
|

Milli değerlerimizi harcamayalım
Haydi, spor medyasında bu çok geçerli diyelim... sporculara, özellikle futbolculara övgü de, yergi de abartılıyor! Diğer taraf çok mu tutarlı ki? Siyasilerimiz, bürokratlarımız da aynı tür değerlendirmelerin kahramanları değil mi? İşte Fatih Terim, işte Recep Tayyip Erdoğan! Üç ay öncesinin imparatorunu düşünün bir, bir de şu günler çıkan saldırıları, salvo ateş yazıları! Sonra gelin RTE’ye... Seçim öncesi hakkındaki davalar ortalara dökülmüştü, iktidarı alınca hiçbiri unutulmadı ama bilgisayarlarda kayboldu!
Bırakalım siyasetçileri bir kenara, erteleyelim bu konuyu. Spor dünyamıza dönelim. Gencecik çocukları övgü sözcükleri ile şişirip balon gibi göklere uçuruyorlar... sonra, sonra bir fiske ile balon söndürülüyor! Bir oyun kötü oynasın kafi!
Övenler şimdi yeriyor! Fatih Terim için üç ay öncesine kadar yazılıp çizilenleri unutmak mümkün mü? Tökezleyince bütün bu övgüler buzun üzerine yazılmış gibi bir günde siliniverdi! Yahuu, durun adamın yetenekli yükseliş trendi belli. Şampiyonluğu unutan Galatasaray’ı dört yıl Türkiye şampiyonu yaptı. Yetmedi, UEFA Kupası’nı kazandırıp ülkesinin adını dünyanın dört bir köşesine duyurdu. Hatta "başbakan yapalım, otursun ülkeyi yönetsin" diyenler bile çıktı!
Fatih’e o günler en abartılı emsalsiz seçme kelimelerle, sıfatlarla övgüler yağdıranlar... evet, özellikle en fazla kantarın topunu kaçırıp, yağcılık mertebesine erişenler, şimdi sanki, aşağılık komplekslerini tatmin ediyorlar! Hakaret yağmuru halinde kendi içlerini boşaltıyorlar. "Fatih harika teknik direktördür, ama! Ben onun arkadaşıyım, ama! Zaten ona söylemiştim ama!" Önce yağlı ballı övgü arkadan ağır suçlamalar, yalan yanlış değerlendirmeler! Ne o Fatih’i yıkacaklar.
Bunları yazanlar, söyleyenler; yeteneksiz, mesleklerinde yükselememiş, hasbelkader vaktiyle futbol oynamış bazı kişilerdir. Şuuraltına yerleşen kıskançlıkla Fatih’in zayıf anını buldular ya, yallah; insafsızca vuruyorlar...
Bu göreve hevesli bazı eski hakemler de var. Tatminsiz, başarısız meslek yıllarının acısını çıkarmak için, büyük isim hedeflere saldırıp prim toplamaya çalışıyorlar. Her türlü duygular içinde, bu adam yeme ziyafetine katılanlar el malum ortada!
Harcama terörü Bunların hepsini iyi tanıyan Hıncal Uluç kardeşim, zaten sık sık yazıyor. Gayet isabetle anlatmaya çalışıyor ama adamlar aldırmıyorlar ki!
Bence spor basınının, spor dünyasının deneyimli, vefalı, insaflı, niyeti bozuk olmayan ustaları, bunları mutlaka doğru yola getirmeli. Taraftarlar da, milli değerlerimize sahip çıkmalı, onları ele güne karşı böyle sorumsuzca harcatmamalı! Tenkit adı altında yıkım yapmalarına izin vermemeli. Enkazcıların adam yeme terörüne dur demeli!
Dünya artık küçüldü. Türkiye’de yapılan bu yıkımı dostumuz düşmanımız herkes izliyor ve anında değerlendiriyor. Bütün kulüplerimiz için bu böyle! Demek Türkler balonmuş diyorlar! Futbolcularımız beş kazanacaksa bir kazanır bu koşullarda.
Bu konuda Avrupalılar gayet milliyetçi. Avrupalı bir antrenör, bir futbolcu hiç ister mi yerine bir Türk’ün gelmesini?
Dışarıda üstün yetenekleriyle oynayan futbolcularımıza, Fatih Terim’e az mı çelme attılar? Ama biz, maşallah içeriden dışarıya bile öyle yetişiyoruz ki, milli değerlerimize öyle vuruyor, yaralıyoruz ki!
Koskoca Bülent Ecevit aslında doğru teşhis koydu. Çünkü her dalda aynı kafa!
"Biz kendi kendimize intihar etmişiz!.."
Tam isabet!
SAYFA BAŞI

|
|

|