30 Ekim 2002 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 


BELGELER

AB- KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ
KOPENHAG KRİTERLERİ



Erdoğan’ın kadınlarla buluşmasından izlenimler...
Şık ve âşıktılar...

     SERPİL YILMAZ

     Neredeyse yarım gün içinde seri bir kararla Mydonose Showland’de "Cumhuriyet ve Kadın" şöleni düzenleyen AKP, salonu varoşlardan gelen yoksul kadınlarla değil, şık giyimli partizanlarla doldurmuştu.
     Kiminin türbanı vardı, kiminin başörtüsü, kiminin röfleli saçları.
     Al bayrakla ampul, iki elde toplumsal konsensusu arayarak dalgalanıyordu.
     Atatürk’ün yanındaki şapkalı kadınların resmedildiği davetiye de basılmıştı, bu kısa aralıkta; Muazzez Abacı ve AKP’li Adnan Şenses de, KKTC’deki programlarını yarıda kesip soluğu İstanbul’da almışlardı.
     Soru yönelttiğim kadınların ağızlarına parti disiplini hâkimdi, sözler seçmeceydi. Partili kadına tercihini sorduğumda, "Özal gibi" diyordu, tabandan kadınlarsa, yoksulluk ve yolsuzluk üzerine yoğunlaşıyor, türban sorununa parmak basıyordu.
     İl yönetimindeki kadınların çoğunun işi gücü vardı, bir adım öncesi İstanbul Belediyesi’nde çalışanlara rastladım.
     Son 10 yıldır aynı parti türevine oy veriyordu, öncesi DSP ve MHP olanlar gibi içlerinde ANAP’a oy verenler de bulunuyordu.
     AKP varoşların partisi mi? Bu soruya doğru yanıt verebilmek için, "İstanbul’a hizmet götürdük" sözünü iyi yorumlamak gerekiyor. Hizmet varoşların orta sınıfını yaratmış, ekonomik refah aktarmış.
     "İşsizim" diyen kadın görmedim. Yüksekokul mezunu olanların sayısı az değildi, sosyal ve ekonomik statüde eksikleri kalmamış; başlarına geçirdikleri örtüyle sunulan onurlu kadın kimliğini de pek sevmişlerdi.
     
Peygamber ilahisiyle girdi
     Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye girerken söylenen ilahiyle salona giren Tayyip Erdoğan, onların yanı başındaki insandı ve ona biraz da Mahsun Kırmızıgül muamelesi yapmaları şaşırtıcı değildi. Cumhuriyet Bayramı’na yakışır siyah takım, beyaz gömlek geleneğini öne çıkaran Erdoğan, bu duygu selini karşılayacak romantizmi sunuyordu. Mikrofonu eline alıp Abacı ile hiç tereddütsüz "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısını söylüyor, ev ödevlerini geriye sayım yaparak veriyordu: 5, 4, 3, 2, 1! Yakın ışığı!
     Salonda başbakan adayının kim olabileceğinin işareti de veriliyordu: Abdülkadir Aksu!
     



 SİYASET


Başbakanı ben seçerim
‘Yüksel kasedi montaj’
Ecevit’ten gözünü ayırmadı
BAYKAL: ALNIMIZ AK
Sağcılara para, solculara mazeret!
Özkök: Irak siyasi otoriteyi ilgilendirir
İşte seçmen testi
Şık ve âşıktılar...
Kocanızı kötü yoldan döndürün
Madalyalı Vali Çakır
Okul kapısında kelepçe vurulan kızlar olmayacak
İsmail Cem: Benzerimiz yok
SEÇİME DOĞRU


 SAYFA BAŞI 




© 2002 Milliyet