
|

Cim-Bom’un üç temel sorunu
Sayın Altaylı, Milliyet ailesine hoşgeldiniz. Hemen ilk soruyla başlayalım. Sezon başında, Terim’in gelişiyle birlikte, büyük umutlar bağlanan ve iki hafta öncesine kadar övgüler alan Galatasaray takımı, şimdilerde sert biçimde eleştiriliyor. Galatasaray altı haftada kötüye mi gitti?
- Hayır Galatasaray iyiye gidiyor. Ama Türkiye’de spor yazarlığı kötüye gidiyor. Ben hazırlık maçlarından beri Galatasaray’ın kötü oynadığını ve çekirge gibi zıpladığını söylüyordum. Fakat; skor yazarları, tersini yazıyordu. Skor yazarı olmadığına inandığım Hıncal Uluç da ne yazık ki, bu koroya katılmış ve Galatasaray’ın iyi olduğunu söylüyordu. Galiba o da Fatih Terim ile yaptığı büyük barışın etkisindeydi. Fakat böyle yaparak Galatasaray’a haksızlık yaptılar. Hatalar gündeme gelmedi. Bulutlu hava, güneşli gibi lanse edildi. Ama Barcelona maçında yağmur başlayıp, herkes ıslanınca iş ortaya çıktı. Fakat şimdi de çiseleyen yağmuru, sağanak gibi gösteriyorlar. Galatasaray’ın durumu o kadar da kötü değil. Hatta takım bence iyiye gidiyor.
- Şaka mı yapıyorsunuz?
- Hayır. Orta saha düzeni oturmaya başladı. Savunmada kimin ne yapabileceği belli oldu. Pres dönemi ağır ağır da olsa geri geliyor. Pas yüzdelerinde sezon başına oranla bir artış var.
- Peki sizce sorun ne?
- Üç temel sorun var. Birincisi Fatih Terim’in büyüklüğü. Öyle ki, Terim bile bu büyüklüğün altında eziliyor. Müthiş bir başarısız olursam stresi yaşıyor. Bu stres yüzünden acele ediyor. Yer yer küçük panikler yaşıyor. İkincisi oyuncuların Terim’e karşı hisleri. Hocayı çok seviyor ve çok korkuyorlar. Terim artık çok yumuşak davranıyor, ama oyuncular korkuyor. Başarısız olmaktan, hocayı memnun edememekten, hocaya ve takıma zarar vermekten korkuyorlar. Ve en büyük sorun Terim’in geçmişte bizi alıştırdığı futbolla, bugünkü mevcut takımın uyuşmaması. Felipe, Hagi değil. Christian, Şükür değil. Ayhan ve Ergün, Emre değil. Suat veya Ümit, Okan hiç değil. Emre Aşık veya Almaguer de, Popescu değiller. Bunu Terim biliyor. Ama biz hâlâ eski Galatasaray’ı arıyoruz. Tabii burada Ümit ve Hakan Ünsal’ın geri getirilişlerinin de payı var. Sanki eski takım kurulmuş gibi beklenti doğurdu.
- Temel sorunlardan söz ettiniz. Temel olmayan sorunlar neler?
Futbol şubesi ile futbol takımı ilişkisi. Başkan Canaydın yeni bir model geliştirmeye çalıştı. Batılı çağdaş bir modelden esinlendi. Futbol takımını özerk yaptı. Terim’in geçmişte sahip olmak istediği yetkileri Terim’e verdi. Fakat bu sistem olmadı. Belki birkaç yıl içinde peyderpey yapılsa olurdu, ama hızlı yapılınca tutmadı. Terim çok yalnız kaldı. Şimdi bu erken başlayan doğru uygulamadan vazgeçildi. Çünkü iş doğru, zamanlama ve süreç hatalıydı. Bunun da etkisini göreceğiz hızla. Bunun dışında camia içindeki tartışma ortamı da rahatsızlık veriyordu. Allah’tan hepimiz birbirimizle sulh olduk.
- İlginç bir camiasınız. Dışardan izleyen şaşırıyor. Büyük tartışmalar sonra kucaklaşmalar. Kusura bakmayın, ama dışardan biraz acayip görünüyor.
- Görünür. Doğrudur. Bizden olmayan anlamaz. Ama bizimkiler kardeş kavgası. Aile kavgası. Abiler kızar, kardeşler bozulur. Ama aile, ailedir. Dışarıya karşı hemen birleşir. Akşam yemeği saati gelince herkes aynı masaya oturur. Kavgalar unutulur. Hatta hatırlanınca gülünür, dalgası geçilir. Zaten dar, kapalı bir camiayız, bir de kavgalarla bölünsek halimiz nice olur.
SPOR


EN SEÇKİN TAKIM
Haftanın Analizi
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
ÜLKER TATSIZ: 63-66
1. Basketbol Ligi ilk yarı fikstürü
2. LİG
Güle güle Patrick
Fener’e acı Tokat!: 0-3
NİHAT'I ALIRIZ
FENER ÇOK BÜYÜK
Serkan Aykut ucuza gitti!
Yılmaz’dan karşı ateş
Milliler kuş misali!
Çok sesli lig!
Bülent Yavuz’dan 2004 garantisi
Düş gibi ödül
Haber turu
Cim-Bom’un üç temel sorunu
Küfürbaza ‘klasik’ işkence
Vurma, kırdırma, susma
SAYFA BAŞI

|
|
|