
|

Vurma, kırdırma, susma
Göstermelik kararla stadlardaki şiddetin önünü keseceğini iddia edenlerin aymazlığı, yakın gelecek ile ilgili tahminlerimizde tek bir seçenek bırakıyordu: Kan. O da pazar günü İzmir’de aktı.
Yakın teması önlemeye yönelik tedbir alınmayan koridorlarda arbede yaşandı: Fenerbahçe tarafına sızanlar, bıçaklanan Fenerbahçe taraftarı, haberi duyup aşağıya inmek isteyenleri coplarla kesmeye çalışan polis. Artık polisin gözünde holigan da kendi halindeki sporsever de bir: Baş belası bir kitle.
Maçlar, polis kamerasıyla kaydedilip, herkes mimlense bile holiganlar hala stadlara rahatça girebiliyor. Kulüpler mi işbirliğine yanaşmıyor yoksa emniyet mi yeterli çabayı göstermiyor? İngilizler’in emdikleri sütü burnundan getiren holiganlara kapattığı stat kapıları, Türkiye’de laçka stat idareciliğiyle ardına kadar açık. Hem de bedava.
Elle çalışan insan kontrollü turnikelerin biletle değil adamına göre işlediği, bir kapıda çorabınız bile aranırken, diğerinde ceplerinize sadece bir bakış fırlatıldığı sahte güvenlikte bıçak sokmak sıradanlaşıyor. Emniyetin, futbol maçlarında alınan tedbirlerin yeterliliğini gözden geçirmesinin holiganlık mücadelesinde dönüm noktası olabileceği, Altay - Fenerbahçe maçındaki otorite boşluğuyla iyice ortaya çıktı.
Kulüp idarecilerinin işbirliği önemli de bürokrasi denen ahtapotun kollarını kesmek için kamuoyu ve medyanın da kendini bu mücadelenin içine sokması gerek. Yanında oturan başkana edilen küfürlere kulağını tıkayan devlet yetkililerini bu acizliğe düşüren, hakemleri sadece kendilerine ve patronlarına yapılan hakaretlerde tepki vermeye iten, polisin gerilimini artırıp, işine müdahale eden ve yöreselleştirip adilce görev yapmasına engel olan fil dişi kule sahiplerinin rahatını kaçıracak olsa da.
Futbolcular, basın, kulüpler kendi özlük haklarını korumak için birlikler kuruyor. Son gelişmelere tüm takım taraftarlarının verdiği ortak tepkiler düşünüldüğünde, hukuki çerçevede mücadele için taraftarlar birliği kurulamaması, sivil toplum örgütü olarak futbolun tüm organlarına derdini anlatamaması da taraftarın tıkandığı nokta.
Çözüm için sorunu yaşamalısınız ki doğru teşhisleri koyabilesiniz. Yetkililer stat etrafında gezmeden, saatler önce gelip gerçeklerin ne olduğunu bilmeden sırça köşklerinde ahkam keserek, kendilerini tribün gerçeğinden uzaklaştırarak bu kavgalara son vermeyi başaramazlar.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
SPOR


EN SEÇKİN TAKIM
Haftanın Analizi
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
ÜLKER TATSIZ: 63-66
1. Basketbol Ligi ilk yarı fikstürü
2. LİG
Güle güle Patrick
Fener’e acı Tokat!: 0-3
NİHAT'I ALIRIZ
FENER ÇOK BÜYÜK
Serkan Aykut ucuza gitti!
Yılmaz’dan karşı ateş
Milliler kuş misali!
Çok sesli lig!
Bülent Yavuz’dan 2004 garantisi
Düş gibi ödül
Haber turu
Cim-Bom’un üç temel sorunu
Küfürbaza ‘klasik’ işkence
Vurma, kırdırma, susma
SAYFA BAŞI

|
|
|