
|

Aşk, para ve suikast
"Gavur" yapıyor. Basit, alışıldık bir mevzudan yola çıkıp, acayip sıkı bir seyirlik yapıyor. Kiefer Sutherland’lı, Dennis Hopper’lı, gerçek zamanlı "24", adama bunu dedirtiyor işte! Öyle böyle değil üstelik, her pazar ve her perşembe, bunu dedirtiyor! Yani, ilk gösterimlerinde de, tekrarlarında da!
ZEYNEP SIRMA
Konu hakikaten beylik. Yani alışıldık, bin yıllık, ısıt ısıt bitmez bir konu. Yani, suikast mevzuu. Aşk, para, iktidar motifli bir suikast. Hedefteki isme gelince; o; bir politikacı. Siyah bir politikacı ama. Başkanlık için yarışan David Palmer. Palmer’ı var gücüyle korumaya çalışan ise adamımız Kiefer Sutherland. Dizideki adıyla, Jack (DK) Bauer. Bauer’a karşılık kötü ajanlar da var yalnız. Teröristleri koruyan, kollayan, yani kullanan kötü ajanlar. Özetlersek, mevzu bu, işte. Haklı olarak bu noktada diyebilirsiniz ki, madem böyle, ne demeye bu tantana? Öyle ya, kimsenin ağzıyla kuş tuttuğu veyahut kuş kondurduğu mondurduğu yok. İcat yok, keşif yok, fezaya gitme yok, insanlığı kurtarma yok. Alt tarafı, bir televizyon filmi. Sizi ekrana zımbalayan, bir saat boyunca soluğunuzu kesen, yüreğinizi ağzınıza getiren, müziği, rejisi, oyunculuğu, senaryosu şahane, bir televizyon filmi. Nedir yani!
Bir değil, tam altı yönetmenin, 10’dan fazla da senaryo yazarının katkıda bulunduğu diziye dönersek: Olaylar, yerel saatle 4:00 P.M - 4:02’de, Victor Rovner adlı bir ajanın Kuala Lumpur’dan gönderdiği bir bilgi notuyla başlıyor. Ki, o sırada ajan Bauer problemli kızıyla - Kim’le - evinde tavla oynamaktadır. Anne Teri de bir köşede, bir şeyler çiziktirmektedir, vesaire. Vazife başına çağrılan anti - terör uzmanı Bauer’ı bekleyen suikasti 24 saat içinde önlemektir. (Zamanla yarış hadisesi). Ne var ki, suikast içeriden düzenlenmektedir. Anlayacağınız bir yerde, American Susurluk vaziyetleri.
Bu arada, asi kızı Kimberley evden kaçıp, kendi gibi asi arkadaşlarla felekten bir gece çalmaya gider. Bu sırada, Paris’ten havalanan bir uçakta yakışıklı ama pek sağlam pabuç görünmeyen bir fotoğrafçı hiçbir fevkaladeliği olmayan, hatta bir yanıyla safdil bile sayılabilecek bir kızla işi pişirmektedir. Derken kız, hepimizi dumura uğratıp, uçağı havada infilak ettirir, paraşütle aşağıya atlar. Meğerse, bütün atraksiyon sağlam pabuç gibi görünmeyen o yakışıklı fotoğrafçının kimliğini elde etmek, bir yandan da estetik operasyonla ona benzetilen suikastçiyi onun yerine geçirmek içindir. Tabii, biz sokaktaki insanlar için, terör ve suç aleminin bu akıl sır erdirilmez püf noktaları bir yerde absürd. Absürd mabsürd ama sürükleyici nitekim.
Her neyse, uzatmadan söylersek: Jack Bauer, sadece senatör Palmer suikastini önlemekle uğraşmayacak, aynı zamanda kaçırılan kızının da (aslında karısı Teri çoktan işin içine karışmıştır) izini sürecektir. Öte yandan, dizideki en büyük atraksiyon aslında, gerçek zamanlı oluşu. Yani sizin bir saatiniz, dizinin bir saatine denk. Daha da açarak söylersek, dizi 24 saatlik, yani 24 bölümlük. Bu arada, 2001’de ABD’de gösterilen, bol ödüllü (2002 Golden Satellite Awards, 2002 Golden Globe Awards) dizinin üç ayrı sonu olduğunu da söyleyelim. Biz hangisini izleyeceğiz bilemiyoruz ama sonlardan bir tanesi sadece DVD için hazırlanmış.
24’ün kadrosu Yazarlar
Robert Cochran
Joel Surnow
Micheal Loceff
Chip Johannessen
Howard Gordon
Andrea Newman
Virgil Williams
Larry Hertzog
Micheal S. Chernuchin
Maurice Hurley
Müzik
Sean Callery
Oyuncular
Kiefer Sutherland (Jack Bauer), Dennis Hopper (Victor Drazen) Mia Kirshner (Mandy), Leslie Hope (Teri Bauer), Sarah Clarke (Nina Myers) Elisha Cuthbert (Kim Bauer).
Yönetmenler
Stephen Hopkins
Winrich Kolbe
Bryan Spicer
Davis Guggenheim
Jon Cassar
Frederick K. Keller
KÜLTÜR & SANAT


41 kereye az kaldı
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Altyazılı aşklar geçidi
Gel de yazma!
İyi ki doğdun!
Karin’in kırıkları tene batacak
"Aşağılık duygumuzu aydınlar körüklüyor"
Umberto Eco ve ütopya
"Ben yalnızca insanı tanırım"
Nişantaşı görmeye değer!
Tehlikeli bir sergi
Kudretin simgeleri
Troya’ya unutulmaz bir yolculuk
Camla açılan yeni sayfa
"Bir fotoğrafla bahar olmaz"
Sözü olan fotoğraflar
Kadınlar, erkekler ve insan yasaları
Tiyatroda bir Yaşar Kemal klasiği
Bir oyun yaratamamak
Eskişehir’de festival vakti
İki kıtada blues
Fahir Atakoğlu memlekette
Ankara’da rock
Koca baskısına ‘yeter’
İKSV’nin yeni hasadı
Aşk, para ve suikast
Hındaroğlu Henek Bey
Hayat atölyesi
Bir "koreografik fırtına" ya da "sessiz diplomasi"
Yeni yayınlar
SAYFA BAŞI

|
|

|