17 Kasım 2002 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 



Yeni Başbakan Gül niye şanslı?

     Tarih, 15 Eylül 1961. Cumhurbaşkanı Bayar ve Başbakanı Menderes dahil 14 Demokrat Parti yöneticisinin askeri mahkeme tarafından ölüme mahkum edildiği gün. Mahkumlar, infaz yeri olarak seçilen İmralı’ya askeri bir botla ve elleri kelepçeli olarak taşınmaktadır.
     Bozdağ şöyle anlatıyor:
     ‘Derin bir sessizlik vardı.
     Silahlı nöbetçiler çevreyi kuşatmış, mahkumları izliyorlardı. Birden Bayar’ın sesi duyuldu; sanki, riyaset ettiği bir Bakanlar Kurulu’nda Dışişleri Bakanı’ndan bilgi almak istiyordu:
     - Fatin Rüştü Bey... Türkiye’nin Ortak Pazar’a girmesi ne durumda kalmıştı?
     Fatin Rüştü Zorlu, yine sanki Bakanlar Kurulu’nda açıklama yapıyormuş gibi sakin bir sesle konuşmaya başladı:
     - Efendim, Ortak Pazar’a girmemiz prensip olarak kabul edilmiştir...
     Zorlu konuşuyor, konuşuyor ve ölüm yolculuğuna çıkan 13 insan da onu sükunetle dinliyordu."
     Bu alıntıyı, değerli meslektaşım Murat Yetkin’in yeni çıkan kitabından yaptım. "Avrupa Birliği Bekleme Odasında Türkiye" adını taşıyan güzel ve güncel kitabında (İmge Kitabevi) bu bölümü aktardıktan sonra şu değerlendirmeyi eklemiş:
     "14 idam mahkumundan üçünün cezası infaz edildi. Türkiye, Başbakanı Menderes’i, Dışişleri Bakanı Zorlu’yu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı astı. Onların takipçisi olarak başlayan siyasi hareket Adalet Partisi, 1972’de Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın asılması kampanyasında başı çekti.
     Geriye baktığımızda Türkiye’nin son iki yılda demokratikleşme yolunda aldığı mesafenin, Türkiye ölçütlerine göre müthiş olduğunu görüyoruz. Bugün idam cezasını kaldırmış, ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletmiş, anadilde yayın ve öğrenim hakkını tanımış bir Türkiye’deyiz.
     Türkiye bugün Avrupa’da artık uygulamanın ne ölçüde yapıldığının sorgulandığı aşamaya geldi ve üyelik müzakerelerinin başlangıç tarihini alma mücadelesinde..."
     * * *
     Türkiye bu noktaya kolay gelmedi.
     Askeri darbeler...
     27 Mayıs idamları...
     21 Mayıs idamları...
     12 Mart idamları...
     12 Eylül idamları...
     28 Şubat...
     Hapisler, acılar...
     Siyasi yasaklar...
     Bunları hep birlikte yaşadık.
     Belki bu sayede olgunlaştık.
     Belki yaşanan bu şok ve kopuşlar siyaseten herkese aklın yolunu gösterdi.
     Yani demokrasi durağına geldik.
     Barış ve huzur içinde yaşamanın, öncelikle farklılığa tahammül ve hoşgörüden, siyasal uzlaşı ve diyalogdan geçtiğine dair malum tarihi gerçek bizim de kafamıza ancak uzun fırtınalı yıllardan sonra dank etti.
     Dün iktidarının eylem planını açıklarken Tayyip Erdoğan’ın, "Farklılıkların çatışma değil, zenginlik kaynağı" diye nitelediği demokratik düzene kolay gelinmedi.
     Örneğin 27 Mayıs’ı sahiplenen, 27 Mayıs idamlarına ses çıkarmayan, bir zamanlar sadece kendisi gibi düşünenler için demokrasi isteyen Hasan Cemal de 12 Mart’ta başını duvara çarptığında hak yoluna, yani demokrasiye gelmişti.
