09 Kasım 2002 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



CHP neden gümbür gümbür olmadı?

     Türkiye seçime gidiyordu. Ama tarih henüz belli olmamıştı. Mayıs ayının ikinci yarısıydı. 15 gün içinde 14 kent dolaşmış, siyasetin nabzını tutmaya çalışmıştım.
     Gittiğim şehir merkezlerinde yerel politikacılarla değil, daha çok sokaktaki adamla temas etmiş, siyasal partilerin ne durumda olduklarına bakmıştım. Her duraktan günü gününe Milliyet’e yazdığım izlenimlerin nihai özeti şuydu:
     AKP kesin geliyordu.
     DSP çökmüştü.
     ANAP kötü gidiyordu.
     MHP seçmeni AKP’ye kayıyordu.
     DYP muhalefette olmanın avantajıyla durumu idare eder gözüküyordu. Bu arada, neredeyse her gittiğim yerde iki isim, İsmail Cem’le Kemal Derviş fazlasıyla kulaklara çalınıyordu.
     CHP’ye gelince...
     Canlanma süreci içindeydi. Son seçimlerde Ecevit’in kalesi olan Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, İzmir gibi yerlerde seçmen yeniden CHP’ye dönüyordu. Ancak, kimilerinin iddia ettiği gibi CHP gümbür gümbür iktidar yürüyüşüne çıkmış bir parti görüntüsü vermiyordu.
     Ve eski bir soru işareti sıkça ifade ediliyordu:
     Deniz Baykal...
     CHP lideri Baykal’ın ismi birçok yerde CHP’nin yükselişini frenleyici bir faktör olarak geçiyordu.
     Yazılarımda bunu da belirttim.
     CHP’nin gümbür gümbür gelmediğini yazınca, aleyhimde gümbür gümbür bir kampanya açıldı. Baykal hariç bütün Genel Merkez yöneticileri, patrona kadar giden fakslarla benden yakındılar, beni suçladılar.
     Üstünde durmadım.
     Seçim araştırmalarında da durum farklı değildi. CHP’nin baraj sorunu olduğu anlaşılıyordu. Oyları yüzde 7 - 9 arasında gidip geliyordu.
     Gidişi Kemal Derviş değiştirdi.
     Derin CHP’liliği ağır basıp Cem yerine CHP’yi tercih edince, CHP anketlerde yükselişe geçti. Ama sonra yüzde 16 ile 18 arasında takıldı. CHP kurmaylarına gelince, bu anketleri kendilerini sevmeyenlerin bir marifeti olarak görmeye devam ettiler.
     Bu arada, 1999 seçimlerinden sonra 3 Kasım’ı da en doğru tahmin etmiş olan Tarhan Erdem o günlerde bana "Yüzde 18’i öpüp başlarına koysunlar" demişti.
     Sonuç, yüzde 19 oldu.
     Gümbür gümbür olmadı.
     Ve kulaklara sık çalındı:
     "Baykal’a rağmen CHP!"
     "Baykal olduğu için hayır!"
     Bu ülkede 1977 genel seçimleri dışında bin yıldır toplam yüzde 30’dur sol oy havuzu. Bunun ancak yüzde 19.4’ünü alabildi CHP.
     Neden?
     Halbuki, oy bölecek rakibi kalmamıştı CHP’nin. DSP neredeyse sıfırlanmıştı. Türkiye tarihinin en ağır ekonomik kriziyle yoksullaşmış, işsizlik patlamıştı. Merkez sağdaki partiler, başta ANAP olmak üzere inişteydiler.
     Üstelik CHP parlamento dışındaydı. Halkı canından bezdiren politikalarla herhangi bir ilgisi de yoktu. Başta lideri Baykal olmak üzere sicili gerçekten temiz bir partiydi.
     Bu uygun koşullarda, bunca yıldır muhalefette bulunan sol iddialı bir parti, yüzde 30’luk sol oy havuzundan ancak yüzde 19.4 oy alabilmişse, bu bir başarı sayılabilir mi?
     Sanmıyorum.
     Yüzde 30’un 11’i ne oldu? Yoksulun oyu neden CHP’ye değil de AKP’ye gitti? Genç oylar neden CHP’ye gelmedi?
     Neler sayılabilir frenleyici faktör olarak? Baykal... Partinin program ve söylemi... Örgütlenme anlayışı... Örneğin, seçim kazanmaktan çok kurultay kazanmaya dönük bir örgüt yapısı... Parti yönetiminin toparlayıcı olamaması...
     Uzatmak yersiz.
     CHP bugün yeni bir fırsat yakalamış durumda. Baykal’ın deyişiyle post modern anlayışla muhalefet tarzını olumlu bir yönde değiştirdiği görülen CHP’nin şimdi kendini yenilemesi gerekiyor.
     Bu konuya ve yakın geçmişine komplekssizce yaklaşıp başarılı olabilirse, yeniden gerçek bir iktidar adayı haline gelebilir. İngiltere’de Blair’in İşçi Partisi’nin, Fransa’da bir zamanlar Mitterrand’ın Sosyalistleri’nin ve Almanya’da Sosyal Demokratlar’ın muhafazakar iktidarlar karşısında yıllarca muhalefette kalıp ciddiyet ve sabır ile çalışıp nasıl iktidar oldukları malum...
     CHP neden başaramasın?
     Muhalefet anlayışını değiştirdiği görülen Sayın Baykal, parti anlayışını da değiştiremez mi?..
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Başbakanlık sorunu

Çetin ALTAN
Hadi gelin gülelim hep beraber, kah kah kah...

Melih AŞIK
Irak ve Türkiye

Fikret BİLA
Akçakoca’nın itirazı

İpek CEM


Hasan CEMAL
CHP neden gümbür gümbür olmadı?

Güneri CIVAOĞLU
Baykal’dan Terim’e...

Yasemin CONGAR


Can DÜNDAR
Asr-ı ihanet

Abbas GÜÇLÜ
ÖSS, YÖK, AKP ve unutulan gençlik

Hurşit GÜNEŞ


Nail GÜRELİ


Sami KOHEN
Savaş olasılığı zayıflıyor

Mehmet Y. YILMAZ
İlk aşk mektubumun hazin sonu...

Meliha OKUR


Tuncay ÖZKAN


Mustafa ÖZYÜREK


Hasan PULUR
Hükümetlerin başarı karnesi

Derya SAZAK
Ilımlı İslam senaryosu

Meral TAMER
Evet yeni bir sol parti, hemen şimdi!

Ece TEMELKURAN


Tamer HEPER
Anayasa nasıl değişir

Osman ULAGAY


Güngör URAS
ABD’de pişer bize de düşer

Serpil YILMAZ
SPK, ‘Tombala’ diyecek

M. Ali BİRAND
Baykal çok doğru yapıyor

© 2002 Milliyet