24 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Rastlantılar ve mucizeler

"İşaretler", M. Night Shyamalan’ın doğaüstü güçlerle haşır neşir kendine özgü sinemasının son örneği.

     FERHAN BARAN

     "İşaretler / Signs" - Yönetim ve Senaryo: M. Night Shyamalan / Görüntü: Tak Fujimoto / Müzik: James Newton Howard / Oyuncular: Mel Gibson (Graham Hess), Joaquin Phoenix (Merrill Hess), Rory Culkin (Morgan Hess), Abigail Breslin (Bo Hess), Cherry Jones (polis memuru Caroline Paski), M.Night Shyamalan (Ray Reddy) / 2002 ABD yapımı, 106 dakika.
     
     Philadelphia’ya 45 mil uzaklıktaki Buck County’de bir çiftlikte yaşayan Hess ailesinin fertleri bir sabah uyandıklarında arazileri dahilindeki mısır tarlasında kusursuz şekillere sahip gizemli dev işaretlerle karşılaşır. Önceleri bunun komşunun serseri veletlerinin işi olduğunu düşünürler. Ne var ki çevredeki tuhaf olaylar bununla kalmaz. Köpekler huzursuzluk etmeye, saldırmaya başlar. Derken televizyondan, benzer şekillere (yönetmenin memleketi) Hindistan’dan başlamak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde rastlandığı ve uzaylıların dünyayı istila etmeye hazırlandığı haberleri duyulur.
     "Altıncı His" ve "Ölümsüz / Unbreakable" ile geniş bir hayran kitlesi edinen M. Night Shyamalan’ın gizem dolu son filmi, görünürde doğaüstü birtakım olayların küçük bir aile üzerindeki etkisini anlatıyor. Ancak girişteki kısa özetten beklendiği üzere "Kurtuluş Günü / Independence Day" tarzı bir çalışma değil bu. Saldırgan uzaylılar motifini yalnızca taşıyıcı bir öykü olarak kullanan film, talihsiz bir trafik kazasında sevgili karısıyla birlikte inancını da yitiren eski rahip Graham Hess’in gelişen olaylar ve beliren işaretlerin ışığında çıktığı kendi iç yolculuğu çerçevesinde ‘inanç’ı sorguluyor. Her şey bir rastlantı mıdır, yoksa bizleri koruyan ve kollayanın mucizeleri mi söz konusudur?
     Atmosfer yaratmaktaki bilinen ustalığıyla daha ilk plandan başlayarak izleyicisini kendine özgü gizemli dünyasına sokmayı başaran Shyamalan günümüzün en yetenekli sinemacılarından biri. Hess ailesini parçalayan acı olayı geriye dönüşlerle verişi de, Morgan ve Bo’nun okudukları kitaptan etkilenerek uzaylılardan korunmak üzere amcalarıyla birlikte kafalarına folyo kağıttan kukuletalar takması da, kendi halinde yaşayan, uzaylılar meselesini pek ciddiye almayan kasabalıların gülünçlükleriyle gerilimi dengeleyişi de son derece başarılı. Shyamalan’ın geniş kitlelere ulaşan çalışmaları, parçalanmış orta sınıf Amerikan ailesini merkez alması ve çocuk karakterlerin öykünün gelişiminde önemli katkısı olması nedeniyle Spielberg sinemasıyla birlikte anılıyor. Oysa, Spielberg’in dost uzaylılar temasını (E.T., Üçüncü Cinsle Yakın İlişkiler) ters yüz eden ve etkileyiciliğini gösterişli özel efektlerden almayan dingin sineması, örnek aldığını söylediği ustası Hitchcock’un tarzı ile çok daha benzerlik taşıyor. Nitekim, James Newton Howard’ın, üstadın değişmez bestecisi Bernard Herrmann’ın tınılarını taşıyan müziğinin eşlik ettiği jenerikle açılan "İşaretler", Hess ailesinin ("Kuşlarödan değil) uzaylılardan korunmak üzere kendilerini evlerine hapsettikleri bölümle Hitchcock’a saygı gösterisinde bulunmayı ihmal etmemiş.
     Amerikan sinemasının cesur yüreği Mel Gibson’ı acılı Graham’de kariyerinin en başarılı oyunlarından birinde izlediğimiz filmde, sahne oyuncusu Cherry Jones’un ("Fargo"daki Frances McDormand’ı hatırlatan) kısa ancak etkileyici polis memuru kompozisyonu ön plana çıkıyor. Filmlerinde gözükmeyi (Hitchcock gibi) seven Shyamalan ise bu kez işlevli yan rollerden birinde (kazayı yapan Ray) boy göstermiş.
     
Bunlar gerçek mermi!
     Paul Greengrass’ın tokat gibi çarpan filmi, 30 Ocak 1972’de Kuzey İrlanda’da yaşanan "Kanlı Pazar" olaylarını belgesel bir üslupla anlatıyor.
     "Kanlı Pazar / Bloody Sunday" - Yönetim ve Senaryo: Paul Greengrass / Görüntü: Ivan Strasburg / Müzik: Dominic Muldoon / Oyuncular: James Nesbitt (Ivan Cooper), Declan Duddy (Gerry Donaghy), Tim PigottSmith (general Ford), Nicholas Farrell (kumandan Patrick MacLellan), Gerard McSorley (polis şefi Frank Lagan), Kathy Kiera Clarke (Frances), Allan Gildea (Kevin McCorry), Gerard Crossan (Eamonn McCann),Mary Moulds (Bernadette Devlin), Joanne Lindsay (Mary Donaghy), Edel Frazer (Gerry’nin kız arkadaşı) / 2002 İngiltere - İrlanda yapımı, 110 dakika.
     
     1972 yılının başında Kuzey İrlanda’nın Derry şehrinde, İngiliz hükümeti ile Katolik topluluk arasındaki gerginlik had safhadadır. İşte bu ortamda ‘Sivil Haklar Derneği’ temsilcisi Protestan milletvekili Ivan Cooper, baskıcı hükümetin değişmesi, anti - katolik seçim ve ceza yasalarının yeniden düzenlenmesi taleplerini dile getirecekleri bir yürüyüş düzenler. Cooper düdüklü tencere gibi fokurdayan ortamı sakinleştirme çabası içinde oradan oraya koşturur. Ne var ki bir taraftan IRA’yı arkasına almış slogan atan gençler, hükümet görevlileri yangına körükle gitmeye baştan niyetlidir. Sakin başlayan yürüyüş, topluluktan ayrılan taşkın bir grubun güvenlik kuvvetlerini taşa tutmasıyla çığrından çıkar. Tek dertleri Derry’li asi gençlerin 200 - 300’ünü deliğe tıkmak olan komandoların (plastik değil) gerçek mermilerle karşılık vermesi üzerine ortalık kan gölüne döner. Çığrından çıkmış kinin ve nefretin neden olduğu olaylar, 13 masum insanın ölümü, 27’sinin de yaralanmasıyla sonuçlanır.
     "Mutluluğa Uçuş / Theory of Flight"ın yönetmeni Paul Greengrass’ın filmi, Don Mullan’ın "Eyewitness Bloody Sunday / Kanlı Pazar’ın Görgü Şahidi’ adlı kitabından yola çıkmış. Kraliçe’nin adamlarıyla IRA arasındaki 25 yıl süren çatışmaların tetiğini çeken o meşum 30 Ocak 1972 günü yaşananları dakika dakika anlatan film, tamamiyle kurgu görüntülerden oluşmasına karşın, bir dramatik belgesel üslubunda çekilmiş. Devingen omuz kamerası görüntüleri, sıçrayan kurgu ve bolca kullanılan kararmalarla son derece hızlı ve huzursuz bir anlatımı yeğleyen Greengrass’ın çalışması nefes nefese izleniyor. Özellikle yürüyüş öncesi hazırlık dönemi gerginliğinin başarıyla anlatıldığı film, olaylara ağırlık vermekle birlikte kişilerini küçük ama etkili fırça darbeleriyle çizmeyi başarıyor. "Kanlı Pazar", Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı Japon usta Miyazaki’nin animasyon çalışması "Spirited Away" ile paylaştı. Politik sinemanın son yıllardaki bu en tavizsiz örneğini belgesel sinema yapmak isteyen sinema öğrencileri özellikle kaçırmasın.
     
