13 Ekim 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Beyninize kan yürüyecek

İlk albümleri "Parachutes"ü 2000’de yayınlayan Coldplay’i bir yerlere yerleştirmek için ikinci albümü bekleyen Batılı otoriteler, "A Rush Of Blood To The Head" ile rahatladılar.

     NOYAN AYAN

     Coldplay, Britanya pop - rock’ının kendine özgü melodik zenginliğini son zamanlarda en iyi temsil eden gruplardan. Daha doğrusu ‘artık’ öyle. Zira ilk albümleri "Parachutes" ile 2000 yılında tüm dünya listelerinin tepelerine tırmanan dörtlüyü bir yerlere yerleştirmek için illa ikinci albümü bekleyen Batılı otoriteler, geçenlerde çıkan "A Rush Of Blood To The Head" ile rahatlamış durumdalar. Haksız da sayılmazlar. Dokunaklı, kolay nüfuz edilebilen, eli yüzü düzgün her yeni rock albümünü ‘işte dönüm noktası’ diyerek bağırlarına basan İngiliz eleştirmenler kadar olmasa da, albümü daha uzun seneler bizlerle olacak bir grubun tesadüfleri dışlayan çok kaliteli bir çalışması olarak görmek gayet mümkün. "Parachutesöteki formül, bilhassa vokal düzenlemelerdeki ufak bir revizyonla daha da işler bir hale gelmiş. Belki en önemlisi şu ki Coldplay, müziklerini değerlendirenlerin sıkça referans olarak kullandığı Radiohead ile kulvarları ayırmış görünüyor. Buradaki yöntem, akustiğin ve basit armonik yapıların ön plana çıkarılması. Hakikaten iyiler ve Radiohead’den (ve diğer referans The Verve’den) daha kolaylar. Üstelik pop temalarının, rock için ne denli besleyici olabildiğini de gösteriyorlar.
     Chris Martin (vokal, gitar), Guy Berryman (bas), Johnny Buckland (gitar) ve Will Champion’dan (davul) müteşekkil Coldplay’in akıcı gitar düzenlemeleri üzerindeki dokunaklı melodi ve vokaller, 1998’de bağlandıkları Parlaphone’a çok paralar kazandıran "Parachutes"e kıyasla daha araştırmacı ama sade. Rock müzikte son yıllarda yıldızı yeniden parıldayan piyano kullanımı, hâlâ çın çın öten ama asla yırtınmayan gitar rifleriyle birlikte bu albümde hiç de sakil durmıyor. Yeni albümdeki 11 şarkının tamamı psikadelik ve karamsar ama ‘ortam’ müziği olmaktan ziyade genel geçer beşeri sıkıntılara tekabül eden daha ‘avam’ türküler. Girişteki "Politik", adındaki iddiaya karşın, sözlerinden ziyade epik melodisi ve tekdüze düzenlemesiyle iki dinleyişte kulağınıza yerleşiyor. Albümün geri kalanı da aynı çizgide. Altmış küsur senedir alıştığımız arpejlerin eşlik ettiği tekrarlı melodiler ilk single "In My Place", "The Scientist" ve "Green Eyesöta da belirleyici. U2 esintili "Clocks" ile Pink Floyd kokulu "A Whisper", grubun ‘Brit - rock tarihi’ dersine çok iyi çalıştıklarının ispatı. Vokali itibarıyla daha bir ‘Floyd’vari olan onuncu "A Rush Of Blood To The Head", 11 parça arasında ilk üçe girer kanımızca (diğerleri "Politik" ve "God Put A Smile Upon Your Face"). Piyano ile vokalin götürdüğü kapanıştaki "Amsterdam", albüm boyunca yaratılan isli puslu atmosferin net bir özeti. Satış başarısı açısından elektronik süslemelerin ve gürültülü davulların tercih edilir olduğu günümüz müzik piyasasında bu kadar karamsar, ‘İngiliz’ ve üstelik başından sonuna gitar ve vokalle sürüklenen bir albümün yayınlandığı hafta ilk beşe girmesi basit bir ‘pazarlama’ başarısı olamaz. Evet, Coldplay’in müziği çok sade ve melodik belki. Ancak onları başkalarıyla değil de kendileriyle kıyaslamanın artık zamanı gelmiş gibi görünüyor. Müzikseverlerin yaptığı da bu olsa gerek.
     
     A Rush Of Blood To The Head
     Coldplay
     EMI
     







 KÜLTÜR & SANAT


İngiliz havalı Hollywood çocuğu
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Kalemi tutkulu Viktoryen kadınlar
"İçtenlikle soyunup dökündüm!"
Yazar, yönetmen, ressam!
İki yıl bekleyin
"Sefiller" bende devrim yaptı!
Sophie Calle’ın sadistik dünyası
Aman yazmayın!
"Bir misafirhane burası,, bu dünya,,,"
Seçim afişleriyle siyasi nostalji
Camdan tuvale yansıyan öyküler
Çallı ve Atölyesi Eskişehir’de
Senfonik resimler
Beyninize kan yürüyecek
Kalbi sabıkalı olanlar utansın!
Sonbahar festivalle geldi
Aynı yola devam
Bu adamlar ‘olmuş’
Rahmaninof’dan Ravel’e "klasik" şöleni
"Bin Yılın Türküsü" İstanbul’da
Aşk ateşiyle yanmak
Siyah deri tayt giyen kadınlar
Yabancıların gözü üzerimizde
Bodrum otogarı ve başka şeyler
Hayat atölyesi
Gölgeler daha ürkektir insanlardan
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet