22 Ekim 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Bir oyun yaratamamak

Necip Fazıl Kısakürek’in ilk kez 1937’de Muhsin Ertuğrul rejisiyle İstanbul Şehir Tiyatroları’nda seyirci karşısına çıkan oyunu "Bir Adam Yaratmak" neredeyse tam 70 yıl sonra yeniden aynı kurumda sahneleniyor.

     ŞEHNAZ PAK

     "Bir Adam Yaratmak" / Yazan: Necip Fazıl Kısakürek / Yöneten: Mahmut Gökgöz / Oynayanlar: Bora Seçkin, Ceren Enginsoy, Gül Akelli, Levent Üzümcü, Yılmaz Meydaneri, Mazlum Kiper, Müge Akyamaç.
     
     Bir Adam Yaratmak" neredeyse 70 yıldan sonra yeniden İstanbul Şehir Tiyatroları’nda. Oyunu sahneye bu kez Mahmut Gökgöz koyuyor. Oyunun sahnelen(e)me-(me)si üzerine yaşanan tartışmaların ardına bir de yazarın oğlu Mehmet Kısakürek’in genel provadan izlediği oyunu, beğenmeyip asıl metin ile hiçbir alakası olmadığından ötürü geri çekeceğini açıklamasıyla "Bir Adam Yaratmak"ın macerası iyice ilginç bir hal almaya başladı. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer’in "Noterden herhangi bir ihtar gelene kadar oyunu sahnelemeye devam edeceklerini" açıklamasıyla şimdilik ortalık durulmuşa benziyor.
     "Bir Adam Yaratmak", yazdığı oyun ile büyük bir üne kavuşan Husrev’in, piyesinin kahramanı ile aynı kaderi paylaşmak durumunda kalmasıyla girdiği bunalımı konu alıyor. Husrev ve kahramanının başına gelenler arasında yaşanan koşutluk sayesinde ortaya çıkan gerilimin odak noktasını psikoloji oluşturuyor. Bu bağlamda ağırlıkla psikolojik bir metin olan "Bir Adam Yaratmaköta, Husrev karakteriyle verilen, bireyin "yaşam" ve "ölüm" karşısındaki ikilemi en nihayetinde Allah kavramına bağlanıyor.
     Yönetmen Mahmut Gökgöz, dört saate yakın metni, budama yoluyla 1,5 saate indirmiş. Husrev’in yaşadığı buhranı psikolojik boyuttan sosyolojik düzleme taşımayı hedefleyen Gökgöz, aynı doğrultuda Tanrı kavramının da içini boş bırakmayı tercih etmiş. Ne var ki insanın varoluş sorunsalı üzerine söylecekleri olan metnin pek de titiz bir eksiltme sürecinden geçirilmediği gözlemleniyor. Bu eksiltmede özellikle de Tanrı kavramının içinin boş bırakılmasıyla zaten pek de sağlam temeller üzerine oturmayan metin, iyice güdükleşip, derdini anlatmaktan uzak bir oyuna dönüşmüş.
     Dramatik kurgusunun gücüne rağmen karakterlerin derinliği açısından zayıf bir metin olan "Bir Adam Yaratmaköta rol alan oyunculara çok iş düşüyor. Hele hele ilk andan itibaren bilinmeyen bir sıkıntıyı omuzlarında taşıyan Husrev’i canlandıran oyuncunun işi daha da zor. Husrev’i oynayan Bora Seçkin, yaşadığı psikolojik travmalar ve çektiği örtülü sevdanın pençesinde kıvranan bir aydının çıkmazını gerektiği gibi sahne üzerine taşıyamıyor. Seçkin’in, akıl ile delilik arasındaki ince çizginin bir yanından diğerine geçişlerde zayıf kaldığı gözlemleniyor. Mansur’da Levent Üzümcü’nün abartılı ve diğer bütün oyuncuların, Müge Akyamaç hariç, vasat yorumlarıyla "Bir Adam Yaratmak", sığ bir yapım olmaktan öteye gidemiyor.
     Rejinin, hikâyeyi zamansız ve mekânsız bir atmosfere taşıma isteği, Nurullah Tuncer’in dekor tasarımında soyut ve somut düzenlemelerin bir arada kullanımıyla dile getirilmiş. Kendi içinde tutarlı gözüken bu anlayışa eşlik eden Gamze Kuş’un kostüm tasarımındaki "kararsızlık", sözgelimi Selma’nın tessettüre yakın elbisesine açılan derin yırtmaçlar ve Mansur’a giydirilen gömlek, insanı yadırgatmıyor değil.
     
     İstanbul Şehir Tiyatroları (0212) 219 10 78
     




 KÜLTÜR & SANAT


41 kereye az kaldı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Altyazılı aşklar geçidi
Gel de yazma!
İyi ki doğdun!
Karin’in kırıkları tene batacak
"Aşağılık duygumuzu aydınlar körüklüyor"
Umberto Eco ve ütopya
"Ben yalnızca insanı tanırım"
Nişantaşı görmeye değer!
Tehlikeli bir sergi
Kudretin simgeleri
Troya’ya unutulmaz bir yolculuk
Camla açılan yeni sayfa
"Bir fotoğrafla bahar olmaz"
Sözü olan fotoğraflar
Kadınlar, erkekler ve insan yasaları
Tiyatroda bir Yaşar Kemal klasiği
Bir oyun yaratamamak
Eskişehir’de festival vakti
İki kıtada blues
Fahir Atakoğlu memlekette
Ankara’da rock
Koca baskısına ‘yeter’
İKSV’nin yeni hasadı
Aşk, para ve suikast
Hındaroğlu Henek Bey
Hayat atölyesi
Bir "koreografik fırtına" ya da "sessiz diplomasi"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet