10 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



"AB’siz evet, işkenceyle asla!"

     Türkiye’de diplomatlık kolay bir meslek değildir. Güçlük, sadece bu ülkenin belalı coğrafyasından kaynaklanmaz. Devraldığı tarihi miras da yatar bu güçlüğün altında.
     Unutmayın!
     Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüyle üstünde yirmiden çok yeni devletin kurulduğu bir coğrafyaya uzanır, yaşadığımız birçok sorunun kökleri.
     Türk dış politikasının ince ve bıçak sırtı dengeleri, daha çok bu coğrafya ve tarihi mirasın ürünüdür. Bu dengeleri uç uca getirmek ya da tutturmak bazen ip cambazlığını gerektirir Türk diplomasisinde.
     Üçüncü bir güçlük daha vardır.
     Özellikle soğuk savaş sonrasında, yani ‘komünizm’in yıkılmasıyla birlikte bizim diplomatların gündemine gelip oturmuştur:
     Demokrasi ve insan hakları...
     Amerika’sından Avrupa’sına, Avrupa Konseyi’nden Avrupa Parlamentosu’na kadar Türkiye’yi demokratik hukuk devleti açısından savunmak özellikle son on yılda Türk diplomatlarını bayağı zorlamıştır.
     Bugün de zorlamaya devam ediyor.
     Bunun altında, ülkemizin demokratik hukuk devleti alanındaki eksiği gediği yatar. Bunun altında, Türkiye’nin Avrupa Birliği’yle ilişkileri ve tam üyelik hedefinin yol açtığı engeller yatar.
     Gelinen nokta elbette küçümsenemez. Türkiye’nin son olarak geçen ağustos ayı başında parlamentodan geçirdiği AB uyum yasaları dahil yıllar içinde attığı birçok reformcu adım inkar edilemez, görmezlikten gelinemez.
     Ama eksikler yine var.
     Uygulama sorunları sürüyor.
     Bu açıdan, Avrupa Birliği Komisyonu’nun Türkiye’yle ilgili olarak artılarıyla eksileriyle dün yayımladığı ilerleme raporu yeni bir örnek. Bundan dolayı AB’nin eleştirilecek yanları var. Ama aynı zamanda bizim de bazı eksiklerimiz ve sorunlarımız yerli yerinde duruyor.
     Türk diplomasisinin, bizim bazı diplomatlarımızın ömrü bunlarla didişerek geçti, geçiyor.
     İşkence denir.
     Cevap yetiştirirler.
     Düşünce suçu denir.
     Cevap yetiştirirler.
     Siyaset yasağı denir.
     Cevap yetiştirirler.
     İnansalar da, inanmasalar da yetiştirirler bu cevapları...
     Güçlük burada yatar.
     Güçlük cephane azlığından kaynaklanır. Ankara’nın, siyaset kurumunun ipe un seren tutumundan ileri gelir diplomasinin güçlüğü...
     Bu diplomatlarımızdan biri, Büyükelçi Özdem Sandberk’tir. Brüksel’de AB nezdinde temsilcilik yıllarında, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bu güçlüğün yakın tanıklarından olmuştur.
     Halen TESEV’in direktörlüğünü yapmakta olan Sandberk’le dün sohbet ederken Türk diplomasinin güçlüğünü konuştuk. Aynı zamanda sözü siyaset kurumuna getirip bir özlemini ifade etti:
     "Örneğin seçime giderken, ‘Türkiye AB’siz de yaşar, ama işkenceyle asla yaşayamaz!’ diye haykıracak, seçim meydanlarında bu sloganı bayraklaştıracak bir lider arıyorum. New York Belediye Başkanı Giuliani suça karşı sıfır hoşgörü (zero tolerance for crime) sloganıyla yola çıkmış, New York’u Amerika’nın en emniyetli kenti haline getirmişti. Bizde bir lider yok mu, kampanyasını işkenceye karşı sıfır hoşgörü diye götürecek?.."
     Ne diyorsunuz?
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hangi Avrupa?

Çetin ALTAN
Bak maşallah, aferin...

Melih AŞIK
Vali Pataki...

Fikret BİLA
Fiskos siyaseti

Hasan CEMAL
"AB’siz evet, işkenceyle asla!"

Yılmaz ÇETİNER
Ucuz şöhretin bedeli!

Güneri CIVAOĞLU
İstanbul buluşmaları

Can DÜNDAR
Siyasi dart

Hurşit GÜNEŞ
Irak savaşının dünyaya zararı da büyük olacak

Sami KOHEN
Kararı belirleyecek siyasal etkenler

Mehmet Y. YILMAZ
İstediğim tek şey ‘şeffaf’ ihale...

Meliha OKUR
Ne olacak şu aracı kurumların hali?

Hasan PULUR
"Bütün kabahat bizde" şarkısını söyleyenler...

Derya SAZAK
Kaf Dağı’ndaki üyelik

Meral TAMER
Amerikan TV’lerinden Bush’a sansür

Güngör URAS
‘Yap-işlet’ ya devret ya devretme

Serpil YILMAZ
Nihayet Mavi Akım!

M. Ali BİRAND
AB Komisyonu, neden tarih vermedi?

© 2002 Milliyet