
|

Seçim sonrası Irak
ABD’de Bush yönetimince oluşturulan ‘Saddam sonrası Irak’a ilişkin son senaryo New York Times’te yer aldı.
Irak’ta Japon modeli uygulanacakmış.
İkinci Dünya Savaşı’nda teslim alınan Japonya’nın General MacArthur yönetiminde yeniden yapılandırılması gibi, ABD’nin Körfez Komutanı Tommy Franks askeri harekat ertesi Irak’ta yerleşerek, yeni bir anayasayla ülkenin demokratik düzene geçişini sağlayacakmış. Böylece ‘Saddam giderse, ülke bölünür’ kaygısına son verilerek Irak’ın toprak bütünlüğü güvence altına alınacakmış.
Bush yetkiyi aldı.
Barış zamanı savaş çıkaracak!
Gönüllü ya da gönülsüz Bağdat’ı ‘ABD mandası’ altına sokacak.
Kuzey Irak’ta ise Kürtler federasyona gidiyor.
Bu durumda Türkiye ne yapacak?
Yeni Roma - pardon ABD imparatorluğu, ‘Saddam sonrası Irak’ı planlarken, 3 Kasım’da sandıktan çıkacak Türkiye’nin müstakbel yöneticileri ‘seçim sonrası Irak’ın ülkemize etkilerini düşünüyorlar mı?
Ulusal Strateji Dergisi’nin bu hafta düzenlediği ‘ABD - NATO - Rusya Yakınlaşması’ konulu toplantının önemli bir konuğu vardı. NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri ve Avrupa’daki Amerikan Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Joseph W. Ralston İstanlul’da konuştu. Raltson’ı emekli Orgeneral Çevik Bir takdim etti.
Bir, ABD ile Rusya Federasyonu yakınlaşmasını ve NATO ilişkilerini yıllardır yakından takip ediyor.
AB’nin eski Doğu Bloku üyelerini içine aldıkça ‘Rusya’nın Avrupalılaşacağı’ stratejisi çerçevesinde NATO’nun bu yumuşamaya katkısını savunuyor. Benzer işbirliği Kafkaslar’da, Rusya - ABD, Gürcistan, Azerbaycan hattında geliştikçe bunun Türkiye - Moskova ilişkilerine çok olumlu yansıyacağına inanıyor.
NATO Komutanı’na, Irak’a ilişkin sorular yöneltildi ama operasyonla ilgili olanların tümü yanıtsız kaldı.
Çevik Bir’le toplantı sonrasında konuştuk.
ABD’nin, BM Güvenlik Konseyi’nden karar çıkartmadan ‘Irak’ı vurmayacağına’ ilişkin beklentisini dile getirdi. Ancak Başkan Bush kararlıydı. Türkiye bu süre içerisinde zaman kazanmaya çalışmalıydı.
Bir’e göre Saddam, ABD’nin harekata giriştiği noktada Körfez Savaşı’nda yapmadığı silaha sarılarak, kimyasal ve biyolojik başlıklı füze kullanabilirdi.
Ankara bu olasılığı dikkate alarak, savaş sonrası senaryolar kadar, öncelikle halkımızı koruyacak önlemleri almalıydı. Irak’ın toprak bütünlüğü ve Kuzey Irak’ta Kürt devleti oluşumuna izin verilmeyeceğine ilişkin kararlılık ‘ABD’li dostlarımıza’ iletilmeli ve Türkiye ‘savaş hali’ dahil tüm hazırlıkları yapmalıydı. Petrol bölgesinin geleceği de önemli.
Çevik Bir, BM onaylı bir harekata, son aşamada ‘ABD ile birlikte katılınılabilir’ görüşünde. Seçim telaşındaki liderler Irak konusunda ne düşünüyorlar. Öğrenebilsek fena olmayacak!
dsazak@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|