     Birçoğumuz böyle şoklarla, travmalarla kendimize geldik, ‘demokratikleştik!’
     Dünyada da farklı olmadı demokrasi...
     * * *
     İlginçtir!
     1950’lerden beri yaşanan bu çok partili sürecin çalkantılı yıllarında gelmiş geçmiş bütün iktidarlar, Türkiye’nin Avrupa yolculuğunu ilke olarak benimsediler..
     Bir başka deyişle:
     Avrupa, partilerüstü bir konu...
     DP liderleri idama giderken 1961’de Ortakpazar’ı konuşabiliyorlardı.
     1963’te AET ile Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması’nın altında CHP’li Başbakan İsmet İnönü’nün imzası vardı.
     Katma Protokol’ü AP’li Başbakan Demirel yapmıştı 1970’te.
     Tam üyelik başvurusu 1987’de ANAP’lı Başbakan Özal’dan geldi.
     Gümrük Birliği’ni 1995’te DYP’li Başbakan Çiller yaparken, yanında koalisyon ortağı SHP’li Karayalçın vardı.
     AB’ye adaylık ise 1999’da Başbakan Ecevit’le yardımcıları MHP’li Bahçeli ve ANAP’lı Yılmaz döneminde gerçekleşti.
     DP, AP, DYP...
     ANAP...
     CHP, SHP, DSP...
     Her zaman gereğini tam olarak yerine getirmemiş olsalar bile, kökleri bu topraklarda hayli derinlere giden ‘Avrupa hülyası’nın peşine istisnasız bütün bu partiler düşmüştür.
     Şimdi sıra AKP’de.
     Yeni Başbakan Abdullah Gül’de.
     Şanslı, yolu açık; engeli var denemez.
     Çünkü, Cumhurbaşkanı Sezer de, CHP lideri Baykal da Avrupa Birliği üyeliğini içtenlikle istiyorlar.
     Tayyip Erdoğan’ın "Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra en önemli çağdaşlaşma projesi" diye nitelediği AB üyeliği yolunda yeni Başbakan Abdullah Gül’e başarılar diliyorum.
     Avrupa Birliği projesinin içinde her şey var çünkü. Ekonomide düze çıkmak da, demokrasiyi güçlendirmek de, elbette Kıbrıs’ta çözüme varılması da yer alıyor.
     Yeni Başbakan Abdullah Gül’e başarılar diliyorum.
     Tayyip Erdoğan’ın dün açıkladığı acil eylem planı, AKP’nin iktidara iyi hazırlandığını, dersini ciddiye aldığını gösteriyor. Bu da Başbakan Gül’ün şanslı olduğu bir başka nokta...
     3 Kasım sonrasının ilk adımları, Cumhurbaşkanı Sayın Sezer’in Başbakan ataması dahil olumlu seyrini sürdürüyor.
     İyi pazarlar...
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Çetin ALTAN
"Gelen gideni görmez, iki kapılı handır bu"

Melih AŞIK
Güzel başlangıç

Fikret BİLA
Erdoğan Kıbrıs Planı’na sıcak

Hasan CEMAL
Yeni Başbakan Gül niye şanslı?

Güneri CIVAOĞLU
Birbirimize güveniyoruz

Can DÜNDAR
"Gül"ü seven...

Abbas GÜÇLÜ
Asistanlardan askerlik için ilginç bir öneri

Hasan PULUR
Kamyon şoförleri...

Derya SAZAK
Gül emanetçi olmaz

Meral TAMER
Vaatler mükemmel, icraatı görelim!

Ece TEMELKURAN
Unutulmuş şehrin "Robin Hood"u: Jet Fadıl

Tamer HEPER
Devir sözleşmesine bakın

Osman ULAGAY
Hükümetin IMF ile pazarlık şansı var

Güngör URAS
AKP enkaz devralmayacak

Serpil YILMAZ
Türkiye'nin kadın hat sanatçısı: Gaye Zapsu

© 2002 Milliyet