06 Ekim 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




ŞİŞEDEKİ BALIK
Jack amcanın ruhu İstanbul’daydı

Amerika’nın kült viskilerinden Jack Daniel’s’ın baş damıtımcısı Jimmy Bedford geçen hafta İstanbul’daydı. Bedford bol bol viskilerini tattırdı, inceliklerini anlattı

     Mehmet YALÇIN / myalcin@turk.net

     Kendisiyle bundan iki yıl önce tanışmıştık. ABD’nin Tennessee eyaletinde, termometrelerin 40’lı dereceleri gösterdiği, felaket sıcak bir yaz günüydü. Damıtımevinin bahçesine girer girmez sıcağın yerini tatlı bir esinti almıştı. Bahçedeki mağaradan çıkan memba suyu önündeki küçük derecikten etrafa tatlı bir serinlik yayıyordu. Buz gibi sudan kana kana içtik. Az sonra bizi karşılayan Jimmy Bedford ellerimizin ve ağızlarımızın ıslak olduğunu görünce güldü: "Sırrımızı öğrenmişsiniz, hatta tatmışsınız. Daha doğrusu sırlarımızdan birini... Mağaradaki kireçtaşı kayalarından süzülen bu su, viskimizin en büyük lezzet sırlarından biri. Zira minerali son derece az, suya sertlik veren demir hiç yok. Bu suyla yaptığımız viski de, haliyle çok yumuşak içimli oluyor..."
     İngilizceyi güneyli aksanıyla konuşan, yaşı 60’ları bulmuş ama zinde görünümlü bu Amerikalı, Jack Daniel’s viskilerini yıllardır damıtan, onların en iyi fıçılarını ayırıp özel rezervlerini yaratan baş damıtımcıydı. Az sonra bizi "ikinci sırrı" göstermeye götürdü. Bahçenin bir köşesinde, üst üste ızgaralar haline konmuş tahtalar alev alev yanıyordu. Alevlerin en yoğun anında, bir görevli elinde itfaiyecilerinki gibi kocaman bir su borusuyla geldi ve alevlerin üzerine basınçlı su püskürtmeye başladı. Bir-iki dakika içinde alevlerden eser kalmamış, tahta öbeği küçük parçalar halinde ufalanmış bir kömür tepeciğine dönüşmüştü. Bedford "İşte" dedi, "En önemli ikinci lezzet sırrımız. Şu anda elde ettiğimiz bu kömürden, viskiyi damla damla süzdüreceğiz. Böylece pürüzsüz bir içim, hafif de isli bir lezzet elde edeceğiz."
     Tennessee’de o gün tanışıp Amerika’nın bu en popüler viskisinin inceliklerini dinlediğimiz Jimmy Bedford, geçtiğimiz hafta İstanbul’daydı. Tüm Avrupa’yı kapsayan "tanıtım turnesi"nin İstanbul bölümünde de, diğer ülkelerde olduğu gibi viskiseverlerle buluştu, barmenleri eğitti, bol bol viski tattırdı ve röportajlar verdi. Bedford’la bir tadımında beraber olduk. Normal Jack Daniel’s’tan farklı olarak kömürden bir değil,
     iki defa süzülen ipeksi içimli "Gentleman Jacköleri, ana viski olan "Old No. 7öyi ve son sürprizlerden tek fıçı rezervi
     "Single Barrelöları tattık.
     Bedford, Single Barrel üzerinde çok duruyordu. Fıçıların yıllandırıldığı birkaç katlı depoların, nem ve ısı derecesi en istikrarlı orta ve loş bölümlerindeki fıçıda viskinin daha iyi yıllandığı keşfedildikten sonra, bu viskiler ayrı şişelenmeye başlanmıştı. Normal JD dört yıl dinlendirilirken, özel fıçılar beş-altı yıl bekletiliyor, sonra çok az su katılarak, 47 derece alkollü olarak şişeleniyordu. Yoğun lezzetli, dolgun, karakteristik vanilya ve meşe tatlı bu viski yemek sonrasında konyak gibi de içilebiliyordu. Bedford "Şu sıralar fıçı satışına ağırlık verdik" dedi. "Amerika’da çok tuttu. Damıtımevine geliyorsunuz, ben size en iyi fıçılardan tattırıyorum. Beğendiğiniz fıçıyı ayırtıyorsunuz,
     o fıçıdan çıkan 240 şişe sizin için, üzerinizde adınız yazılı etiketle şişeleniyor. O fıçının viskisi, sadece sizin oluyor... Özellikle dolar milyonerlerinin, lüks otel ve klas barların satın aldığı bu fıçıların fiyatları vergisiz 8 bin 500 dolar..."
     Bedford "8 bin 500 dolarım yok ama viski çok güzel. Ne yapacağız?" sorum üzerine benim gibi özel viskilerin meraklıları için şu müjdeyi de verdi: "Tabii en iyi fıçıların tümü kişilere satılmıyor. Sınırlı bir miktarını ‘Single Barrel’ adıyla şişeliyoruz. Şu sıralar Türkiye’ye de ihraç ettik, piyasada bulabilirsiniz... Ayrıca havalimanı gümrüksüz mağazalarında da aynı viski, ‘Silver Select’ adıyla satılıyor..."
     Jimmy Bedford’un ziyareti, viski ile yemeğin evlendirildiği, viski soslarına bulanmış etlerin ızgara edildiği, viski soslu makarnalar yendiği, viskiyle pişirilmiş tatlıların servis edildiği ilginç bir ziyafete de konu oldu. Onun detayları ve viskili yemek tarifleri de gelecek haftaya...
     



 PAZAR


Eğlence Beyoğlu’nda
Cumartesi gecesi komedisi
Uzakdoğu’ya tanıtım seferi
İstanbul’un küçük dahileri
Dice Kayek’ten yeni defile
Yetenekli komiser Selami
"Erkeklerle hesabım daha bitmedi"
Sonbaharda da film festivali
"Çolpan İlhan ve Türkan Şoray’a aşıktım"
Jack amcanın ruhu İstanbul’daydı
Refika yeni evine taşındı
"Huzuru ve başarıyı birlikte arıyorum"
Kökü dışarıda kelimeler
Sultanahmet’te Dersaadet Cinayet Tevkifhanesi’nde Istakoz Festivali
Tatlı hırsız taşı yüzükten çıkarır
İntikam mı yoksa para mı?
Eyüp’te bir padişah türbesi
Şehrim Milano
Küçük güzeldir... Hele kitap olursa!
Yararı yok, çene yorar...


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet