14 Kasım 2002 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Arşimet ve Terim

     Herhalde maçın 41. dakikasında Baliç’in kaçırdığı gol Galatasaray’ın bu sezon Avrupa’daki kaderini karanlığa gömen bir dakika olarak her zaman hatırlanacak. O dakikada De Boer’in inanılmaz hatası ile buluşan Baliç, kalecinin bile şaşkınlıkla yerinde mıhlandığı anda bomboş durumda topla içeri girmesi gerekirken, balta ayağı ile vurunca, takımını kendi ligine mahkum etti.
     Peki Galatasaray bu maçı hak etti mi ? Kesinlikle hayır. Aksine her türlü sonucun yadırganmayacağı yenilgiyi almaya hak kazandı. Galatasaray’daki karanlık futbolun üzerinde ışıldayacak tek yıldız yoktu. O pozisyon içinde Baliç’e kızmanın anlamı yok. Çünkü sadece Baliç değil, tüm oyuncular kafa olarak bu tip mücadelelere hazır değiller. İnanç yok. Keyif yok. Arzu yok. Tüm bu nitelikleri taşıyan kulübedeki teknik heyet de baştan aşağıya 90 dakika yanlışlarla doluydu. Arşimet’in bile başaramayacağı bir kadro bularak sahaya çıkaran Terim’in bu takımda Cihan’ı, Baliç’i, hele hele Pinto ile Sarr’ı neden oynattığını açıklaması gerekir. Rakip şeker gibi. Seyirci desen keza öyle. Şehrin gürültüsünden kaçıp, maça gelmişler. Kafalarını dinliyorlar. Hiçbir baskı yok. Galatasaray biraz dirense bayrak çekilecek. Hatta maçtan sonra tebrik bile edecekler. Ama sahada, sadece tek parça halinde kurtulmayı düşünen, profesyonel gururlarını bir kenara bırakan, düşünme ve oynama yeteneğini kaybeden bir Galatasaray vardı.
     Kulübedeki imparatorun olumsuz ve umutsuz görüntüsü futbolcuya herşeyi ile sirayet etmişti. Böylesine önemli bir maçta Galatasaray’ın hangi taktik anlayışla sahaya çıktığını anlamakta güçlük çektik. Yığınla hatanın yapıldığı maçta gelen ikinci gol bu sezon görmeye alışkın olduğumuz tipik korner golüydü. Acaba hoca, bu kadar çok korner golü yiyen bir takıma, ‘Kardeşim dikkat et’ demez mi? Belli ki dememiş. Neyi dediğini de merak ediyoruz. Adana ve Fenerbahçe maçlarının en diri adamı olan Arif’i kulübede bırakmak, Ayhan’ı oynatmamak hangi futbol bilgisinin ürünü, bunu da merak ediyoruz.
     Sonuçta her şey bitti. Bu gruptan çıkamadık. Hep söylüyoruz. Şu aynaya bakın artık. Ama ayna kırık. Ya da bakacak hal yok. Hâlâ herkes kayıtsız. Hâlâ herkes sorumlu arıyor. Oysa sezon başından bu yana bakarsanız sorumlular da belli. Birilerinin çıkıp bu işe dur demesi gerek artık.
     
     hozer@milliyet.com.tr
     



 SPOR


AMİRAL BATTI: 3-1
At yarışları
AVRUPA LİGLERİ
ÜLKER SÜPER: 93-84
2. LİG
Mehmet ikide kaldı
Aslan’ı, Güneş çarptı: 3-0
Kartal tek yumruk
ATİNA'DA GERİLİM
OPERASYONA DEVAM
Trabzon’da kavga
TUR İÇİN 3 DEFA
Denizlispor siper aldı!
Moskova’da vals: 2-0
İlk raunt tamam
Fedail Güler bakanlık müşaviri
Dünya turu
Kazanmayı unutmak
Elveda Avrupa
‘Çıt çıkarmadan’
İlkleri unutulmaz kılmak
Arşimet ve Terim


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet