
|

"Alfabe"
İki üç yıl önce dost hatırına bir "Alfabe" yazmıştım. Alfabe, pedagogların alanı içindedir, hiçbir yazı adamının aklından bile geçmemiştir bir Alfabe yazmak... Benimki de bir rastlantı sonucu, Alfabe’nin resimlerini daha önceden çizmiş olan ressam Sadi Pektaş’ın hatırına oldu.
Bizim Alfabe, sanırım 2 baskı yaptı; sonra da unutulup gitti arada. Öyle ki, benim dahi belleğimden silindi her harf için neler yazdığım.
***
Geçen pazar TÜYAP’ın Kitap Fuarı’nda bir konuşmam vardı. Fuara gittiğimde, dost bir kitabevinin tekrar yayımladığı Alfabe’nin yeni baskısını gördüm. Bu kez resimlerini 25 yaşındaki Gözde Bitir çizmişti.
Ağzımda garip bir gülücükle sayfaları çevirirken, şaştım kaldım neler yazmış olduğuma.
***
A harfi için şunları yazmışım:
Arslan A ile başlar,
Araba A ile, Armut A ile,
Ayva A ile...
A ile başlar yeryüzündeki
beş kıta bile;
Asya A ile, Avrupa A ile,
Afrika A ile,
Amerika A ile, Avustralya
A ile...
Kimbilir daha ne kadar sözcük
başlar A ile, biter A ile...
Ah aman, şu Alfabe ne bitmez
çile!..
***
İ harfine de, Nazım Hikmet’in "İstanbul’dan Mektup"unu koymuşum:
Sana bir müjdem var:
Okumayı öğreniyor tembel
oğlun,
epey söktü kerata:
tut, koş, kitap, kalem, çanta...
Mükemmel değil mi?
Her harfi bir şeye benzetiyor:
A bir evmiş,
B göbekli bir adam,
T bir keser,
***
S harfi için de şunları yazmışım:
Severim
Seversin
Sever
Severiz
Seversiniz
Severler
***
Ş harfine Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın "Şişeler" şiirini koymuşum:
Çocuğun biri
Uykusuzsa
Mavi bir şişe alıyor eline
Bir kaşık
Uykusunu içiriyor öğretmen.
Çocuğun biri
Çok konuşuyorsa
Kırmızı bir şişe alıyor eline
Bir kaşık
Susmasını içiriyor öğretmen.
Çocuğun biri
Anlamıyorsa
Yeşil bir şişe alıyor eline
Bir kaşık
Anlamasını içiriyor öğretmen.
***
U harfine de şunları yazmışım:
Uçuçböceği, uçurtma, uçak,
uydu, ufuk, uzay, uçan daire...
Uçsuz bucaksız...
Oktay Rıfat’ın şiiri:
Uçaklar
Uçaklar gelecekmiş
Korkum yok benim.
Kağıt gemilerim
Kurşun askerlerim hazır.
Zaten bunlar bozulursa
Babam yenilerini alır.
***
Y harfi de şöyle:
Yalan:
"Yalan kadar insanı alçaltan bir şey yoktur"
Çehov (Rus yazarı)
Yara:
"Dost yarası yaraların en derinidir"
Shakespeare (İngiliz ozan)
Yaş:
"Yaşın büyümesiyle budalalık eksilmez"
Hebbel (Alman ozan)
Yaşamak:
"Çok yaşamak elimizde değil, fakat adımızı yaşatmak elimizdedir"
Cenab Şehabeddin
Yol:
"Hiçbir yol aşılamayacak kadar yüksekten geçmez"
Andersen
(Hollandalı masal yazarı)
***
Ve Z harfinde şöyle bitiyor bizim Alfabe:
At, ot derken başında,
Z’ye kadar uzandık.
Alfabe savaşında,
Zaferi biz kazandık.
***
Bizim Kitap Fuarın’ındaki konuşma, "Değersiz önemlileröle, "Önemsiz değerliler" üstüneydi.
Gerek maraton yarışı, gerek 29 Ekim provaları, gerek parti mitingleri yüzünden İstanbul’un yolları büyük oranda kapalı olduğu halde; bizim dinleyiciler, beklemediğim bir çoğunluktaydı ve aralarında 4. kuşaktan olanlar da az değildi...
Karşılaştığım "kalite" yüksekliği ve bizim Alfabe’nin yeni baskısıyla, çoktandır unuttuğum bir yaşam sevinci dolaştı yüreğimde...
Sizlerle de paylaşmak istedim bunu...
c.altan@prizma.net.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|