
|

Hadi gelin gülelim hep beraber, kah kah kah...
Son 70 - 80 yıllık, gerek "politika", gerek "medya" vitriniyle ardiyesini doğru dürüst tarayan pek kimse çıkmadı nedense...
Oysa "Son 80 yılda politikacı yalanları" diye bir sözlük yapılsa; havai fişekleri benzeri, binbir albenili renklerle süsleniverir aktüalite...
Sade o kadar mı?
"Son 80 yıldaki gazete manşetleri ve yorumlar" diye de bir "seçme" yapılsa...
Denizsiz, plaj taklidi bir kumlukta, su kayağı yapıyormuş gibi görünme özlemlerinin, harika kahkahaları çıkar ortaya...
***
Bir de "Basında hamaset başlıkları" adlı, taze karikatürlerle süslenmiş bir albüm yayımlansa...
Sonra yine taze karikatürlerle süslenmiş, bugünkü bütçenin damıtılmış şemaları...
Seçim kampanyaları sırasında; Adalet Bakanlığı’nın, bütçeden binde 8’lik bir pay aldığına kimse değindi mi?
Bir TV kanalındaki açık oturumda, sadece İstanbul eski Baro Başkanı Avukat Turgut Kazan değindi...
Kendisine verilen yanıtlar, afyon yutmuş sıçan yellentisi gibiydi:
- Maalesef çok az...
- Maalesef bütçenin imkanları yüzünden...
- Yargıçlarımızın fedakarlığını inkar edemeyiz...
***
Bir de TCK’nın şu ünlü 159. maddesine bir bakın:
"Türklüğü, Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisi’ni, hükümetin manevi şahsiyetini, bakanlıkları, devletin askeri veya emniyet muhafaza kuvvetlerini veya adliyenin manevi şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif edenler bir seneden altı seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır."
***
Örneğin siz:
- Bu ne biçim devlet yahu, böyle devlet mi olur; dediniz...
Derhal boylarsınız ağır ceza mahkemesini...
Sözlerinizin bir "eleştiri" mi, yoksa bir "hakaret" mi olduğuna; yargı karar verecektir. Ama siz yargı kararına kadar, tutuklu olarak da yatabilirsiniz cezaevlerinde...
***
Şimdi daha sıkı durun:
"Madde 160 - ...159’uncu maddenin birinci fıkrasında beyan olunan hususlar hakkında takibat yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlıdır."
***
Bir kez bizim Ceza Yasası’ndaki ünlü 159. madde, "insan haklarıyla, hukukun evrensel ilkeleri"ne aykırı...
Ama uygulanmakta olan bir yasa...
Peki, yasalar karşısında vatandaşlar eşit değil midir?
Hayır değildir.
TCK 159. maddesi; Adalet Bakanlığı’nın, uygulanmasına izin verdiği vatandaşlar hakkında uygulanır, izin vermediği vatandaşlar hakkında uygulanmaz...
***
159. maddeden ağır ceza mahkemelerine düşmüş kalemlerle, mahkum olmuş kalemlerin de, sayısını bir bilen yoktur Türkiye’de...
İşte efendim, "Cumhuriyet ilke ve inkılapları doğrultusunda", 21. yüzyılı da bizler böyle karşılıyoruz.
Ve hem Avrupa Birliği üyesi olmak istiyoruz; hem de bazen efelenip posta koyuyoruz:
- Daha fazla ödün istemeyin, adaylıktan vazgeçebiliriz, vs...
***
Bizim Türk Ceza Kanunu’nun, hangi Ceza Yasası’ndan aşırı esinlendiği ve bazı maddelerinin de aynen kopya edildiği, hiç gündeme geliyor mu?
Bas bas bağırıp duruyoruz:
- Yaşasın demokrasi...
Yaşasın da...
Ancak bazı şeyleri, tekrar tekrar gündeme getirmekte de yarar var.
Bizim Türk Ceza Kanunu, Mussolini’nin faşist ceza yasasından esintilidir. Ünlü faşist hukukçu Alfredo Rocco’nun düzenlediği maddelerden bazıları da, aynen alınmıştır.
***
Daha ne yakası açılmadık garip konular var bizim demokrasimizde...
Örneğin, hayatında bir kez olsun tiyatroya gitmemiş olan belediye başkanları; çoğunlukta mı, azınlıkta mı Türkiye’de?
***
Türkiye’de bir yazı emekçisi olmak...
Hadi gelin gülelim hep beraber, kah kah kah...
c.altan@prizma.net.tr
SAYFA BAŞI

|
|

|