24 Ekim 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Taktik kriz

     Galatasaray son yılların en ağır Avrupa hezimetinin acısını bugün yaşamıyorsa, bunu sahada dolaşan meleklere, sonra da kalede Mondragon’a borçlu. Avrupa’nın sıradan takımı Brugge önünde, kalesinde sayısız gol pozisyonu yaşayan bir takımın bu sahadan puan alması olanaksızın ötesindeydi. Kendi alanında savunma blokunu bu kadar kalabalık tutan bir takımın böyle aciz durumlara düşmesi de Galatasaray’ın şaşkınlık veren yönlerinden birisiydi.
     Sahaya çıkan kadronun yetenekleri kısıtlı olunca kişisel hataların da çoğaldığı bu karşılaşmada, kalabalık savunma 90 dakika boyunca bir elek gibi gedikler verirken, Martens ve Verheyen gol kaçırma rekoru kırdı. Özellikle forvet sıkıntısı yüzünden orta sahadan hücuma çekilen forvete Martens hep son vuruş sıkıntısı yaşadı.
     Bu maçta sisteme ihanet etmeden (!) oynayan Terim, bu kez de adam tercihinde yanlışlar yaptı. Ayhan gibi bir orta alan oyuncusu ile Batista açığını doldurma şansına sahipken, bu oyuncuyu kenarda oturtması şaşırtıcıydı. Ayrıca gole ihtiyacı varken, Arif’i çıkarıp bu kez Ayhan’ı da alması bir başka hataydı. Hem sahada, hem de kulübede bu kadar çok hatanın bütünleşmesi Galatasaray’ı her yönden büyük sıkıntılara soktu. Hele devre arasında Felipe oyuna girince yanımda oturan Rıdvan Dilmen’in "Bu maç üç olur" tahmininin çok yerinde olduğu maç sonunda anlaşıldı.
     Ancak Galatasaray, mucizelerle birleşen şansına rağmen oyunda dengeyi bile yakaladı. Ama savunmadaki kişisel hatalar ve kurgu yanlışlıkları kaçınılmaz golü getirdi. Belçika takımı, belki de bir maçta ilk kez bu kadar rakip kaleci ile karşı karşıya kaldı. Ancak Mondragon, insanüstü çabası ile sahanın en çok direnen adamıydı. Terim maç sonunda Mondi’yi alıp, omuzlarında dolaştırmalıydı. Eğer o olmasaydı, Galatasaray değil üç gol, on üç gol yiyebilirdi. Çünkü bu kadar kötü futbolun başka hiçbir sonucu olamazdı.
     Galatasaray da, Terim ile birlikte ne yaptığını bilmez halde. Futbolcular tam bir taktik krizine girmiş durumda. Hatta takım, hocaları tarafından sistem kurbanı olarak ikiye ayrıldı. Sisteme ihanet için kullanılan futbolcular kulübede mahsun ve kimliklerini yitirmişler.
     Galatasaray’ın şu maçtan sonra silkinmesi, Herkesin aklına başına alması lazım. Yoksa işler kötü gidiyor. Bu maça kimse üzülmemeli, aksine sevinmeli.
     
     hozer@milliyet.com.tr


 SPOR


BU SEN MİSİN ?: 3-1
Haftanın Analizi
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
ÜLKER SÖKTÜ, ALDI: 65-63
1. Basketbol Ligi ilk yarı fikstürü
2. LİG
Hido’dan 10 sayı
Fenerbahçe’den derbi vurgunu: 1-3
SAVAŞ VE BARIŞ
AILTON TAMAM
ÇİRKİN SALDIRI!
Trabzon rotada
2 trilyonluk piyango
Tribün terörüne misilleme
Barça 2. turda: 1-0
Ringde iki yüz akı
Haber turu
Düdüklü tencere
Bu oyuna iyi sonuç
Kırk satır mı, bir Lorant mı
Eğitim standartı
Taktik kriz


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet