03 Kasım 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Türkiye yollarında bir virtüöz

Fazıl Say: "Çalışırken de, konser verirken de büyük bir enerji üretimi söz konusu bizim için. Yoktan enerji var etmemiz gerekiyor"

     Gazetedeki çalışma masamda önce ünlü kemancımız Cihat Aşkın’ın kapak olduğu Andante dergisini buldum. Aradan bir hafta bile geçmeden bu kez dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say’ın kapak olduğu VW Magazin’i masamda beni beklerken bulunca, bilgisayarımın başına oturup bu keyfi sizlerle paylaşmak istedim.
     Andante, Açık Radyo’da program yapan 29 yaşında müziksever bir gencin, Serhan Bali’nin klasik müzikseverlere armağanı. Şimdilik 2 ayda bir çıkıyor. Umarız kalıcı olur.
     
     VW Magazin’in kapağı
     Fazıl Say’ı kapak yapan VW Magazin, adından da tahmin edebileceğiniz gibi Doğuş Otomotiv’e ait bir şirket dergisi. Belki daha önce de gönderiyorlardı, ama Fazıl’ı kapağında görünceye kadar masamda kısa sürede birikiveren dergi - kitap yığınları arasında dikkatimi çekmemişti.
     Doğuş Otomotiv, Fazıl’la birlikte çok önemli bir projeye imza attı: Türkiye yollarında bir virtüöz. İlk durakları Samsun, ikincisi Edirne’ydi. Seçim öncesi gündemimiz çok yoğun olduğu için maalesef ikisine de gidemedim. Bir sonraki Gaziantep’te, dördüncüsü Adana’da... Mutlaka birine gidip Fazıl’ı hem üniversite öğrencileriyle söyleşi yapıp piyano çalarken, hem de halka konser verirken izleyeceğim. Fazıl yüreğini gençlere ve Anadolu’daki müzikseverlere açma fırsatı bulurken, aynı zamanda 8 - 10 yıl sonrasının Andante türü dergilerine de potansiyel müşteri yaratıyor.
     VW Magazin’de Fazıl’la yapılmış söyleşiden de küçük bir bölüm aktarmak istiyorum sizlere. Virtüözlerin nasıl bir gerilim altında yaşadıklarını göresiniz diye. Seçim karamsarlığını üzerinizden atıp dünyaya bambaşka bir açıdan bakasınız diye:
     
     Dünyadaki rekabet
     "Çalışırken de, konser verirken de büyük bir enerji üretimi söz konusu bizim için. Yoktan enerji var etmeniz gerekiyor. Sonra da o enerjiyi pozitif olarak müziğe dönüştürmelisiniz. Dünya potasında rekabet halinde yüzbinlerce klasik müzikçi var. Onların arasından sıyrılmak, en iyilerinden biri olmak ve bunu yıllarca sürdürmek... Bunun için sürekli yeni projeler, yeni fikirler üretmek zorundasınız. Hatta bazen devrimler yapmak zorundasınız. İç dünyanız müthiş derecede zengin olmalı. Onu enerji ve performansa dönüştürmeyi başarmalısınız. Zor bir hayat. Hele dünya rekabeti, işin en ciddi tarafı. Bir şehrin en iyi müzisyeni olabilirsiniz. Ama önemli olan, 300 şehirde yılın en iyi konserini vermek."
     
     Yoktan var ediyor
     Soru: Böyle büyük bir yükün altına girebilmek için, beslendiğiniz bir takım damarlar olmalı...
     Say: Hayır, enerjiyi yoktan var etmek zorundasınız. Birileri o işler için var, boş olanı doldurmak için. Biz öyleyiz. Güzel bir yemek yemek, çocuğunuzla vakit geçirmek size elbette enerji verir. Ama bu tamamı değil elbette. Kimse çocuğuyla oynadı diye Mozart’ı en iyi yorumlayan müzisyen olamaz. Bağlantı az. Boş hücreden yola çıkıp, kendi vücudunu volkanik dağ yapmaya dayanıyor her şey.
     
     Yılda 110 konser
     Soru: Yetenek nereye düşüyor bu denklemde?
     Say: Yetenek olmadan hiçbir şey olmaz. Doğallık gerekli. Ama bahsettiğim şey, doğalın üretime ve performansa dönüşme süreci.
     Soru: Pekiyi ya çok çalışmak?
     Say: Çok çalışmak işin sırrı; ama çalışmayı seven insana "çok" gözükmez zaten.
     Soru: Yılda 110 konser vermek, çok ağır bir çalışma temposu demek. Bunaldığınız zamanlar olmuyor mu?
     Say: Bu benim yaşam tercihim, oksijenim. Sıkılmak söz konusu değil. Zevk duyduğum için yapıyorum.
     
     mtamer@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
Sözüm meclisten dışarı...

Melih AŞIK
Londra’da pide

Fikret BİLA
Demokrasi kültürü

Hasan CEMAL
Bir parti, bana öylesine bir hayal çizdi ki!

Güneri CIVAOĞLU
Tek bir oy

Can DÜNDAR
Keşke...

Abbas GÜÇLÜ
Seçim, seçim, seçim

Mehmet Y. YILMAZ
Temel’in biri bir gün...

Hasan PULUR
Kıssadan hisseyi siz çıkarın!

Derya SAZAK
Yeni toplum düzeni

Meral TAMER
Türkiye yollarında bir virtüöz

Ece TEMELKURAN
Renkli çocukların renksiz ülkesi

Tamer HEPER
Asıl sorun güven meselesi

Osman ULAGAY
Ekonomide her şey yeni iktidara bağlı

Güngör URAS
"Elim kırılsaydı" sendromu

Serpil YILMAZ
Oy verdik işimiz başladı

© 2002 Milliyet