29 Ekim 2002 Salı


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Cumhuriyet

     Bugün Cumhuriyet Bayramı.
     Kutladığımız ama üzerinde pek düşünmediğimiz Cumhuriyet’imizin 79. yılına giriyoruz.
     Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerinde yükseldiği üç temel taşı laiklik, üniter yapı ve demokrasidir. Bu üç temel direkten birini çekerseniz bu Cumhuriyet sarsılır, yıkılma tehlikesiyle karşılaşır.
     80 yıl boyunca bu üç direğin de örselendiği, kırılmak istendiği biliniyor. Çoğu kez laiklik ve üniter yapı karşıtlarının "rejim karşıtlığı" ortak paydasında birleştiklerini ve Cumhuriyet’e saldırıda iş ve güç birliği yaptıkları da biliniyor. Hele bunu yaparken demokrasinin olanaklarından yararlanmaları etkilerini daha da artırıyor.
     20. yüzyılı ayakta tamamlayabilmiş nadir devletlerden biri olan ve temelleri Atatürk tarafından atılmış bulunan Cumhuriyet’imiz ve karşılaştığı, karşılaşacağı tehlikeler üzerinde durup düşünmek gerekiyor.
     Demokratik, laik Cumhuriyet’in korunması sadece askerlerin görevi ve sorumluluğu değil. Onlardan daha fazla siyaset kurumunun görevi ve sorumluluğu. Demokratik laik Cumhuriyet’i korumak, geliştirmek başlıca amaçları olmalı. Oy için, iktidar için laiklik karşıtı, üniter yapı karşıtı akımları taklit etmek düşebilecekleri en büyük hatadır. Ki bu hatanın yaygın şekilde yapıldığını bugün gözleyebiliyoruz.
     Siyaset, ne pahasına olursa olsun oy almak değildir. Göz göre göre Cumhuriyet’in temellerine dinamit döşemek değildir. Bunu yapanları taklit ederek, onlara şirin görünerek güç toplamaya çalışmak değildir. Tam aksine siyasi mücadeleyle Cumhuriyet’in temellerine dadanmış bu akımları etkisiz kılmak, halk desteğinden mahrum edebilmektir. Demokrasinin araç, Cumhuriyet’in hedef tahtası olmadığını kanıtlamaktır.
     Cumhuriyet’in altını oyanlara alkış tutanlar, bunu demokrasinin gereği gibi sayıp gösterenler, çağdaş demokrasiyi, demokratik, laik Cumhuriyet’i, anlamayan veya anlamak istemeyenlerdir.
     Anlamak istemeyenlerin amaçları bellidir. Anlamayanlar ise aymazlık içindedirler...
     
     fbila@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Cumhuriyet ve partisi

Melih AŞIK
Savaşa doğru

Fikret BİLA
Cumhuriyet

Hasan CEMAL
En büyük bayram, 29 Ekim kutlu olsun!

Güneri CIVAOĞLU
Değişecek

Can DÜNDAR
Avrupa’dan kopmayacağız

Abbas GÜÇLÜ
Eğitim konusunda partiler ne vaat ediyor? (2)

Sami KOHEN
Mutlu ve umutlu olmak günü...

Derya SAZAK
Putin’in utancı

Meral TAMER
AKP ve CHP’ye: Okul kitapları bedava olsun

Güngör URAS
Onuncu Yıl marşı ile kutluyoruz

Serpil YILMAZ
Vaat bile edemiyor değil mi?

M. Ali BİRAND
Atina, Türkiye'nin lokomotifi oldu...

© 2002 Milliyet