10 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



AB Komisyonu, neden tarih vermedi?

     BRÜKSEL

     Avrupa Birliği Komisyonu’nun 12 aday ülke’nin Kopenhag Kriterlerine ne oranda uyum sağladığını inceleyen raporun ana hatlarını size daha önce aktarmıştım. Bundan dolayı aynı verileri tekrar etmek istemiyorum. Bizim atladığımız ayrıntıları da haber sütunlarında bulabilirsiniz.
     Bu satırlar yazılırken Brüksel’de fırtınalar esiyordu.
     Bin küsur sayfalık rapor kapış kapış gitti. Verheugen’in Avrupa Parlamentosuna açıklaması, ardından basın toplantısını izlemişsinizdir.
     AB Komisyonu Raporu, Türkiye’nin ne aleyhine ne de lehine bir tutum sergiliyor. Övülecek adımlara övgü, bizim dahi kendi kendimize eleştirdiğimiz konularda da eleştiri var. teknik bir bilanço yapılmakla yetinilmiş. Bizim açımızdan en çok dikkat çeken nokta, Türkiye’nin ısrarla istediği "Tam Üyelik Müzakerelerinin Başlama Tarihinin" verilmemesi.
     Komisyon yetkililerine göre, Türkiye (özellikle de Mesut Yılmaz) bu "Tarih" konusunda gereksiz şekilde ısrar etmiş. "Hiçbir aday ülke ile başımıza böyle birşey gelmedi. Kopenhag kriterlerine uyum sağlandığı anda müzakereler başlar. Siz ise, zamanı gelmeden bastırdınız. Geçen yıl screening (tarama) istediniz, bu yıl Tarih diye bastırdınız. Sabırsız davrandınız. Etapları yakmaya çalıştınız" diyen bir AB Komisyon yetkilisi, Ankara’nın tutumuna şöyle bir eleştiri ekliyor: "... Durmadan, biz yaptık sıra AB’de diyorsunuz. 1-2 adım atmanın yeterli olduğunu sanıyorsunuz. Oysa gitmeniz gereken daha çok uzun yol var. Sonra da bizi suçluyorsunuz. Kamuoyunuzda gereksiz bir beklenti, gereksiz bir gerilim yaratıyorsunuz."
     Komisyon yetkilisi kendi açısından haklı olabilir. Ancak anlayamadığı nokta, Türkiye’nin acelesi olduğu, zaman kaybetmekten korkması. Belki gerilim, belki gereksiz beklentiler yaratılıyor ancak, bu da Türklerin yemek yapma yöntemi (!) ne yapalım...
     
     
AB, TÜRKİYE İÇİN HENÜZ KARARSIZ...
     AB’nin Başkentinde ısrarla "Türkiye’ye neden Tarih vermediniz" diye araştırdım. Sonunda ayrıntılı bir "gerekçe dökümü" çıkarabildim.
     
     HAZIR DEĞİL
     1. AB Komisyonu Türkiye’ye bir tarih verilme aşamasına henüz gelinmediği görüşünde. Ankara’nın uyum yasalarında eksikleri olduğuna, çıkan yasaların dahi uygulanamadığına inanılıyor. Bundan dolayı da, "tarih verilmemesi" önerisinde bulunmak yerine, tarih konusunu görmezden gelmeyi, topu Kopenhag doruğuna atmayı tercih etmiş.
     
     SEÇİMLER
     2. AB Komisyonu için "ertelemenin" bir diğer nedeni 4 Kasım seçimleri. Komisyon için, seçim sonrasında ortaya çıkacak olan manzara, Türkiye’ye verilecek tarihi büyük oranda etkileyecek. Eğer AKP-MHP gibi bir koalisyon çıkarsa, tarih verilmeyecek. Zira böyle bir olasılıkta uyum yasalarının uygulanamayacağı kanısı artacak. AB yanlısı bir koalisyon ise, tarih verilmesini kolaylaştıracak.
     
     KIBRIS
     3. Tarih ertelemesinin başka bir gerekçesi de Kıbrıs. Kıbrıs’ta çözüm bulunması, Türkiye’ye tarih verilmesini çok kolaylaştıracak; çözümsüzlük ise işleri çok zorlaştıracak. Kıbrıs müzakelereri şu sıralarda en kritik aşamasında olduğu için, AB komisyonu da beklemeyi tercih etti.
     
     İRLANDA REFERANDUMU
     4. 19 Ekim günü İrlanda’da bir AB referandumu var. Eğer İrlanda’lılar Hayır oyu verirlerse, bütün genişleme programı duracak.
     
     AB KARARSIZ
     5. Avrupa Birliği iki konuda kararsız. Hem Türkiye, hem de AB’nin geleceği konularında ne yapacağını henüz bilemiyor. AB’nin ilerde Federasyona mı, Konfederasyona mı kayacağı konusundaki belirsizlik, Türkiye ile ilgili kararı da etkileyecek.
     
     İşte bütün bu noktaları alt alta koyunca, Türkiye’nin durumu Kopenhag doruğuna kaldı.
     Bence de iyi oldu...
     
     mabirand@e-kolay.net
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hangi Avrupa?

Çetin ALTAN
Bak maşallah, aferin...

Melih AŞIK
Vali Pataki...

Fikret BİLA
Fiskos siyaseti

Hasan CEMAL
"AB’siz evet, işkenceyle asla!"

Yılmaz ÇETİNER
Ucuz şöhretin bedeli!

Güneri CIVAOĞLU
İstanbul buluşmaları

Can DÜNDAR
Siyasi dart

Hurşit GÜNEŞ
Irak savaşının dünyaya zararı da büyük olacak

Sami KOHEN
Kararı belirleyecek siyasal etkenler

Mehmet Y. YILMAZ
İstediğim tek şey ‘şeffaf’ ihale...

Meliha OKUR
Ne olacak şu aracı kurumların hali?

Hasan PULUR
"Bütün kabahat bizde" şarkısını söyleyenler...

Derya SAZAK
Kaf Dağı’ndaki üyelik

Meral TAMER
Amerikan TV’lerinden Bush’a sansür

Güngör URAS
‘Yap-işlet’ ya devret ya devretme

Serpil YILMAZ
Nihayet Mavi Akım!

M. Ali BİRAND
AB Komisyonu, neden tarih vermedi?

© 2002 Milliyet