22 Ekim 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Yeni yoksulluk ve değişen sosyal politika

"Eski yoksul"un modern yaşama katılma umudu vardı, "yeni yoksul"un yok. 1.2 milyar dolarla en yoksul 1.6 milyon aile açlıktan kurtarılabilir

     Bu köşenin sürekli okurları herhalde ezberlemişlerdir, çünkü defalarca yazdım. 2 yıl art arda Milliyet TIR’ıyla Anadolu’yu dolaştıktan sonra anladım ki bazılarımız için pek de önemi olmayan 5 - 10 milyon lira, yoksulluk sınırında yaşayan bir ailenin bir hafta boyunca aç kalmamasını sağlayabiliyor. Ya da ayda bir kez daha az lokantaya gitmekle, 3 - 4 aileyi bir hafta açlıktan kurtarmanız mümkün.
     Ben epeyce bir süre mikro finansla en yoksul kesime ulaşılabilmesi üzerine kafa yormuş, hatta mikro finansın mucidi, Bangladeş’teki Grameen Bank’ın yaratıcısı Prof. Muhammed Yunus’u Davos’ta bulup bu konuyu uzun uzadıya tartışmıştım.
     Yoksulluk üzerine Türkiye’de de son dönemde peş peşe ciddi araştırmaların yapılmaya başlanması, konu üzerine kafa yorulması çok olumlu bir adım. Umarız seçim sonrasında iktidara gelecek siyasilerimiz de konuya duyarlı yaklaşırlar.
     ODTÜ Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Sencer Ayata’nın geniş çaplı saha araştırmasına dayanan yoksulluk araştırmasını sizlere 3 gün boyunca geniş olarak aktarmaya çalışmıştım (6 - 7 - 9 Temmuz 2002).
     
Yeni yoksul ne demek?
     Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP’nin parasal desteğiyle Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Ayşe Buğra ve Prof. Çağlar Keyder tarafından gerçekleştirilen "Yeni yoksulluk ve değişen sosyal politikalar" konulu projenin anahatlarını ise şimdi aktarmaya çalışacağım.
     Yeni yoksulluk ne demek?
     Eski yoksulluktan farkı ne?
     Prof. Keyder’den öğrendiğimize göre çok özetle eski yoksulların umudu vardı, yenilerin yok diyebiliriz. Küreselleşme ve son 10 - 15 yılda güçlenen neo liberal dalga öncesinde, yoksulların modern yaşama katılma umudu olduğuna dikkat çeken Prof. Keyder, "Köyden kente gelenler önce enformel sektörde iş buluyor, bir süre sonra formel sektöre geçebiliyor, zaman içinde 2 göz oda da olsa ev sahibi olabiliyor, epeyce bir süre alsa da sonunda modern yaşamın bir parçası olabiliyordu. Bugün artık yoksulların böyle bir umudu kalmadı," saptamasını yapıyor.
     1945 - 75 arasındaki "muhteşem 30 yıl"ın ardından 80’lerde bir parçalanmanın olduğunu, istihdamın o güne kadar bilinen sektörlerden hizmetlere, bir anlamda da belirsizliğe kaydığını, üstelik sürekliliğini de yitirdiğini kaydeden Prof. Keyder, bu yeni koşullara uygun yeni sosyal politikaların geliştirilmesi ve umudunu kaybetmiş yoksullara güven verilmesi gereğine işaret etti.
     
Sadaka simsarlığı
     Prof. Ayşe Buğra ise Sosyal Yardım ve Dayanışma Fonu’nun (SYDF) başında bulunan eski Devlet Bakanı Hasan Gemici’den başlayarak belediyeler ve mahalle muhtarlarına kadar inen dikey bir araştırma artı İstanbul’da ailelerle yaptıkları yüz yüze görüşmeler sonrasında vardıkları sonucu şöyle anlattı:
     "•   Türkiye’de en yoksul kesime devlet, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları (STK) aracılığıyla belli ölçüde yardım yapılıyor. Ancak bu yardımlar sadaka simsarlığı şeklinde yürüyor. Belediyelerin ve STK’ların yardımları çoğunlukla aynı, SYDF’ninkinde de aynı yardım var. En kayda değer olan devletinki. Ama sistematize edilmemiş, keyfi.
•   Araştırmaya başlamadan önce çok önemsiz zannettiğimiz miktarlardaki paraların, aslında en yoksul kesim için çok hayati önem taşıyabileceğinin farkına vardık. Bugün Türkiye’de nüfusun en alttaki yüzde 10’luk bölümü, yani 1.6 milyon aile, sistematik olarak devletten ayda 100 milyon lira aldıkları takdirde güven duygusunu yeniden kazanabileceklerdir.
•   Saha çalışmalarından çıkarttığımız sonuca göre bir diğer önemli husus da ilk ve ortaöğretimde çocuklara bedava yemek verilmesidir. Çocuğun hiç değilse bir öğün karnını doyurabilmesi hem sağlığı hem de eğitimdeki başarısı için önemlidir."     
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İsmail Cem ve sol

Melih AŞIK
I love you hakem

Fikret BİLA
Ecevit’ten Bush’a: Artık karar ver!

Hasan CEMAL
Tayyip’in oyunuyla AKP’nin mektubu...

Güneri CIVAOĞLU
Irak kavşağında

Can DÜNDAR
Çok acele ucuz kana ihtiyaç var

Abbas GÜÇLÜ
Öğretmen atamaları kafa karıştırdı

Sami KOHEN
Amcaya mesaj...

Mehmet Y. YILMAZ
Açıklamayan namerttir!

Derya SAZAK
AKP, "Truva atı"mı?

Meral TAMER
Yeni yoksulluk ve değişen sosyal politika

Güngör URAS
Halkımız ‘çantacılar’ı seçmeye mahkum

Serpil YILMAZ
Atını atladı ve gitti

M. Ali BİRAND
Kuzey Irak'ı yine cezalandıralım mı?

© 2002 Milliyet