
|


‘Komplo’ diyen çok ‘Kim yaptı?’ diyen yok
Savcı Yüksel’i görevinden eden kaset için Adalet Bakanlığı bile ‘Komplo’ diyor. Ama ne savcılık ne emniyet olayın bu yönünü soruşturmuyor...
GÖKÇER TAHİNCİOĞLU, TOLGA ŞARDAN
Nuh Mete Yüksel’in, bir kadınla cinsel ilişkiye girerken görüntülendiği iddia edilen kaset yüzünden "kınama" cezası alması ve Ankara DGM Savcılığı görevine son verilmesi, büyük bir skandalı gözler önüne serdi. Adalet Bakanlığı’nın da aylar önce ortaya çıkan kaset hakkında "komplo" değerlendirmesi yapmasına karşın, savcılık ve emniyetin, bu konuda soruşturma açmadığı belirlendi. Yüksel’le ilgili komplo şöyle gelişti:
Kaset, Yüksel’e İstanbul’dan kargoyla gönderildi. Haziran başında Yüksel’i telefonla arayan bir kişi, Yüksel’in elindeki dosyalarla ilgili şantajda bulundu. Bu sırada, Yüksel tarafından açılan Fethullah Gülen davasına müdahil olan Çağdaş Eğitim Vakfı’na ilginç bir baskın düzenlendi. Vakıfta "2 PKK’lıya burs verildiği" iddiasıyla yapılan aramada, Yüksel’i bir kadınla ilişki sırasında görüntüleyen kasetlerin bulunduğu öne sürüldü.
NUR CEMAATİ İDDİASI
Yüksel, Milliyet’e böyle bir kasedin kendisine de gönderildiğini belirterek, "Kasedi izleyince şaşırdım. Kasetteki kişi bana benziyordu. Devletin savcısına şantaj yapmanın ne demek olduğunu hukukun tokadını yiyince anlayacaklar" dedi. Ankara DGM, 7 Haziran 2002’de kasedin yayınını yasakladı. Bir DGM kaynağı, Gülen hakkında dava açan ve irticai yapılanmaya ilişkin geniş çaplı bir soruşturma yürüten Yüksel’e, telefon açarak tehdit eden kişinin kendisini Nur Cemaati’nden birisi olarak tanıttığını iddia etti.
‘KABUL EDERSE...’
Ancak olayın üzerinden aylar geçmesine ve kasedin doğru olduğunun belirlenmesine rağmen, savcıya komployu kimin kurduğu konusunda bir soruşturma açılmadı. Yüksel’in önceki gün görevinden alınmasının ardından da savcılık ya da polis harekete geçmedi. Adalet Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkili, "Yüksel, olayın doğru olmadığını iddia ediyor. Biz ise gerçek olduğunu tespit ettik. Savcı doğru olduğunu kabul ederek, bunun bir komplo sonucu çekildiğini söylemediği sürece, komployu kimin yaptığının üzerine gitmek mümkün değil" görüşünü savundu.
‘Ben bunu hak etmedim’ 20 günlük rapor alacağı söylenen Nuh Mete Yüksel, bu sürenin ardından önce kararın yeniden incelenmesi için başvuruda bulunacak, sonra da karara itiraz edecek. Karara saygılı olduğunu belirten Yüksel, Milliyet’e yaptığı açıklamada, "Bunu hak etmedim. Bu kaset montajdı. Jandarma tarafından da montaj olduğu belgelenmişti. HSYK’nın kasedi kime incelettiğini bilmiyorum. Komplo olduğunu düşünüyorum. İrticai grupların komplosu olabilir. Müsterihim. Aynı büyük soruşturmaları bugün de hiç düşünmeden yaparım" dedi.
Eşime güveniyorum
Yüksel’in eşi Zerrin Yüksel’in de, yakın çevresine, "Kocama güveniyorum. O kaset montaj. Montaj olmasa bile böyle bir şeyden ceza verilir mi?" dediği öğrenildi. Merve Kavakçı, Fethullah Gülen, Milli Görüş, Hizbullah, Öcalan, Egebank gibi dev soruşturmalara imza atan Yüksel, halen Alman Vakıfları ve Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki soruşturmaları yürütüyor.
Soruşturma eksik mi? BELMA AKÇURA İstanbul
Asıl bu işi yapan ortaya çıkarılsın
MEHMET AĞAR (Elazığ Bağımsız Milletvekili - Eski İçişleri ve Adalet Bakanı): Bu soruşturma özel hayatın gizliliğini ihlaldir. Fevkalade yanlıştır; kim yaptı, nasıl yaptı, bunun ortaya çıkması lazım. Belli ki bu şahısa yönelik bir tertip. Umuma açık bir iş değil. İlgilendirse ilgilendirse kendi aile hayatını ilgiledirir. Bu kasetin, meslek hayatına yönelik bir tertip olduğu ortada. Bunu yapanın ortaya çıkartılması lazım. Soruşturma eksik. Ne için, ne amaçla böyle bir kaset çıkıyor? O kişinin de sorgulanması lazım. Bunun da bir yaptırımı olmalı. Bir adamın meslek hayatını küçük düşürmek için şantaj yapmaktan ayrı bir soruşturma açılmalıydı.
Kasedi temin eden soruşturulmalı...
Doç. Dr. FATİH MAHMUTOĞLU (Ceza Hukukçusu): Bu tür kasetler montaja çok açık olduğu için tek başına delil olamaz. Teknik inceleme, ilave başka verilerle desteklenirse delil niteliğine kavuşmalıdır. Bütün delillerin hukuka uygun bir biçimde elde edilmesi gerekir. Bu kasedin kendisi de ayrı bir soruşturma konusu olabilir. Disiplin soruşturmasında bile hukuka aykırı delillerin değerlendirilmemesi gerekir. Bu hukuka aykırılık, bunu temin edenler bakımından da mutlaka başka hukuksal sorumluluklar çıkarmalı.
Kasetteki kadın yabancı değilmiş Savcı Yüksel’i görevinden eden kasetteki kadının, yabancı uyruklu olmadığı ortaya çıktı. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) izlenen kasetteki kadının, Ankara DGM’de görev yapan bir zabıt kâtibesinin ablası olduğu belirlendi. Bu bilgi müfettiş raporunda da yer aldı. Bu kadınla günde 8 telefon görüşmesi yaptığı öğrenilen Yüksel, başka bir yere atanmayı talep ettiği dilekçesini de aylar önce, bu olayın duyulması üzerine yazmış. Soruşturmayı yürüten müfettişler, savcının iki kez ‘yer değiştirme’ ile cezalandırılmasını istedi. Ancak HSYK bu talebe uymadı ve Yüksel’in bu dilekçesini işleme koydu. HSYK’nın, komplo görüşüne ulaşması da müfettişlerin talebinin yerine getirilmesini engelledi.
Gölgeler incelendi Kaset, önce Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından incelendi ve "montaj" diye nitelendirildi. Ancak müfettişler bu incelemeyi "özensiz ve yetersiz" bularak kasedi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdi. Burada yapılan inceleme sonucunda kasedin montaj olmadığı yönünde rapor verildi. Üçüncü kurum da "montaj değil" raporu verince, HSYK’nın kararı ortaya çıktı.
Yanıt bekleyen sorular Olay kasette savcı Nuh Mete Yüksel’in cinsel ilişkiye girdiği kişinin DGM’de görevli bir zabıt kâtibesinin ablasının olduğunun anlaşılması, şu soruları akla getirdi:
Yüksel’in görüntülerinin komplo sonucu, gizli kamerayla çekilmesinde adliye personelinin de katkısı var mı? Adliye personeli ile savcı hakkında bu yönde bir plan yapan suç örgütlerinin ilişkileri ne düzeyde? Savcının gizli kamerayla görüntülenmesini planlayan suç örgütlerinin arasında başta Savcı Yüksel’in hakkında dava açtığı irticai örgütlerden birisi mi var? Adliye personeli, kasedin ortaya çıktığı ilk günden bu yana gerçekleri bilmesine rağmen olayı gizledi mi?
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Kayıhan İçel’den seks kasedi yorumu
Kişinin özel hayatına girmek doğru değil Kasedin içeriğinin ne derece doğru olup olmadığını saptamak ve hangi ortam içerisinde çekildiğini belirlemek lazım. Çekenlerin ve getirenlerin de ifadesinin alınması lazım. Her konuda ihbar var. İhbarı yapan kişinin ifadesini almak lazım. İhbar gerçek değil yalansa, o zaman ihbar eden kişinin durumu ne olacak? Özel hayatla ilgili bir konu bu. Bu tür kaset içeriklerinin o kadar ustaca montajı yapılıyor ki, önce bunu belirlemek lazım. Çok tarafsız yerlerde teknik inceleme yaptırmak lazım. Gizli hayata ya da özel hayata girmek doğru değil. Nereden bakarsanız bakın, özel haklara tecavüz anlamına gelir. Bir disiplin soruşturmasına belki neden olabilir ama bu suç teşkil eden bir davranış değil, mevzuatımızda böyle bir suç yok.
Yargıtay eski üyesi Yusuf Kenan Doğan:
Kasedi getiren soruşturulmalı Elde edilen delillerin hukuka uygun yollardan elde edilmesi gerekir. Özel hayatın gizliliği burada çok önemli. Böyle insanların onuruyla oynamak doğru değil. Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu’na göre hukuka aykırı yollardan elde edilen deliller hükme esas olamaz. Dolayısıyla bu kasedin önce soruşturulması gerekirdi. Bu konu kişinin özel hayatına girer. Böyle bir konuda hassas davranılması ve soruştur-madan önce kasedi getiren kişinin hangi yollardan bunu elde ettiğine bakmak gerekir.
İlginç bir iddia... Savcı Yüksel’in DGM’den alınmasına neden olan kasetle ilgili ilginç bir iddia ortaya atıldı. Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu, Kanal 6’da yaptığı açıklamada, Alman vakıflarıyla ilgili soruşturma yürüten Yüksel’le ilgili kasedin Alman istihbaratının çalışması sonucu ortaya çıkmış olabileceğini söyledi.
GÜNCEL


‘Komplo’ diyen çok ‘Kim yaptı?’ diyen yok
Kaçak elektrik katili kiralık çıktı
İBDA - C mahkûmu belediyede!
‘Yes-No’yu bilmek yetiyor!
Bu da Kürt muhafız kıtası
İntihar haberine son
Görme özürlüden ‘savaşa hayır’
44 genç kız, tarım ilacından zehirlendi
Yine kapkaç terörü
Uçakta protokol geçerli olur mu?
İspanyolca şarkıya dava yok
Peker: Mahkemede konuşacağım...
ABD, Kore gazisi Hakim’i arıyor
Uyum yasaları mı, uyum yasakları mı?
Bingöl Kiğı’da 4.8’lik deprem
80’lik dedeyi domuz diye vurdu
Askerin cinneti: 3 ölü
SAYFA BAŞI

|
|

|