03 Kasım 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Sözüm meclisten dışarı...

     Nasreddin Hoca’ya:
     - Hoca, vaktiyle sen, demişler; "eski Ay’ları ne yaparlar" diye sorduklarında, "kırpıp kırpıp yıldız yaparlar" demiştin. Peki, eski politikacıları ne yaptıklarını da söylesene?
     Hoca:
     - Onları da, demiş, henüz kırpıyorlar. Sanırım daha sonra sıradan vatandaş yapacaklar...
     ***
     Bu da, eski bir Yunan düşünüründen alıntı bir İtalyan fıkrası:
     Bir İtalyan politikacısı:
     - Bütün İtalyan politikacıları yalan söyler, demiş.
     İtalyan politikacısı doğru söylemiş.
     Madem İtalyan politikacısı doğru söylemiş; öyleyse bütün İtalyan politikacıları yalan söylemiyormuş demek ki...
     İtalyan politikacılarından biri, yalan söylemediğine göre; demek ki "hepsi yalan söyler" diyen İtalyan politikacısı da yalan söylemiş.
     O İtalyan politikacısı da yalan söylediğine göre; demek ki, gerçekten bütün İtalyan politikacıları yalan söylüyormuş. Öyleyse İtalyan politikacısı doğru söylemiş.
     Doğru söylediğine göre, demek ki hepsi yalan söylemiyormuş. Hepsi yalan söylemediğine göre, demek ki o da yalan söylemiş. O da yalan söylediğine göre...
     Eee yeter be...
     Biraz da siz düşünün, İtalyan politikacıları yalan söyler mi, söylemez mi?
     ***
     Bir gün acemi bir berbere, tek kollu bir müşteri gelmiş. Berber adamı tıraş ederken, suratında kesmedik bir yer bırakmamış. Sonra da, durumu laf kalabalığına getirmek için:
     - Daha önce de gelmiş miydiniz bizim kufaör salonuna, demiş.
     Suratı, ustura kesintilerine yapıştırılan küçük pamuk parçalarıyla dolu müşteri:
     - Yok, demiş, hiç gelmedim. Kolumu bir trafik kazasında kaybetmiştim.
     Bu fıkra, "günün önem ve anlamıyla" hiç ilgisi olmayan bir fıkra. Zaten onun için yazıldı.
     ***
     Bazen olmadık saatlerde elektrikler kesiliveriyor. O sırada asansörde kalmışların Tanrı yardımcısı olsun.
     Bizdeki yaygın avuntu edebiyatına sığınırsak:
     - Böyle şeyler en gelişmiş ülkeler de bile oluyor.
     Vaktiyle Amerika’daki Sinsing Cezaevi’ni incelemeye gelen uzmanlar, feryat figan canhıraş çığlıklarla karşılaşmışlar.
     Cezaevi yetkilileri:
     - Efendim, demişler, ters bir günde geldiniz. Bir idam cezası uygulanıyor da...
     Aradan on beş dakika, yarım saat, derken bir saat geçmiş. Çığlıklar arttıkça artıyormuş.
     Uzmanlar:
     - Elektrikli sandalyeyle uygulama, bu kadar uzun sürmez, demişler.
     Yetkililer:
     - Haklısınız, demişler, ancak elektrikler kesildiğinden, uygulama mum aleviyle yapılıyor.
     ***
     Bir başka berber fıkrası...
     Yaşlı bir berber, mesleki deneyimlerini anlatıyordu:
     - Efendilerine, amirlerine, liderlerine sadık müşterileri hemen anlardım; onları tıraş etmek çok daha kolay olurdu.
     - Nasıl yani?
     - Başlarını sürekli sallamaya alışık oldukları için, ben sabunla fırçayı tutardım; onlar başlarını sallayarak sabunlanırlardı.
     ***
     Son fıkra...
     Adamın birinin sakalı tutuşmuş. Karşıdan bunu gören biri, koşarak yanına yaklaşmış:
     - Affedersiniz, demiş, sigaramı yakabilir miyim?
     
     c.altan@prizma.net.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Sözüm meclisten dışarı...

Melih AŞIK
Londra’da pide

Fikret BİLA
Demokrasi kültürü

Hasan CEMAL
Bir parti, bana öylesine bir hayal çizdi ki!

Güneri CIVAOĞLU
Tek bir oy

Can DÜNDAR
Keşke...

Abbas GÜÇLÜ
Seçim, seçim, seçim

Mehmet Y. YILMAZ
Temel’in biri bir gün...

Hasan PULUR
Kıssadan hisseyi siz çıkarın!

Derya SAZAK
Yeni toplum düzeni

Meral TAMER
Türkiye yollarında bir virtüöz

Ece TEMELKURAN
Renkli çocukların renksiz ülkesi

Tamer HEPER
Asıl sorun güven meselesi

Osman ULAGAY
Ekonomide her şey yeni iktidara bağlı

Güngör URAS
"Elim kırılsaydı" sendromu

Serpil YILMAZ
Oy verdik işimiz başladı

© 2002 Milliyet