Bir kadın yaratmak
     Usta oyuncu Al Pacino’nun gözden düşmüş yönetmeni canlandırdığı "S1mOne", eğlence dünyasının cilalı imajlarıyla hınzırca dalgasını geçiyor.
     "S1mOne" - Yönetim ve Senaryo: Andrew Niccol / Görüntü: Derek Grover, Edward Lachman / Müzik: Carter Burwell / Oyuncular: Al Pacino (Viktor Taransky), Rachel Roberts (Simone), Catherine Keener (Elaine), Rachel Wood (Lainey), Winona Ryder (Nicola Anders), Jay Mohr (Hal Sinclair), Pruitt Taylor Vince (magazin muhabiri Max), Rebecca Romijn - Stamos (Faith), Elias Koteas ( Hank Aleno) / 2002 ABD yapımı, 117 dakika.
     
     Kariyerinde iki Oscar adaylığı bulunan bir zamanların şanlı şöhretli yönetmeni Viktor Taransky artık gözden düşmüştür. Çekmekte olduğu son filminin bitmek tükenmek bilmeyen kaprislerine yiğitçe göğüs gerdiği starı Nicola’yı, yönetmenliğine laf ettiğinde setten kovunca stüdyoyla başı iyice derde girer. Neyse ki eski filmlerinin sadık hayranı Hank Aleno imdadına yetişir. Beynindeki tümör nedeniyle ölmek üzere olan bilgisayar kurdunun bilgisayar ortamında yarattığı ‘Simulation One’ ya da kısaltılmış adıyla ‘S1mOne’, Taransky’nin yıldız oyuncu sorununu çözer. Kapris nedir bilmeyen, yönetmenin her dediğini harfi harfiyen yerine getiren ‘barbie’ misali yapay oyuncunun yer aldığı film umulmadık bir ilgi görür ve Taransky eski günlerine geri döner. Ancak tüm dünyanın sevgilisi haline gelmiş bu dijital ‘Pygmalion’un varoluşsal sorununu meraktan çılgına dönmüş medya ordusundan daha ne kadar gizleyebilecektir.
     "S1mOne" eğlence dünyası ve medyatik starlar üzerine hoş bir güldürü. Senaryosunu yazdığı "Truman Showöda mekânın gerçekliğiyle oynayan yönetmen Andrew Niccol, bu kez kişinin gerçekliğini kurcalıyor, sinema ve müzik dünyasının Madonna benzeri erişilmez tanrıçalarının cilalı imajlarıyla kendinden geçen yığınlarla hınzırca dalgasını geçiyor. Bu arada filmin kendi içinde de bir oyun söz konusu. Kanadalı manken Rachel Roberts’in (60’lar İngiliz ‘Özgür Sinema’ akımının ünlü oyuncusuyla yalnızca bir isim benzerliği) oynadığı Simone’un bilgisayar başındaki sahnelerinde gerçekten simülasyon bir kopya kullanılmış (nitekim son jenerikte Roberts’in değil dijital kopyanın adı geçiyor). Önümüzdeki hafta "Insomnia"nın suçluluk duygusuyla kıvranan uykusuz polisi olarak izleyeceğimiz Al Pacino’nun hemen her planında döktürdüğü film, "Truman"ın derinliğinden ve hüznünden uzak, daha hafif ancak (magazin gazetecisinin yıldızın kaldığı sanılan süitte kendinden geçtiği sahne gibi ) komik anlar içeren hayli eğlenceli bir çalışma. Gereksiz yere uzatılmış son bölümlerinde Hollywood aile filmleri ve romantik güldürülerinin klişelerine göz kırpar gibi olsa da, esprisini burada açık etmeyeceğimiz ‘chip’li final sahnesi çok gırgır.
     
     







 KÜLTÜR & SANAT


Aşk bazen de vazgeçmektir
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
"Her yazar önce bir dil işçisi"
Şeytanın gör dediği...
"Budala" ile yeniden Dostoyevski
Deliler, şairler ve devrim
Taşınabilir sözlük
İki kutuluk külliyat girişimi
Akbank’a taze kan
İstanbul’dan Tuileries Bahçeleri’ne
Zamansız bir sergi
Necmi Zekâ ve diğer tanıklar
Sokakta plastik obje edası
"Aile gailedir!"
"Politik bir şey yapardım ama..."
Genç âşıkların zaferi
Tiyatroda sanat - demokrasi ilişkisi
Adrenalin fıskiyesi
Yılın en iyisi
Aya İrini’de Mozart ve Holst
Dört altın yıl
"İbrahim Tatlıses öldüğü an bitecek"
Rastlantılar ve mucizeler
Samatya ve Semaver Kumpanya
Hayat atölyesi
"Aldatma"nın bilimsel açıklaması
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet