03 Kasım 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Demokrasi kültürü

     Bugün seçim var. Seçmen ülke yönetimine şekil verecek. Tercihini ortaya koyacak.
     Seçim kampanyaları Türkiye’de demokrasi kültürünün giderek yerleştiğini ve geliştiğini gösteriyor.
     Seçim meydanlarında farklı partilerin bayraklarını yan yana görebiliyoruz. Kimse kimsenin kampanyasını baltalamaya çalışmıyor. Meydanlar sırayla demokratik bir olgunluk içinde partilerden partilere teslim ediliyor.
     Aynı meydandan veya aynı caddeden geçen seçim konvoyları birbirlerini saygı ile selamlıyorlar. Partili gençler arasında kavga dövüş yaşanmıyor. 20 - 25 yıl öncesinin taşlı sopalı, tabancalı tüfekli, küfürlü kavgalı seçim kampanyaları yok artık.
     Bu tablo, Türk demokrasisinin ulaştığı olgunluk ve zenginlik açısından sevindirici. Daha 20 yıl önce gençlerini sağ - sol çatışmalarında yitirmiş bir toplum olarak bu olgunluğu, bu zenginliği özenle korumalıyız. Demokrasinin en sağlıklı yol olduğunu gelecek nesillere de öğretmeliyiz.
     Seçim kampanyalarında son birkaç seçimdir gözlemlediğimiz karşılıklı anlayışa dayalı bu görüntü seçim sonrasında da korunmalıdır. Demokrasi kültürü koalisyon kültürü ile de güçleniyor. Türkiye’de siyasi partiler eskiye oranla koalisyona, uzlaşmaya çok daha yatkın hale geldiler. Bu da Türk demokrasisinin yapısını güçlendiren diğer bir faktör.
     Yarından sonra siyasi partilere düşen seçmenin tercihine uygun iktidar ve muhalefeti oluşturmak olmalıdır.
     Demokratik yapıyı güçlendirmede Türkiye’nin önemli eksiklerinden biri yönetime katılmanın sadece seçimden seçime oy kullanmak biçiminde algılanması. Oysa sivil toplum kuruluşları, seçimi beklemeden de yönetime katılabilmeli, onu yönlendirebilmeli. Alınacak kararlarda, çıkarılacak yasalarda vatandaş sivil toplum örgütleri aracılığı ile tercihlerini yansıtabilmeli. Denetimini sadece sandıktan sandığa değil, seçimler arasındaki süreçte de gerçekleştirebilmeli. Siyasi partiler de bunu kolaylaştırmalı, katılımcılığı teşvik etmeli.
     Böylece demokrasi günlük olarak da yaşama geçirilebilmeli sandıktan sandığa hatırlanan bir mekanizma olmaktan çıkarılmalı.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Sözüm meclisten dışarı...

Melih AŞIK
Londra’da pide

Fikret BİLA
Demokrasi kültürü

Hasan CEMAL
Bir parti, bana öylesine bir hayal çizdi ki!

Güneri CIVAOĞLU
Tek bir oy

Can DÜNDAR
Keşke...

Abbas GÜÇLÜ
Seçim, seçim, seçim

Mehmet Y. YILMAZ
Temel’in biri bir gün...

Hasan PULUR
Kıssadan hisseyi siz çıkarın!

Derya SAZAK
Yeni toplum düzeni

Meral TAMER
Türkiye yollarında bir virtüöz

Ece TEMELKURAN
Renkli çocukların renksiz ülkesi

Tamer HEPER
Asıl sorun güven meselesi

Osman ULAGAY
Ekonomide her şey yeni iktidara bağlı

Güngör URAS
"Elim kırılsaydı" sendromu

Serpil YILMAZ
Oy verdik işimiz başladı

© 2002 Milliyet