki dörtte bir almışım ses olarak.
     
"Dostlarım, karşında tutuk kalıyoruz diyorlar"
Anneniz?
     Türkçe bilmezdi.
     
Profesyonel olarak söyler miydi?
     Hayır hayır. Çocuklarla. Sanat dünyamızdan, şu, bu sürekli bir araya geldiğimiz zaman. Bana "Selami seninle uğraşmak çok zor. Besteci olduğun için kelime oyunlarını hemen biliyorsun ve senin karşında tutuk kalıyoruz" diyorlar. Benim çenem çok düşüktür. Beşinci ameliyattan sonra daha çok konuşuyordum, şimdi pek eskisi gibi değil.
     
Peki film müziği yapmayı düşündünüz mü? Sizin şarkılarınız filmlerde kullanılmıştı.
     Bu filmde ne yazık ki olmadı. Film müziği teklifi almadım galiba ama birçok filmde şarkılarım kullanıldı. Film müzikleri çok önemli benim için. "Love Story" ile bir ömür geçti, o çalınca hemen filmi geliyor aklıma. "Titanik"in müziği çaldığı zaman "Titanik" filmi akla geliyor. Ben de isterdim bir film için böyle müzikler yapmayı. Ama yoğunluğum buna fırsat vermedi. n
     
"Kaset çıkmadan adı sırdır, söylenmez. Teşekkür ederim"
Bundan sonraki projeleriniz arasında sözel yeteneğinizi, mizahınızı değerlendireceğiniz başka bir şey var mı? Bir TV şovu mesela...
     Şu an film olayı yeni bitti, daha gösterimde. Dizi teklifleri var. Güzel bir şey olursa, yararlı olursa, kalıcı olursa değerlendireceğim. Dizi, film veya program... Yapılmamışı yapmak yani farklı bir konu bulmak ve onunla çıkmak bence, diyorum.
     
Yeni kaset de çıkıyor galiba...
     Yakında bir Arapça bir de Türkçe kaset çıkaracağım. Arapça olan Arap ülkeleri için. Onu hobi olsun diye çıkaracağım, zevk için. Ama Türkçe yeni bestelerden oluşacak.
     
Kasetlerinizin adını sormamda bir sakınca var mı?
     Kimseye söylemedim daha.
     O çıkmadan sırdır biliyorsunuz.
     Teşekkür ederim.
     
Oğlum çok yakışıklı, ona "Sen Laila’ya git" diyorum
Çocuklarınızın da müziğe yeteneği var mı?
     Var. Okuyorlar ama; onlardan olsa olsa artist olur, aktör olur. Güzel ama. Oğlum inanılmaz yakışıklı, nereye gitsek kızlar bakıyor. "Oğlum sen Laila’ya git Laila’ya" diyorum. Ben çocuklarımla arkadaş gibiyim. Yani öyle "Ne yaptın lan hıyarağası, eşek herif" bizde yok. Ben rahmetli annemden ve babamdan değil tokat yemek, azar bile işitmedim. Arkadaş gibi büyüdüm onlarla. Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim. 14 yaşından itibaren her yerde çalıştım. Bir kral ve kraliçe nasıl yaşar, öyle yaşattım onları. Yokluğun ne demek olduğunu erken yaşta öğrendim ve 1978 yılında onları gönderdim. Çok uzun yaşamalarına rağmen bir yetim gibi büyüdüm. Mecbur.
     
Nerede büyüdünüz?
     Ben 13-14 yaşına kadar köyde büyüdüm. Antakya, Yoncakaya...
     
     
"Pembe Panter’deki dedektif Clousoe kadar komik"
•  "Bu film hakkında sadece şunu söyleyebiliriz; Selami Şahin dışında hepsini ve her şeyi bir kenara atın.
Aktüel

•  Selami olağanüstü bir komedyen. Burada yarattığı komiser tiplemesi, Yeşilçam’a hasılat rekorları kırdıran filmler yaptırır, TV’lere reytingler yağdıran dizi olur. Öylesine başarılı... İnanın, Peter Sellers’ın dünyaca ünlü Inspecteur Clousoe’sundan farkı yok."
Hıncal Uluç

•  "Neyse, iyi olanın hakkını yine de verelim: Selami Şahin tek başına şov yapmış ve meseleden yüzünün akıyla ayrılmış."
Uğur Vardan

•  "Filmdeki en iyi oyunculardan biri, inanmayacaksınız ama Tuba Ünsal! Tabii bir de Selami Şahin."
Nur Çintay A.




 PAZAR


Eğlence Beyoğlu’nda
Cumartesi gecesi komedisi
Uzakdoğu’ya tanıtım seferi
İstanbul’un küçük dahileri
Dice Kayek’ten yeni defile
Yetenekli komiser Selami
"Erkeklerle hesabım daha bitmedi"
Sonbaharda da film festivali
"Çolpan İlhan ve Türkan Şoray’a aşıktım"
Jack amcanın ruhu İstanbul’daydı
Refika yeni evine taşındı
"Huzuru ve başarıyı birlikte arıyorum"
Kökü dışarıda kelimeler
Sultanahmet’te Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi’nde Istakoz Festivali
Tatlı hırsız taşı yüzükten çıkarır
İntikam mı yoksa para mı?
Eyüp’te bir padişah türbesi
Şehrim Milano
Küçük güzeldir... Hele kitap olursa!
Yararı yok, çene yorar...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet