13 Ekim 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Kekemeler dernek kurdu

Kimi hayatı boyunca hiç sözlüye kalkmadı. Kimi doktordu ama hastalarına "Neyiniz var?" diye soramadı. Kimi "İnecek var" diyemediği için dolmuştan inemedi. Kimi de iyileşti ve şimdi diğer kekemelere yardım etmek için bir dernek kurdu; sloganları da "Bizi artık kimse susturamaz"

     ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK

     Kimi doktor, kimi mühendis kimi de öğrenci... Artık onlar geçmişte yaşadıklarını kahkahalarla anlatıyorlar. Her biri kekeme. Hayatlarında sözlüye kalkmadılar, hiç fıkra anlatmadılar, fikir beyan etmediler.
     Hatta lokantaya gittiklerinde istedikleri yemeğin siparişini dahi veremediklerinden "Aynısından" diyerek arkadaşının tercihiyle yetindiler. Ağızlarını her açışlarında karşılarında kahkahalarla gülen insanları buldular. Şimdi ise kekemeliğin kontrol altına alınıp tedavi edilebildiğini biliyorlar.
     Bu nedenle geçmişte yaşadıklarına dönüp baktıklarında yaşadıkları olaylara kahkahalarla gülüyorlar. Kayıtlara göre Türkiyede sayıları
     3 milyonu buluyor. Güldürmek değil gülmek için onlar da dernekleşmek istiyorlar.
     Birçoğu kekeme olduğu için okulu terk etmiş, konuşmak yerine susmayı tercih etmişti. Ancak artık onları susturmak mümkün değil. Kekeme hayatlarını ve kırık anılarını geride bırakıp kendileri gibi olanlara yardım etmek için dernek çatısı altında toplanacaklar.
     "Her şey nefesini kontrol etmeyi öğrenmekle başlar" diyen Karamanlı avukat Oktay Yılmaz, "Dolmuştan inerken durakları kaçırır, ‘inecek var’ diyemezdim. Savunma yapamayacağım diye kahroldum. 22 yaşındayım ve hep acı çektim. Şimdi ise politikacı olmak istiyorum. Artık bizi kimse susturamaz" diyor.
     14 yaşındaki Burak Fırat "Evimin yanındaki bakkal ekmeği tezgahtan kendi veriyordu ve ona ‘üç ekmek istiyorum’ demek zorundaydım. Oysa 300 metre ilerideki bakkalın tezgahından ekmeği kendim alıyordum. O yüzden hep uzaktaki bakkala giderdim" diyor.
     Kocaeli Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde okuyan Osman Anja ise kendisini ne kadar kontrol etse de "v" harfinde takılıyor. Bu nedenle de saat sormak istediğinde "Saatiniz var mı?" yerine "Saatiniz yok mu?" diye sormak zorunda kaldığı günü ve kendisine bakan şaşkın bakışları hiç unutamıyor.
     Kekemeliği yüzünden telefon faturalarının kabarık geldiğini anlatan Alper Tuna çalan telefonlara asla bakmıyor.
     
Kekemeliği yüzünden hastalarına "Neyin var?" diye soramadı
     "Hastanedeki görevlinin yanına yaklaştım, derin bir nefes alarak ‘Da-da-da-hi-hi-li-li...’ Henüz cümlemi tamamlayamamıştım ki gözümün ortasına bir yumruk yedim. Aslında ‘Dahiliye servisi ne tarafta?’ diye sormak istemiştim. Görevli ‘Se-se-sen gi-gi-git de-de ke-ke-ken-dinle da-da-dalga ge-ge-geç’ diyene kadar ne olduğunu anlamadım. Meğer o da kekemeymiş ve dalga geçtiğimi düşünmüş."
     Bu cümleler düne kadar kekeme olan Doktor Sadık Alan’a ait. Alan bir süre acildeki hastalara "Neyin var?" diye soramadığını, hemşirelerden ve arkadaşlarından yardım aldığını anlatıyor. "Ben sorana kadar hasta sedyede yaşamını yitirir diye korkardım" diyor.
     
"İnecek var demekte geciktiğim için iki durak sonra indim"
     Malatya Eğitim Fakültesi Kimya Öğretmenliği son sınıf öğrencisi Halil Doğan da kekemeliği yüzünden dolmuştan atıldı. Doğan dolmuş şoförüne "Durakta iki kişi bekliyor alır mısın?" demek için yeltendi ama panikle "Du-du-durak" kelimesini anca biraraya getirdi ki durağa gelmeden kendini yerde buldu. "Meğer dolmuş şoförü de kekemeymiş" diyor. "Durakta inecek var demekte geciktiğim için iki durak sonra araya dolmuştan inip aynı durağa gitmek için yeniden dolmuşa bindim. Geri dönüşte de iki durak sonrası derdimi anlatınca aynı güzergahta inatla dönüp durdum. Sonunda bir durak sonrasına razı gelip yürüdüm."
     



 PAZAR


Dolapdere sahnede
‘Sanatçının içkisine de, şarkı söylemesine de karışırım’
Küçük otomobillerin büyük yarışına az kaldı
Bedava illüzyon dersi veriyor
54 saat film izlerlerse rekor kıracaklar
Elektronik müzikçilerin buluşma noktası
Radyonun çöpçatan "böcüğü"
"Başarıyla gelen mutluluk beni kışkırtır"
Artık taşın da marketi var
Kat kat eğlence
Moustaki istek üzerine yeniden
Kekemeler dernek kurdu
Gezici festival yollarda
Viski soslu yemekler
Çiftçi çukurda
Uzmanlar sayesinde erkeklerin yalan söylemesi zorlaşıyor
Meslek mızmızları
Pamuk prenses ve cüceleri
"Tamamen renkli" bir "anılı kitap"
Çocuğunuza oyuncak almazsanız, ileride koleksiyoncu olur!
"Vınnnn" diye gelen ölüm


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet