
|

Altyazılı aşklar geçidi
8. Avrupa Filmleri Festivali - Gezici Festival bu yıl 11 - 31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
ALİN TAŞÇIYAN
Bu yıl Atıf Yılmaz’ın 1966 yapımı, başrollerinde Sadri Alışık ve Ayla Algan’ın oynadığı "Ah Güzel İstanbul" ve Duygu Sağıroğlu’nun 1956 yapımı, başrollerini Fikret Hakan, Erol Taş, Selma Güneri ve Tuncel Kurtiz’in paylaştığı "Bitmeyen Yol" adlı filmlerinin yeni kopyaları basıldı.
T.C. Kültür Bakanlığı, Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı ve Europa Cinemas’ın katkılarıyla düzenlenen 8. Avrupa Filmleri Festivali, Avrupa’dan Aşk Filmleri bölümüne altı unutulmaz film seçti. Krzysztof Kieslowski’nin "on emir"i yeniden yorumladığı ünlü Dekalog’u kapsamında çektiği "Aşk Üzerine Kısa Bir Film", Claude Sautet’nin unutulmaz "Ayazda Bir Yürek"i, 1970 yılında Berlinale’de dört ödül birden kazanarak bütün dikkatleri yönetmeni Roy Andersson’un üstüne çeken "Bir İsveç Aşk Öyküsü" bu bölümde başı çekiyor. Yanı sıra, Claude Goretta’nın geçen yüzyılda geçen, farklı sınıflardan iki gencin aşkını konu alan "Dantelacı Kız"ında günümüzün en iyi kadın oyuncularından Isabelle Huppert’i henüz 22 yaşındayken üstlendiği rolde izlemek apayrı bir zevk.
Macar usta Istvan Szabo ikinci uzun metrajlı çalışması "Aşk Filmi"nde 1956 olaylarının ülke siyaseti gibi bireylerin de yaşamlarını nasıl kökünden değiştirdiğini pürüzsüz sinema diliyle anlatıyor.
Gezici Festival, "Penceredeki Kadın"ı da programa alarak François Truffaut’nun bugünlerde yeniden çok moda olan aldatma, ölesiye / öldüresiye sevme kavramlarına Fanny Ardant ve Gerard Depardieu’nün şahane kompozisyonlarıyla çoktan noktayı koymuş olduğunu bize hatırlatıyor.
Gezici Festival’in belkemiğini oluşturan Avrupa Avrupa bölümünde çoğu uluslararası festivallerde ödül almış, ünlü yönetmenlerin imzasını taşıyan 2001 - 2002 yapımı uzun metrajlı filmlerin Türkiye’deki ilk gösterimleri gerçekleştirilecek. Aki Kaurismaki’nin imzasını taşıyan "Geçmişi Olmayan Adam / The Man Without A Past" bu yılın ağır toplarından. Helsinki’deki evsizlerin yanına sığınan, belleğini yitirmiş bir adamın öyküsünü anlatan, zekice kotarılmış bu komedi Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü dahil üç ödül birden kazandı.
Jean-Luc Godard’ın 35 yıl sonra yeniden Paris’te çektiği "Aşka Övgü / Eloge de l’Amour", bizi hem aşkın büyüsüyle sarmalıyor hem de Amerikan karşıtı bir eyleme dahil ediyor!
Genç Arnavut yönetmen Fatmir Koçi, "Tiran Sıfır Yılı / Tirana Year Zero"da ülkesinin komünizm sonrası yaşadığı kaosu ve Avrupa’nın bakışını eleştiren mizahi tavrıyla Selanik Film Festivali’nde Altın İskender kazandı.
Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı kazanan "Kolya"nın yönetmeni Jan Sverak, yeni filmi "Mavi Dünya / Dark Blue World" ile Gezici Festival’de. Film, 2. Dünya Savaşı’nda ülkelerini Nazi işgalinden kurtarmak için İngiliz ordusuna katılan iki Çek pilotun aynı kadına aşık olmasını anlatan bir komedi. Seçkideki bir başka Çek filmi de Vladimir Michalek’in "Sonbahar İlkbahar / Autumn Spring"i.
Genç Macar yöntemen György Palfi de ilk uzun metrajlı filmi "Hıçkırık / Hicksöte bir banka oturmuş hıçkıran yaşlı adam imgesinden yola çıkarak bir köyde erkeklere karşı örgütlenen kadınların öyküsünü anlatıyor... Hem de diyalogsuz!
Ulrich Seidl’ın Venedik Film Festivali Jüri Özel Ödüllü "Cehennem Sıcağı / Hundstage", Avusturya burjuvazine yöneltilmiş acımasız bir eleştiri. Belgeselden gelen Seidl, gözlem gücünü meta ve para üzerine kurulu boş ve bencil bir yaşamdan kesitler sunmakta kullanıyor.
Eugenie Jansen Rotterdam’da Kaplan Ödülü kazanan "Yalnızlık Ülkesi / Tussenlandöda Hollanda’nın sömürgeci geçmişine yönelttiği eleştiriyi, Üçüncü Dünya sığınmacılarına kucak açmasıyla hafifletiyor.
"Bumerang" Dragan Marinkovic’in yeni Sırbistan’ı bir kafenin sakinleri aracılığıyla betimlediği, ülke sinemasının geleneğini sürdüren çılgın mizahıyla dikkat çeken bir yapım.
Festivalin "Sanatçı ve İktidar" bölümünde Istvan Szabo yirmi yıl arayla çektiği iki filminde de Nazi Almanya’sındaki sanatçı - iktidar ilişkini ve çelişkisini inceliyor: Oscarlı "Mefisto" ve geçen yıl ses getiren filmi, Nazi olduğu iddia edilen ünlü orkestra şefi Dr. Wilhelm Furtwagnler’i yaşamından bir kesit sunduğu "Taraf Tutmak / Taking Sides".
Gezici Festival’in programındaki Avrupa klasikleri özellikle genç izleyiciler için nimetten. Avrupa’nın En İyileri bölümünde bu yıl Luis Bunuel’in iki filmi birden, kateşizmi yerden yere vurduğu "Seni Sevmeyeceğim / Tristana" ve toplumsal gerçekçi "Ekmeksiz Toprak" var. Ingmar Bergman’ın kadınlara ağıt niteliğindeki "Çığlıklar ve Fısıltılar"ı yanında Goran Markoviç "Tito ve Benöde bizi Yugoslavya’nın Yugoslavya olduğu zamanlara götürüp eleştirel bir gezi yaptırıyor. Bertrand Blier’in "Ayrı Odalar"ında Alain Delon - Nathalie Baye ikilisinin sıra dışı aşklarına tanık oluyoruz.
"Arabulucu / The Go - Between" Joseph Losey’in yazar Harold Pinter ile ortak çalışması bir Viktoryen ahlak eleştirisi. Robert Bresson’un "Bir İdam Mahkûmu Kaçtı"sı, yönetmenin saf sinema anlayışının en iyi örneği.
Kısa İyidir bu yıl da uzun metrajlarla başa başa bir nitelik ve nicelikti. Avrupa Panoraması başlığı altında çoğu ödüllü 31 yeni kısa film izleyeceğiz. Avrupa Film Festivalleri Konfederasyonu tarafından oluşturulan Kısa Filmlerle Avrupa VII adlı programda sinema okulu öğrencileri tarafından çekilmiş sekiz kısa metrajlı film yer alıyor.
Festivaldeki bir başka toplu gösterim de 1919’da kurulan ve dünyanın en eski sinema okulu, şimdiki adıyla Rus Federasyonu Devlet Sinema Enstitüsü yani VGIK’ten geliyor. Eisenstein, Pudovkin, Romm gibi kuramcılarının öğretmenlik yaptığı okuldan Rus sinemasının ustaları mezun oldu. Bu toplu gösterimde Andrei Tarkovski, Nikita Mikhalkov, Andrei Konchalovski, Elem Klimov ve Irakly Kvirikadze’nin öğrenciyken çektikleri kısa filmler yer alıyor.
KÜLTÜR & SANAT


41 kereye az kaldı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Altyazılı aşklar geçidi
Gel de yazma!
İyi ki doğdun!
Karin’in kırıkları tene batacak
"Aşağılık duygumuzu aydınlar körüklüyor"
Umberto Eco ve ütopya
"Ben yalnızca insanı tanırım"
Nişantaşı görmeye değer!
Tehlikeli bir sergi
Kudretin simgeleri
Troya’ya unutulmaz bir yolculuk
Camla açılan yeni sayfa
"Bir fotoğrafla bahar olmaz"
Sözü olan fotoğraflar
Kadınlar, erkekler ve insan yasaları
Tiyatroda bir Yaşar Kemal klasiği
Bir oyun yaratamamak
Eskişehir’de festival vakti
İki kıtada blues
Fahir Atakoğlu memlekette
Ankara’da rock
Koca baskısına ‘yeter’
İKSV’nin yeni hasadı
Aşk, para ve suikast
Hındaroğlu Henek Bey
Hayat atölyesi
Bir "koreografik fırtına" ya da "sessiz diplomasi"
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|