
|

Bırakın eski kalıpları...
Televizyonlarda, basında yine tanıdık isimler kendilerini göstermeye başladılar.
Türkiye’nin gerçek sahiplerinin sadece kendileri olduklarına inanmışlar. Sanki laiklik teknisyenleri gibi konuşuyorlar. Gözlerini aça aça, AKP’nin takiyye yaptığını, anayasayı değiştireceğini, başı açık kadınları kör testereyle keseceklerini (!) anlatıyorlar.
Birden içimi sıkıntı bastı.
"Yeter" diye bağırmak geldi içimden. "Lütfen, kısa bir süre için nefes alın. Durun, bekleyin ve bu adamları deneyin. Bıkmadınız mı, yıllardır aynı kalıplar içinde kalmaktan, sıkılmadınız mı?" diye haykırmak istiyorum.
Nedir bu telaş?
AKP’liler bu ülkenin laik sistemini değiştiremezler. Böyle bir şeye kalkıştıkları zaman karşılarında sistemi savunan bizleri bulacaklardır. Sivil toplum örgütlerini bulacaklardır.
Biraz olsun kendimize güvenelim.
Korkular içinde yaşamayalım.
Kötü niyetli iseler, bizleri aldatmak istiyorlarsa yakın zamanda anlarız.
Üstelik, adamlar da farklı davranma niyetinde olduklarını söylüyorlar. Güven kredisi verelim.
Kendi kendimizi germeyelim.
Dikkatli olalım, izleyelim ve yardımcı olalım.
Unutmayalım ki, onlar da şaşkın durumdalar. Onlar da ne yapacaklarını, bu kadar büyük sorumluluğun ne anlama geldiğini yeni yeni düşünüyorlar. Değerlendiriyor ve yollarını çiziyorlar.
AKP (93’teki ANAP gibi) çizgisini şimdi saptamaya başlayacaktır. Zira İslamcı oyun yüzde 10-15’i geçmediğini, büyük bölümünün farklı yönlerden glediğini kendileri de biliyor.
Merkez parti olup Türkiye’yi uzun yıllar yönetmek mi isteyecekler, yoksa tabanlarındaki azınlık dinci baskıya dayanamayıp kendilerini radikalleştirecekler mi? İkinci yolu seçerlerse kaybederler, birinci yol ise hem onları hem ülkeyi rahatlatacak.
Herşey Tayyip Erdoğan’ın tutumuna bağlı...
* * *
RAHATSIZLIK KIBRIS’I ERTELEMEMELİ Nihayet Rauf Denktaş’tan iyi haberler gelmeye başladı. Bir ara korkmuştuk. Ona ihtiyacımız var. Onsuz Kıbrıs’ta çözüm bulunamayacağına inananlar arasındayız. Tüm katı tutumuna rağmen, Denktaş gerçekçidir. Türkiye’nin potansiyelini, nereye kadar dayanabileceğini çok iyi bilir.
Kıbrıs sorununda tarihi bir dönemece yaklaşırken, Denktaş’ın rolü daha da önem kazanıyor. Rahatsızlığının bugünlere rastlaması belki bir talihsizlik sayılabilir, ancak Türk tarafının bu durumu müzakereleri ertelemek için bir gerekçe gibi de kullanmaması gerekir.
Bazı haberlere göre, Ankara’daki eğilimin bu yönde olduğu söyleniyor. Kıbrıs bir devlet sorunudur. Kişilere bağlı bırakılamaz. Denktaş olmadığı taktirde Kıbrıs çözümsüz mü kalacak?
Üstelik, elden ayaktan düşmemiş, melekelerine sahip, kafası gayet iyi işleyen bir liderin geçici bir rahatsızlığının alkasına saklanmanın sorumluluğunu bu topluma kimse anlatamaz.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
SAYFA BAŞI

|
|

|