
|

İsmail Cem ve sol
YTP lideri İsmail Cem’le CNN Türk’teki canlı yayından önce sohbet ediyoruz. Gazeteci değil miyiz? Bir zamanlar yol arkadaşları olan Deniz Baykal ve Kemal Derviş hakkında Cem’e sorular soruyoruz. Ekranlarda ne söylüyorsa, onların dışında tek kelime alamıyoruz!
Sadece bir ara "Benim Baykal’a verdiğim desteği kardeşi olsa vermezdi" deyiveriyor hemen noktalıyor:
- Hayır, siyasi konular dışında konuşmam!
Kemal Derviş hakkında da ‘özel’ hiçbir şey söylemedi.
Bu bir ‘beyefendi’ tavrıdır.
Gazeteciye, yazara, çizere bir şeyler fısıldayıp, "aman benden duymuş olmayın," diye ekleyen "dedikoducu" insan ve siyasetçi tipinden çok farklı bir kişilik...
***
YAYIN dışında Murat Yetkin, Cem’e İdris Küçükömer’i sordu. Solun büyük beyinlerinden İdris Küçükömer, siyasi hareketleri tabanlarına göre tasnif ediyor, mesela Kemalist CHP’yi ve İnönü’yü "sağ yanda", Serbest Fırka’yı ve Menderes’i "sol yanda" görüyordu.
İdris Küçükömer ve Kemal Tahir gibi isimleri çok iyi tanıyan İsmail Cem’in cevabı:
- İdris Hoca tabii ki çok büyük bir beyindi. Ama o sınıflaması, DP’nin falan gerici sayılması şeklindeki bir yanlışın aşırılığına karşı, yeni bir aşırı nitelemedir...
İsmail Cem’e göre "DP ilerici bir hareketti."
Çünkü kapalı geleneksel köylü ekonomiyi açmış, yeni yol ağıyla milli pazarı geliştirmiş, kitleleri söz sahibi yapmıştı. Ama DP solda değil, sağda idi...
Rahmetli Küçükömer benim de ufkumu açan düşünürlerimizden biridir. Ama sağ ve sol konusunda ben de Cem gibi düşünüyorum.
***
İSMAİL Cem, Türkiye’de merkez solun tarihini iki döneme ayırıyor:
- Ortanın Solu hem siyaseten, hem düşünce tarihimiz bakımdan bir dönüm noktasıdır. İnönü, seçkinci, devletçi bir anlayışı temsil eder. Ecevit’le birlikte sol halka daha yakın, halkın değerlerini ciddiye alan bir anlayış gelişmiştir; onun için de oy aldı...
Cem, ekranda konuşurken Ecevit’in şahsına nasıl saygı ifade ediyorsa, yayın dışındaki sohbetimizde de Ecevit’ten aynı saygıyla bahsetti.
Ortanın Solu hareketinin diğer düşünürlerini belirtirken Ecevit’in "birikimini, liderlik yeteneğini" övdü.
Kibarlığı ve rakiplerinin değerini de takdir etmesi İsmail Cem’i benim nazarımda daha saygın hale getirdi.
Gerçekten, siyasette yolların ayrılması, görüş ayrılıklarının olması, hatta ideolojik farklılıklar etik ve entelektüel değerleri ayaklar altına almaya yol açmamalı...
NOT: Sayın Emre Kongar’la tartışmayı kesiyorum; ilgi duyup izlemiş olan okuyucularımızın ve sosyal bilimcilerin takdirine bırakıyorum.
Kongar’a göre: Türk - Arap ilişkilerindeki gayretinden dolayı Özal gizli şeriatçıydı, Huntington da bunun teorisyeniydi! Sayın Kongar, Özal’ın ekonomik modernleşme ve Batı’yla ekonomik ve siyasi entegrasyon çabalarını, Huntington’un da Türkiye’ye esasen "Taşkent"i hedef gösterdiğini görmezlikten geliyor; tezini "doğrulayan" verileri seçiyor; "bütün"e bakmıyor. "Bütün kuğuların beyaz olduğunu ispat etmek için beyaz kuğuları saymak" tarzındaki bu metod anlayışı ile, karmaşık "bütün"ü tartışmanın yararına inanmıyorum.
t.akyol@milliyet.com.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|