29 Ekim 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Referansı olmayan
bu pazara giremez

Taşı toprağı altın İstanbul’da amelelik yapmak bile zor. Ya kendi grubunuzu oluşturup bir bölge seçeceksiniz ya da nüfuzlu kişilerden onay alacaksınız

     BÜLENT ÖZDEMİR İstanbul

     İstanbul Mahmutbey’deki amele pazarındayız. Burada ekmek mücadelesi şafak sökmeden başlıyor. Hemen hepsi akraba ya da aynı köyden. Ellerinde iş elbiselerinin bulunduğu poşetlerle müşteri bekliyorlar. Günlük yevmiyeleri 10-25 milyon arası. Haftada ancak üç-dört iş alabiliyorlar. Dışarıdan kimseyi bölgelerine sokmuyorlar. Buralarda çalışabilmek için pazarın nüfuzlu kişilerinden onay almak şart. Ya da bu işi yapmak isteyen, kendi grubunu oluşturup bir bölge seçmeli. Mahmutbey’e Bitlisliler ve Samsunlular hâkim. Hepsi geçim derdinde, hepsinin hikâyesi ayrı bir dram.
     
     ‘NE AÇIZ NE DE TOK’
     Üç günlük evli olmasına rağmen şafak sökmeden pazara düşen Rafet Kazan, "Allah kimseyi pazara düşürmesin" deyip ekliyor: "Burası adamı ne aç ne tok koyar. Haftada üç iş alırsak ne mutlu bize..." Pazarın en gençleri olan amca çocukları Kenan ve Selim Yılmaz, önümüzdeki aylarda askere gidecek. Krizde işsiz kalan iki kuzen, akrabalarının çalıştığı bu pazara sığınmış. Her ne kadar akrabalık bağı güçlü olsa da müşteri kapma yarışında işler değişiyor. Gençler mecburen düşük ücretli işleri alıyor.
     
     2 SAAT İÇİN 5 MİLYON
     Kenan ve Selim’le konuşurken bir kamyonet yanaştı. Bir inşaata tuğla ve çimento çekmek için dört işçi gerektiğini söyledi işveren. İki saatlik işe 5’er milyon verecekmiş. "Sen de gel" dediler... Elimizdeki poşetle biz de atladık kamyonete. İnşaata gelince üstümüzü değiştirdik. Sonra tuğlaları üst katlara taşımaya başladık. "Sen fazla zorlama kendini, hamlarsın" dedi Selim. "Bu iş yazı yazmaya benzemez" deyip bir gün önce moloz taşırken yaralanan sırtını gösterdi.
     
Kaçakların işi zor
     YABANCI uyruklu kaçakların oluşturduğu amele pazarlarını da dolaştık. Özellikle Eminönü, Aksaray ve Zeytinburnu’nda çalışıyorlar. Her an polise yakalanma korkusu içindeler. Daha çok Irak, Romanya, Bulgaristan ve Moldavya’dan geliyorlar. Bir grup Iraklının yanına gidiyoruz. Türkçe bilenler çok zor şartlarda çalıştıklarını söylüyor.
     



 GÜNCEL


Referansı olmayan
bu pazara giremez

Bu masraflar tedavi için mi, tatil için mi?
SAT-1’e büyük baskı
‘SİNDİRELLA’ bilmece gibi!
Karısını yanlışlıkla kıtır kıtır "kesti"
Irak savaşı ekonomi için yıkım olmaz mı?
ABD’li gaziler ‘Hekim’e kavuştu


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet