24 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Aşk bazen de vazgeçmektir

Verdi’nin "romantik üçlemesi"sinin en son halkası olan "La Traviata" - diğer ikisi "Rigoletto" ve "Il Trovatore" - 17 yıl aradan sonra İstanbul’da seyirci karşısına çıkıyor.

     ŞEHNAZ PAK

     ‘La Traviata’ / Verdi / Yönetmen: Beppe De Tomasi / Dekor Tasarımı: Beppe De Tomasi / Kostüm Tasarımı: Serdar Başbuğ / Işık: Metin Koçtürk / Oyuncular: Otilya Aydın, Aytül Büyüksaraç, Nursel Öncül, Ayşe Sezerman, Bülent Külekçi, Hüseyin Likos, Gökhan Akyüz, Sedat Öztoprak, Eralp Kıyıcı, Kevork Tavityan
     
     Tepeden tırnağa zarafetin donattığı, her an kırılmaya aday hassas, güzel ve arzulu bir kadın olan Violetta, demi - mondain (Bir tür metres) tabir edilen sınıfa mensuptur. İçinde bulunduğu ışıltılı dünyanın aldatıcı güzellikleri arasında çılgın bir hayat süren Violetta vereme yakalanmıştır ve çok yaşamayacağını bilmektedir. Violetta bir akşam Paris’teki evinde verdiği görkemli yemeklerin birinde tanıştığı genç Alfredo’ya âşık olur. Aşkın kudretiyle, tutkunun görkeminde yaşadığı parıltılı dünyaya veda edip, genç âşığı Alfredo ile bir kır evinde yaşamaya başlar. Ancak bir süre sonra başgösteren parasızlığa bir de Alfredo’nun babası Germont’un oğlu hakkındaki endişeleri eklenince Violetta, son günlerinde tanıştığı gerçek aşktan ve yakaladığı mutluluktan vazgeçer. Üstelik de Alfredo’nun gözünde sahte bir âşık ve kötü bir kadın olmayı göze alarak.
     Verdi’nin "romantik üçlemesi"sinin en son halkası olan "La Traviata", diğer ikisi "Rigoletto" ve "Il Trovatore", 17 yıl aradan sonra İstanbul’da seyirci karşısına çıkıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde İtalyan yönetmen Beppe De Tomasi rejisiyle sahneye konulan "La Traviata"da orkestrayı Antonio Pirolli yönetiyor. Vielotta’yı Otilya Aydın, Aytül Büyüksaraç, Ayşe Sezerman ve Nursel Öncül’ün dönüşümlü olarak yorumladığı "La Traviata"nın başlıca rollerinde Bülent Külekçi, Hüseyin Likos, Sedat Öztoprak ve Gökhan Akyüz yine dönüşümlü olarak yer alıyor.
     Alexandre Dumas Fils’in (oğul) kaleme aldığı "Kamelyalı Kadın"ın cazibesine karşı koyamayarak - çünkü kendisinin de o sıralar beraber olduğu kadınla bu oyunun kahramanı kadının hayatı çok benzeşiyordu - "La Traviata" operasını besteleyen Verdi, bu eseriyle opera tarihinde de bir ilke imza attı. İlk kez, toplumun dışladığı, arzularının peşinde koşan hafifmeşrep bir kadının bir aristokratla yaşadığı aşk operaya taşınıyordu. Bu, o güne kadar hep gösterişli ve soylu hayatları sahne üzerine taşımış olan opera sanatı için bir devrim niteliği taşıyordu.
     Yönetmen Beppe De Tomasi eseri, 1850’lerden 30 yıl sonrasına 1880’lere taşımış. Tomasi, Visconti’nin daha önce Callas’la La Scala’da sahnelediği prodüksiyondan ilham aldığını söylüyor. Tomasi’nin "La Traviata"ya getirdiği yorumun temelini ise "flashback" oluşturuyor; "La Traviata’da birinci perdenin başındaki prelüdün ilk akordlarıyla dördüncü perdenin sonundaki akordlar aynıdır. Buradan yola çıkarak flashback fikriyle Violetta’nın adeta hayata tekrar dönüşünü canlandırıp aslında ebediyetini ve ölümsüzlüğünü kanıtlamak istedik. Alfredo’nun elinde günlükleri, anılarını tekrar tekrar sayfaları çevirerek okumasını dahi kullandık. Bu anlamda bir opera yapmaktan çok Alfredo’nun geçmişini ve anılarını tekrar tekrar gün ışığına çıkardık."
     Karanlık ve ürpertici bir atmosferin hüküm sürdüğü "La Traviata"da gösterişli balo salonu dekorunun sağ ve sol yanındaki iki dev anıt mezarı çağrıştıran görkemli ama soğuk sütunlar, eserin trajik hikâyesine büyük hizmet ediyor. Dekorlara da imza atan Tomasi’nin dekor tasarımındaki bu kasvete, Serdar Başbuğ’un özenli, etkileyici ve ışıltılı kostümleri eşlik ederken hoş bir kontrastlığın da birlikteliği sağlanıyor.
     
     İstanbul Devlet Opera ve Balesi: 0212 243 20 11
     




 KÜLTÜR & SANAT


Aşk bazen de vazgeçmektir
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Her yazar önce bir dil işçisi"
Şeytanın gör dediği...
"Budala" ile yeniden Dostoyevski
Deliler, şairler ve devrim
Taşınabilir sözlük
İki kutuluk külliyat girişimi
Akbank’a taze kan
İstanbul’dan Tuileries Bahçeleri’ne
Zamansız bir sergi
Necmi Zekâ ve diğer tanıklar
Sokakta plastik obje edası
"Aile gailedir!"
"Politik bir şey yapardım ama..."
Genç âşıkların zaferi
Tiyatroda sanat - demokrasi ilişkisi
Adrenalin fıskiyesi
Yılın en iyisi
Aya İrini’de Mozart ve Holst
Dört altın yıl
"İbrahim Tatlıses öldüğü an bitecek"
Rastlantılar ve mucizeler
Samatya ve Semaver Kumpanya
Hayat atölyesi
"Aldatma"nın bilimsel açıklaması
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet